Patronları rahatsız ediyoruz!

GÜNCEL
Cumartesi, 3 Şubat 2007 (19 yıl 8 ay önce)

Sitemizde /?p=898 linkiyle yayınlanan haber nedeniyle bir süredir Okyanus AŞ.'nin patronları ve adamları tarafından taciz ediliyoruz.

Aşağıda hem şirketin "kravat takarak" yazdığı mesajları, hem de takma adla yazılan tasmasından boşalmış mesajları göreceksiniz. Patronlardan gelen tehditlerden de görüyoruz ki demek ki doğru yoldayız. Tehdit, yıldırma çabaları ise işimizden alıkoyamayacak bizi!
Bu haberin de yer almasıyla Okyanus AŞ'nin ismi google'ın ilk sırasından inemeyecek ne yazık ki!

Mesajları ve yanıtımızı siz okurlarımızla paylaşıyoruz:

"Sayın Alınteri Yetkilileri

Dün size bir mesaj gönderdik ama ne yazık ki ciddiye alınmadığını görüyoruz. Siz gerçekten habercilik amacıyla bir şeyler yapıyor olsaydınız aynı zamanda birilerinin karalanmasının ne kadar kötü bir şey olduğunu bilirdiniz. Sayın Nusret Argun’un isminin üzerinde lekeleme kampanyası gibi saçma sapan iddialarla hareket etmezdiniz. Tekrarda yazıyoruz sizinle oturup konuşa biliriz. Size bütün işleyişimizi ayrıntılarıyla anlatabiliriz ama size rica ederek o haberi çıkarmanızı istedik. Bakıyoruz ki ciddiye alınmıyor. Artık bir iki gün içinde de ciddiye alınıp o haber çıkmazsa hukuki girişimlerimizi başlatacağımızı size belirtiyoruz. Ama şundan emin olabilirisiniz ki iftira ile karalama ile kimse hiçbir yere varamadı varamaz. Zaten güneşte balçıkla sıvanmaz.

Okyanus"

................

“Korkaklar muhatap olmaktan bile korkuyorsunuz? Saklanmış hücrelerine birilerini karalama yarışı yapıyorsunuz. Görüşeceğiz, yüreksizler. Siz anarji çıkarıyorsunuz ve bunu hüner zannediyorsunuz. İğrenç bir şekilde insanlara iftira atıyorsunuz. KAranlıklar arasında kaybolmuş başınızla görünmez olmaya çalışıyorsunuz ve iğranç yöntemlerle insanları karalamaya, insanlara zarar vermeye çalışıyorsunuz. Biraz yüreğiniz olsa mert olursunuz ama olamazsınız. Çıyanlık yapmak hüner değil mi?

Görüşeceğiz sizinle. Site nasıl yok edilir göreceksiniz salya sümük korkak iğrenç kokulu pis yaratıklar.”

ikonyum77@mynet.com
.................


“Sizden mi korkacağım ya da korkacağız.Kim yapıyor bu siteyi hanigi karanlık güçler. Kim kimi lekelemek karalamak için yayın yapıyor buradan. BAkın Konya'ya ne kadar büyük yatırımlar yapmış bir insan SAyın Nusret ARgun sizin sitenizde karalanıyor. Siz isteyin size bilgiler verilecektir. Böyle bir haberin yalan olduğu size anlatılacaktır. İyi günler.”

ikonyum77@mynet.com
................

