Cuma, 26 Ocak 2007 (19 yıl 9 ay önce)
Dün TBMM'nin kuvvet komutanlıkları tarafındaki bir duvarına Türk İntikam Tugayı (TİT) imzalı bir mektup ve bomba bırakılarak Hrant Dink cinayetinin tetikçilerinin bırakılması uyarısı yapılırken gece geç saatlerde de Samsun'da demokrat ve muhalif derneklerin bulunduğu bir pasajda bomba patladı. Daha önce de TİT imzasıyla Agos gazetesine tehdit mektubu gönderildiği ortaya çıkmıştı.
Samsun'daki patlama Çiftlik Mahallesi Gürbüz Sokak'ta bulunan Şengün Pasajı girişinde saat 02.10 sıralarında meydana geldi. İçerisinde, 78'liler Derneği Samsun Şubesi, Cumhuriyet Kadınları Derneği Samsun Şubesi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Samsun Şubesi'nin ve çay evleri bulunduğu pasajın girişindeki merdivene konulan parça tesirli boru tipi bomba büyük bir gürültüyle patladı.
Patlamanın şiddetiyle bombanın parçaları iki işyerlerinin camlarını kırdı. Pasaj önünde park halinde bulunan araçlarda maddi hasar meydana geldi.
Hrant Dink cinayetinde tutuklanan tetikçilerin arkası gelmezken şimdi de ortaya TİT adı boca edilerek su bulandırılmaya çalışılıyor. Oysa ki TİT'in kendisi devletin ayrılmaz bir parçası.
TİT
Bu kontrgerilla örgütünün en kanlı eylemi
Diyarbakır'da Eylül 2006 tarihinde gerçekleşmiş ve 8'i çocuk 11 kişi katledilmişti. Bu katliamın ardından TİT'in Genelkurmay'a uzanan bağlantıları da ortalığa serilmişti.
TİT katliamı, hazırladığı bir internet sitesinde kullanılan bombanın fotoğraflarını da yayınlayarak üstlenmişti. Ve bu fotoğraflarda bomba malzemelerinin Mayıs 2006'da Ankara'da ortaya çıkartılan
Atabeyler adlı kontrgerilla biriminin operasyonunda ele geçirilen bombalarla aynı olduğu belirlenmişti. Atabeyler'de, patlamaya hazır 4 uzaktan kumandalı bomba, 100 bomba yapabilecek malzemeyle birlikte 2 astsubay ve 2 yüzbaşı gözaltına alınmıştı.
TİT'in adı
JİTEM'in ilk komutanı
Binbaşı Cem Ersever'in yardımcısı olan
İbrahim Babat'ın itiraflarında da geçiyor.
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı'nın hazırladığı ve "Türkiye'nin güvenlik sektörünün gözetim altına alındığı" Almanak 2005'te de yer alan itiraflarda Babat, JİTEM'in yaptığı "işlerin" arkasında TİT imzasını bıraktığını itiraf ediyordu.
Ayrıca
Akın Birdal suikastinin ardından görülen davada da Cem Ersever TİT'i kendisinin kurduğunu itiraf etmişti. Ersever mahkemede, TİT adına birçok insan yetiştirdiğini anlatarak, eğitimlerini eylemsel ve psikolojik yönlerden yaptırdığını, gündüz resmi görevinde, gece örgüt işinde mesai yaptığını söylemişti.