Son yılların en kitlesel eylemlerinden biri olan Hrant Dink'in uğurlanması töreni, her kesimden oluşan katılımcıların bulunmasıyla da son derece özgün bir eylemdi. Böylesi heterojen bir kalabalık en son Mart 2003'te tezkere mitinginde görülmüştü.
Katledilen Hrant Dink görkemli bir yürüyüşle uğurlandı. Yürüyüşe yaklaşık 100 bin kişi katıldı.
Sabah erken saatlerden itibaren Şişli'den başlayıp Yenikapı'ya uzanan 8 km'lik yürüyüş yolu trafiğe kapatıldı. Eylemin başlangıç saati olan 11:00'a doğru Taksim ve Mecidiyeköy tarafından akın akın insanlar gelmeye başladı. Agos gazetesi önünde birikmeye başlayan kalabalığa yol yetmedi ve kitle ara sokaklara taştı. Hrant Dink'in cenazesinin de getirilmesiyle 11:30'da yürüyüş başlatıldı. En önde Hrant Dink'in cenazesi ve ailesi, ardından da kitle yürüyüşe başladı.
Çok sayıda Hrant Dink fotoğrafının yanında Ermenice, Türkçe ve Kürtçe “Hepimiz Ermeniyiz”, "Hepimiz Hrant Dink'iz", "Katil 301" dövizleri taşındı. Günler öncesinden medyanın da döne döne öne çıkarttığı “yürüyüşte slogan atılmayacak pankart açılmayacak” vurguları alanda da etkisini gösterdi. Eylemin hedefsiz ve belirsiz eksenden çıkarılması, asıl devletin hedefe çakılması için devrimci örgütlenmeler yürüyüş sırasında örgütlü bir duruş sergilediler. Slogan atıp döviz ve flama açılarak yürüyüş içeriklendirilmeye ve hedeflendirilmeye çalışıldı.
Alınteri okurları da eylemde “MHP, BBP, Ülkü Ocakları, Nizam-ı Alem Ocakları Kapatılsın Faşist Odaklar Dağıtılsın” “Yaşasın Halkların Kardeşliği” dövizleri açtı. “Kahrolsun Katiller Düzeni”, “Katil Devlet Hesap Verecek”, “Hepimiz Kürdüz Hepimiz Ermeniyiz”, "MGK dağıtılsın", “Kahrolsun MGK, MİT, CIA, Kontr-gerilla”, "Emekçilere Özgürlük, Kahrolsun Faşist Diktatörlük", "Bijı Bratiya Gelan", "Türk Kürt Ermeni Yaşasın Halkların Kardeşliği", "Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz" sloganlarını sıklıkla attıldı. Yürüyüş kolunun içinde öbek öbek slogan atanlara karşı bazı yürüyüşçüler müdahale etti. “Zaten susa susa devlet bu kadar pervarsızlaştı" denilerek sloganlara devam edildi. Ancak yürüyüşe katılanların yer yer tutumları da değişkendi. Örneğin sessizce yürümekten sıkılıp alkışlı tempo tutan, ıslık çalan ve yanlarından geçen kortejlerin sloganlarına katılan çok sayıda katılımcı göze çarpıyordu.
Yürüyüş öncesinde Tertip Komitesi "slogansız, pankartsız, sessiz yürüyüş" kararı almıştı. Ancak, devrimci güçler eylemde dövizleri, sloganları, canlılıkları ve öfkeleri ile yer aldılar.
Yürüyüşte öfkenin doruk noktaya ulaştığı yerler ise Şişli, Beyoğlu Ülkü Ocakları ve Fatih Nizam-ı Alem (Alperen) Ocaklarının bulunduğu binalardı. “İşte Burası Faşist Yuvası”, “Faşizme Karşı Omuz Omuza” sloganları atılırken Fatih Nizam-ı Alem'in camlarına taş atanlar oldu. Harbiye Orduevi'nin önünden de geçilirken yine "İşte Burası Katil Yuvası!", "MGK, MIT, kontrgerilla dağıtılsın" sloganları ağırlıklı olarak atıldı. Çevrede bulunan başka katılımcılarda da gerek bu adreslere karşı atılan, gerek devleti gösteren sloganlara sempatinin olduğu görülüyordu.
Her zaman futbol fanatiklerinin, faşist göstericilerin eylemlerine sahne olan Taksim, bu defa layık olduğu gibi devrimci-demokrat sloganlara mekan oldu. Yürüyüşçüler yolun iki kolundan da Taksim'e vardığında onbinlerce kişinin ve dövizlerinin yarattığı görüntü son derece etkileyiciydi. Taksim'in inişli-çıkışlı yollarından geçerken eylemciler de genel görüntüye bakarak "Herhalde Taksim böyle eylem görmemiştir", "Baksana yürüyüş 250 bin kişiyi buldu" şeklindeki sözlerle coşkulanıyordu.
Tarlabaşı'na varıldığında CHP'nin korkuluklara asılmış pankartı birkaç eylemci tarafından yırtılarak paramparça edildi. "Katil CHP!" diyerek pankartı yırtan eylemci, diğer eylemcilerin yine "sessiz" hoşnutluğuyla izlendi. Yine Tarlabaşı, Unkapanı civarında da, buralarda yoğun olarak oturan Kürt emekçiler yolların kenarlarına birikerek eyleme destek sundular. Özellikle kadın ve yaşlı Kürt emekçiler, tilililerle, alkışlarla, zafer işaretleriyle, Hrant Dink'in resimlerini taşıyarak yürüyüş kollarını coşkulandırdılar.
[foto]hrant-cenaze3.jpg[/foto]
Yürüyüş çevreden de hayli kalabalık bir izleyici kitlesine de sahipti. Evlerinin camlarına çıkan emekçiler alkışlarla destek sundular. Teyfik Sağlam İlkokulu'nun bir sınıfındaki öğrenciler yazdıkları “Hepimiz kardeşiz”, "Hepimiz Hrant Dink'iz" yazılarını okulun camlarına yapıştırdılar, eylemcilere el salladılar. Bu görüntü eylemcileri hayli coşkulandırdı. Yine bazı otel ve lokanta çalışanları da kaldırımda bekleyerek yürüyüş kolunu alkışladı.
Bu sırada Beyoğlu-Şişhane mevkiinde bulunan Alınteri gazetesi bürosundan "Yaşasın Halkların Mücadele Kardeşliği" pankartı asıldı. Kitle, pankartı coşku ve alkışlarla selamladı.
Yürüyüşün son noktası Yenikapı oldu. Kilisede yapılan ayinden dolayı yaklaşık bir saat süren beklemenin ardından Hrant Dink'in cenazesi alana getirildi. Cenaze tüm kitlenin içinde türküler ve "Kardeşimizi uğurluyoruz" sözleriyle dolaştırıldı. Bu sırada alkışlar eşliğinde cenaze aracına karanfiller atıldı, son derece duygusal görüntüler oluştu, birçok katılımcının ağladığı görüldü. Hrant Dink alandan çiçekler, alkışlar, göz yaşları ve sloganlar eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı.


