Susurluk konuştu!

Röportaj tekliflerini sürekli geri çeviren kontra kıdemlisi Veli Küçük, Danıştay tetikçisiyle resimleri yayınlanınca kendisi gazetecileri aradı.

GÜNCEL
Perşembe, 25 Ocak 2007 (19 yıl 9 ay önce)

"Ben kimseye röportaj vermem" diyerek bugüne kadar gazetecileri geri çeviren Susurluk'un kilit halkası emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Danıştay tetikçisi Alparslan Arslan ile ilişkisi fotoğraflarla belgelenenince bu sefer kendisi konuşmak için bir gazeteciyi, Vatan'dan Devrim Sevimay'ı aradı; hem de Hrant Dink'in cenaze yürüyüşü devam ettiği sırada.


Muzaffer Tekin, Kerinçsiz çetesinin bir eyleminde Veli "amcasının" elini öperken
Telefonla yapılan röportajda kontrgerilla şefi, "Hepimiz Kürdüz, Hepimiz Ermeniyiz" sloganlarıyla yürüyenlere karşı tehditler savurmaktan geri kalmadı; tetikçi Ogün Samast gibileri kastederek şöyle konuştu:
Bu çocuklar tahrik olmasınlar. Apartta bekleyen bu çocuklara koz verilmesin. Bunu ben hep söylüyorum. Şimdi bir şey daha söyleyeyim, Hrant Dink için bugün yapılanlar daha da tahrik eder bu tür insanları.
Bu tehditin benzer bir şekilde İstanbul Valiği'nde Hrant Dink'e de yapıldığı daha önce ortaya çıkmıştı.

Dün Hrant Dink cinayetinin tutuklu sanıklarından Yasin Hayal ise mahkemeye çıkartırılken "Orhan Pamuk akıllı olsun" diye bağırmıştı.

Kontra kıdemlisi Küçük'ün "17 yaşındaki çocuklar nasıl ve nereden çıktı?" sorusuna yanıtı da imalıydı:
Ama benim aklımdan geçen bu çocuklar kendi kafalarına göre böyle bir şey yapamaz. Herhalde arkalarında birileri vardır diye düşünüyorum.
Veli Küçük bu soruya verdiği cevabın devamında ise Ermenistan'da gazete çıkaracağını açıklayan ırkçı, faşist Yeniçağ Gazetesi'ndeki bir yazıyı referans verdi:
Hatta bugün Arslan Bulut’un (Yeniçağ gazetesi yazarı) güzel bir yazısı var. O çocuk (Trabzon-bn)Maçkalıdır, onun o yazdıklarına bir bakın, yüzde yüz katılıyorum.
Bahsi geçen yazarın bugünkü yazısında ise milliyetçiliği eleştirenlere "alçak ve adi suikastçılar" diye hönkürülüp, Dink'i sahiplenen aydın ve gazetecileri örtük olarak yeni cinayetlerle tehdit eden MHP başbuğu Bahçeli göklere çıkartılıyor, Hrant Dink'in cenazesinin ertesi günü "Hepimiz Türküz" manşetiyle çıkan faşist Tercüman gazetesine ise övgüler düzülüyor.

Veli Küçük verdiği röportajda, Alpaslan Arslan ile birlikte aynı fotoğraf karesinde resmedilmesini açıklayamayarak, beylik "fotomontajdır" söylemine sarıldı.

Küçük, Arpaslan Arslan'ın bir üst halkası olan Muzaffer Tekin ile olan tanışıklığını ise inkar edemedi.

Burjuva neoliberalizmi Hrant Dink cinayetine karşı güvercin tepkilerini kendi değirmeninde öğütmenin ağlarını atarken, bir resmi "tabusu" daha sarsılan "kırmızı çizgiciler" can haliyle böğürüyorlar!

"Kızıl elmacılar" ter ter tepinip, TÜSİAD ve MİT'in "proaktif siyaset açılımına" tehditler savurarak Genelkurmay'ı fişeklemeye çalışırken, TÜSİAD, ipek mendiliyle yüzündeki tükürükleri silip, "teessüf ederim, neoliberalizm ve Avrasya jeostratejisi çağında ne kadar banalsiniz!" diyor.

Rejim krizi ve sarsıntıları büyürken, kapışan burjuva kliklerinin her ikisi de işçi sınıfı ve emekçi halklarının kanını sınır ötesine akıtma hesabında.

İster kemik suyu ister et suyu tableti ile pişsin bu pilav daha çok kan tutar, ama işçi sınıfı ve emekçi halklar her zaman pilav yemez!