Kamu-Sen, Genelkurmay'ın gizli ibareli saldırı genelgelerini propaganda amacıyla kullanıyor.
Genelkurmay'ın hem fişleme hem de emekçilerin örgütlenmesini engellemek amacıyla çıkarıp yaydığı "andıç" adı verilen gizli genelgelerin kimi sendikalar tarafından propaganda malzemesi olarak kullanıldığı açığa çıktı.
Bu sendika ise Hrant Dink cinayetinin ardından "Ermeni olmadığını" üzerine basarak vurgulama gereği duyan Kamu-Sen'e bağlı Türk Eğitim-Sen sendikası.
GZİ-27300-18 sayılı, "gizli" ibareli Türk Silahlı Kuvvetleri antetli raporda Türkiye'deki bütün sendikaların üye sayıları, üye profilleri ve siyasi görüşlerine yer verilerek, "tehlikeli" görülenlerin engellenmesi gerektiği hususunun valiliklere bildirilmesi, gerekli birimlerin uyarılması isteniyor.
Raporda, Eğitim-Sen'in içerisinde "Kürtçü ve bölücü yapılanma olduğu" özellikle vurgulanıyor. "İrticai örgütlenme içinde bulunan memurların idari görevlere getirilmelerinin engellenmesi" gerektiği üzerinde durularak, bu memurlarla ilgili takibat ve dosyalama işlemlerinin yapıldığı belirtiliyor. Eğitim Bir-Sen içinse, "Kurumsal anlamda sendikadan çok dinci bir örgüt görüntüsündedir" gibi iddialar yer alıyor.
Türkiye Kamu-Sen Genel Sekreteri Fahrettin Yokuş, iddiaları reddetme görüntüsü çizmeye çalışırken Türk Eğitim-Sen'in bir sendika olmadığını da net bir şekilde ortaya koydu:
Sendikada Atatürkçü, milliyetçi, muhafazakar grupların örgütlendiği ve her siyasi görüşten eğitimcilerin milliyetçilik bağlamında bir araya gelmektedir.Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaattin Dinçer ise konuyla ilgili olarak, "Resmen ve alenen fişleme yapılmaktadır. Ne yazık ki buna bazı sendikalar de alet olmaktadır. Kamu-Sen bunu bir propaganda malzemesi olarak kullanıyor" dedi.