“Ayrıca amacımız size hakaret etmek falan değil. Normal yollardan da size mesaj gönderdik ama yanıt vermediniz. Biz bütün emekçilerin var oluş mücadelesine saygı duyuyoruz. Ama sizin bana yanıt vermeniz için ne yazıkki size biraz kaba bir şekilde mail atmam gerekti. Siz sitenizde bu uzantıda şubat 2006 tarihli bir haberde hakaret ediyorsunuz.
Buda ne yazıkki arama motoru sitelerde Nusret Argun yazınca ilk haber olarak çıkıyor. Normal mailleşelim size Nusret Argun'u biz ayrıntısıyla anlatırız. Bu ülkede hiç normal ilişki kurulamayacak mı? Hiç teşekkürler, nezaketle iş yapılamayacak mı?Konya'nın en önemli iş adamıdır Sayın Nusret ARgun. Yaklaşık 7000 personeli vardır. Ve inanınız ki o mektubdaki bütün ayrıntılar yalandır. Bir kere herşeyi bırakın Ak Temizlik diye bir firma yok. Onun dışında zaten bütün resmi kurumlarda izinler oralardaki amirlere tabidir. Ve her sevk isteyen doğal olarak sevk alır. Neden bir iş adamını karalamkata hiç behis görmüyorsunuz. Biz istedik ki hukuki yönteme gitmeden sizinle diyalog kuralım ve o metin zaten yayınlanacağı kadar yayınlanmış artık siteden kalksın. Zira bu hakaret dolu ifadeler bir insanı ve değerli bir iş adamını karalamaktadır.Neyse bizim amacımız sizi kötülemek
falan değil size hakaret etmekte deği. Hatta size dediğimiz gibi saygı
duyuyor ve mücadelenizde başarılı olmanızı diliyoruz. lütfen bizi karalamayın, lütfen buna alet olmayın. Normal yöntemlerle dialog kuralım size Okyanus'u anlatalım. Buradaki işleyişleri bire bir
anlatalım ama lütfen bizi karalamayın Zira biz ülkeye katma
değer kazandırıyoruz ve hakareti değil her halde saygıyı hak ediyoruz.
Size kolay gelmesini diliyorum.”

ikonyum77@mynet.com
.............

“Gördünüz mü size kaç defa adam gibi mail yazıyoruz bir türlü yanıt vermiyorsunuz. Sİzde Okyanus AŞ'nin hem telefonları vardır eminim hem adresi hem de faks numarası. Ama bir defa küfürlü yazdık hemen yanıt verdiniz. Siz küfürden anlıyorsunuz, kabalıktan anlıyorsunuz. Neden o haber kalmıyor, bir insana yalan dolanla hakaret etmek hüner mi? Nasıl hala o haber internet sitenizde kalabiliyor. Siz adamlıktan anlamıyorsunuz bildiğim bu.”


ikonyum77@mynet.com
..........................................


Okyanus yetkililerine,

Yukarıda da görüldüğü gibi bir süredir gerek şirketiniz ismiyle gerek “ikonyum77” mahlasını kullanan bir kişi aracılığıyla “Selçuk Üniversitesinde Kölelik” haberiyle ilgili uyarılıyoruz, rahatsız ediliyoruz. İddia ettiğiniz gibi yazdığınız mailleri ciddiye almadığımız ya da kolayca kişi karaladığımız yok. Şimdi yapacağımız gibi haberimizle ilgili, yayın çizgimizle ilgili ve iddialarınızla ilgili ayrıntılı açıklamalarımızla ne yapmaya çalıştımızı, amacımızı anlatmaya çalışacağız. Umarız ki ciddiye alınmama, adam karalama gibi iddialarınıza da yanıt olur.

Haberden başlayacak olursak: En başta bu haber doğrudan Okyanus AŞ. ya da haberde bahsi geçen diğer şirketlerle ilgili değil, Selçuk Üniversitesi ve oradaki uygulamalarla ilgilidir. Şirketiniz bunun aracısı olabilir, ancak sorunun yaşandığı yer üniversitenin ta kendisidir. İkincisi, haberi bir kere daha dikkatli okursanız orada hakaret edilmeye değil, bilgi vermeye çalışıldığını, çalışanların durumunun anlatılmaya çalışıldığını görürsünüz. Üstelik bu bilgiler hiç de iddia ettiğiniz gibi karalama, çamur atma vb. şeklinde değil, ayrıntılarıyla, yer isimleriyle, uygulama örnekleriyle bizzat açılarak anlatılmıştır. Bu yanıyla son derece gerçekçi, bilgiye dayalı ve düzeyli bir anlatımdır. Üçüncüsü ve önemli bir diğer nokta ise başında da belirtildiği gibi bu haberin, doğrudan tarafımızdan yapılmayıp, bize okurumuz olan bir kişiden, bir haber kaynağımızdan ulaştırılmış olmasıdır. Biz de bu aşamadan sonra elimize gelen haberleri yayın çizgimizle örtüşüyorsa yayınlama konusunda bir özgürlüğe sahip olduğumuzu düşünüyoruz.

Neden yayınlandığını ve yayın çizgimizin ne olduğunu soracak olursanız eğer: Sitemizi okumuşsanız biz emekten, işçi sınıfından yana yayın yapan, günlük burjuva gazetelerden farklı bir haber gündemine ve kaygıya sahip, sosyalist çizgide bir internet sitesiyiz. Dünya görüşümüzün esası da, sınıfların varlığına ve onların mücadelesini yansıtmaya dayanır. Ve siz de dikkatli bir şekilde baktığınızda tüm adaletsizliklerin, kötülüklerin, sefaletin, savaşların kaynağında hakim sınıfın, yani burjuvazinin (patronların) kar hırsını ve sınıf çıkarlarını görürsünüz. O kar hırsı ve o egemen sınıf tavrı engel tanımaz, insan acısı tanımaz, vicdan çoktan unutulmuştur, ölümlere sayı ve kar olarak bakar... Bu yazdıklarımız size bakmanızı önerdiğimiz gibi dünyayı şöyle bir kabaca gözlemlediğimizde bile farkedeceğimiz çok temel bir gerçektir. Sermaye sınıfının ortak özellikleridir yukarıda yazdıklarımız, yalnızca kişilere atfetilemez. İşyerlerine gelince ise karı daha fazla artırma uğruna mesailer verilmez, ücretler düşürülür, sigorta belki yapılır, yapılırsa da eksik yatırılır, hastalık, doğum izinleri verilmez, sendikalaşmanın yanından bile geçilemez, azıcık sesini çıkaran varsa atılır, o çok dar olan yasal mevzuat bile kağıt üzerinde kalır, kıdem tazminatının yerinde yeller eser. Bunların hepsi yapılır, yapılıyor. Biz buna benzer şikayetlerin haberini yapmaya yetişemiyoruz bile... Hatta uzağa gitmeye gerek yok, sitemizde taşeronlaştırma haberlerini bir yoklayın, hepsinde Selçuk Üniversitesi'nde yaşanan uygulamaların adeta kopyasını göreceksiniz. Bu bizi şaşırtmıyor ve yüzlerce örneğin de bu şekilde yaşandığını biliyoruz. Yukarıda da belirttiğimiz gibi biraz daha fazla kar için tüm bunlar yapılıyor, yapıla gelmiştir. O nedenle bunu şirketinize, kişiliğinize bir hakaret olarak algılamayın. Bu sermaye sahibi kesimlerin ortak eğilimidir, yani milyonlarca Okyanus AŞ., Selçuk Üniversitesi benzer şekilde davranmaktadır. Hangi birine “hakaret” edelim?? Her neyse, bu tür haberlerin çokluk arzetmesinden sitemize gelen haberin doğruluğundan kuşkumuz olmadı. Hele ki haberdeki ayrıntılı anlatım bu düşüncemizi daha da pekiştirdi.

Bununla beraber yayın çizgimizle ilgili ayırdedici bir ilkemizi daha anlatmalıyız: Burjuva gazetelerden farklı olarak biz patronların, sermayenin, egemenlerin değil ezilenlerin, emekçilerin sesini duyurmayı önemsiyoruz. Sizin ayaklarınıza serilmiş, tepe tepe kullandığınız, üstelik bir sürü manipülasyon yaparak da kullandığınız o olanaklardan, dünyaları üreten o emekçiler yoksunlar. Onların sesini, sorunlarını ne duyuran, ne yansıtan doğru dürüst hiçbir olanak yok. Verenlerin de nasıl verdiklerini iyi görüyoruz. “Hainler, bölücüler, işgalciler, yedikleri ekmeğe nankörlük edenler, gözü doymayanlar, çalışmadan para kazanmak isteyenler, devletin sırtına yük olanlar, bankamatik işçileri...” vb. vb. Biz ise onlara sağlanmayan bu olanağın temsilcisi olmaya adayız. Ve bunu istiyoruz, hak ettiğimize inanıyoruz. Biz emekçilerin alınterinden, acılarından oluşan dünyasını yansıtmayı görev biliyoruz. Bunun da dünyaya doğru bakışın ta kendisi olduğunu düşünüyoruz. O nedenle grevlerin, direnişlerin, işten atılmaların, iş kazasında ölümlerin yaşandığı her yerde ilk biz varızdır, grev direniş çadırlarında, işyeri önlerinde gece gündüz onlarla birlikte zaman geçiririz, onların haberini yaparız. Bu düşüncemizden, yolumuzdan bir nebze olsun şaşmayı da düşünmüyoruz. Bu yanıyla, haberde bahsi geçen adaletsizliklerin, hak gasplarının, kölece çalışma koşullarının yansıtılmasını kendimize görev ediniyoruz. Biz sizin gibi olanakları bol bol olan “7 bin kişilik dev işletme” sahiplerinin değil, hiçbir şeyi olmayan işçi ve emekçilerin sesini yansıtmayı daha doğru, insani ve adaletli haberciliğin ta kendisi olduğunu düşünüyoruz. Bunu bilmenizi isteriz.

Bu bilgiler ışığında habere tekrar dönersek, gönderilen haber yayın çizgimize hiçbir aykırılık taşımadığı için yayınlamaya karar verdik. Ha, hemen belirtelim, bizim yayın çizgimiz her gelen şeyin yayınlanmasını da içermez. Belli bir düzey taşıyorsa, seviye tutturulmuşsa, yazıda içeriklendirme, hak ihlalleri, kötü çalışma koşulları hakkında da ayrıntılı bilgi içerme gibi özellikler mevcutsa bizim için de yayınlanabilir özellikler taşıyordur. Tarafımıza gönderilen haberde tüm bu aranan özellikler mevcuttu. Bu nedenle yayınlamakta bir sakınca görmedik. Ha siz de elbette bize haber yollayabilirsiniz, bunda özgürsünüz, ama biz de yayın çizgimize uygunsa, işçi-emekçilerin, yani toplumun yüzde 80'ini oluşturan kesimlerin çıkarını ve haberdar edilme hakkını içeriyorsa yayınlayıp yayınlamama konusunda özgürüz...

Gazeteciliğin esaslarını bize öğretme çabanıza gelince, sitedeki haberi kendi elimizle silmemizi istiyorsunuz. Siz bizden ne istediğinizin farkında mısınız? Mahkemelerin, hapislerin, para cezalarının yapamadığını, siz bizden kendi elimizle yapmamızı istiyorsunuz. Haberimizi sansürlememizi bile değil, kaldırmamızı istiyorsunuz. Yani bize kendi elimizle basın özgürlüğünü kaldırmamızı, yasakçılığı dayatıyorsunuz. Bir kez daha soruyoruz, ne istediğinizin farkında mısınız? Lütfen herkes kendi kulvarında işini yürütsün ve başka yere karışmasın. Biz neyi yayınlayıp neyi kaldıracağımızı bunca yıllık tecrübemizden ve basın özgürlüğü konusunda şu ülkede verilen bedellerden sonra çok iyi biliyoruz. Üzgünüz ama, biz bunu yapmayacağız. Arama motorunda şirketiniz ilk sırada yer alıyorsa da bu konu bizim değil google'ın sorumluluk ve ilgi alanına girer diye düşünüyoruz.

Hukuki girişim diyorsanız buyrun yapın diyoruz, bu konuda elbette ki özgürsünüz, sizi istesek de tutamayız. Bizim de elbette tecrübelerimize dayanan basın özgürlüğünün sağladığı olanakları ve haberimiz konusunda güçlü kanıtları kullanma özgürlüğümüz var. Ayrıca biz bir özgürlüğümüzü de sizin yaptığınız gibi kişiliğe hakaret babında “ikonyum77” mahlasıyla yazan ateşli taraftarınız hakkında düşüneceğiz. Mailleri de elimizde saklı tutmayı düşünüyoruz. Bu konuda ne tutturabileceğimizi düşünürseniz, biz de sizin için benzer düşünceyi saklı tutmaktayız.

“Güneş balçıkla sıvanmaz” diyorsunuz. Doğru söze ne denir? 7 bin kişilik işletmede gerçekler elbette birinden bir gün sızardı; sızar. Bizim size önerimiz, iddia ettiğiniz gibi bu yazılanlar hiç doğru değilse, bu haberde verilen bilgiler ışığında işçileriniz arasında bir anket düzenlemenizdir. Ondan sonra da oradan çıkan sonuca göre işyerinize bir kez daha göz atmanızdır. Ne dersiniz? Belki haberimizin ufacık bir faydası olur. Ha, kime mi? Size değil elbette, işçilere!


www. alinteri.net ailesi