2006'da 137 kamu emekçisi tutuklandı

KESK, Türkiye'de Sendikal Hak ve Özgürlükler Sorunu başlıklı bir rapor hazırladı.

Çarşamba, 7 Şubat 2007 (19 yıl 8 ay önce)

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu'nun (ITUC) Sendikal Hak İhlalleri Raporu'nda yer alması için "Türkiye'de Sendikal Hak ve Özgürlükler Sorunu" başlıklı bir rapor hazırlandı.

"1980 askeri darbesi ile birlikte örgütsüzleştirilmiş bir toplum modeli öngörülmüş ve sendikalar ciddi saldırılara maruz kalmıştır" denilen raporda, sendikal hakların ve özgürlüklerin kullanımına yönelik getirilen kısıtlama ve yasakların devam ettiği belirtildi.

Raporda 2006 yılında karşı karşıya kalınan saldırılar şöyle aktarıldı:

2006 yılında 8 kamu emekçisi sürgün edildi. 246 kamu emekçisi hakkında disiplin soruşturması bulunmakta. Toplu halde yapılan 8 basın açıklamasına müdahale edildi ve fiziksel saldırı yaşandı. Sendikal yetki bir çok kez gasp edildi, bir çok kez toplu sözleşmeyi zayıflatan yasama gerçekleşti. 4 kamu emekçisi para cezasına çarptırıldı. 137 kamu emekçisi tutuklandı. 38 kamu emekçisi hakkında dava açıldı. Bunlardan 2'si hapis istemiyle yargılanıyor. 4 kamu emekçisi hapis cezası aldı. 4 farklı iş yerinde panonun kullanılması engellendi. 3 sendikamız hakkında tüzüklerini değiştirmeleri yönünde yargı yoluyla baskı uygulandı. Bunlardan bir tanesi hakkında sendikayı kapatma talebiyle dava açıldı. 3 iş yeri temsilciliği zor kullanarak boşalttırıldı.
"4688 sayılı yasa gereğince 500 bin kamu emekçisi örgütlenme hakkından mahrum bırakılmıştır" denilen raporda, silahlı kuvvetler mensuplarının, Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında çalışan sivil memurların, ceza infaz kurumlarında çalışan kamu görevlilerinin aralarında bulunduğu bazı kesimlere sendika kurma ve sendikalara üye olma hakkı verilmediği ifade edildi.

Raporda, Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun toplu sözleşme ve grev hakkını içermediği de vurgulandı. Tüm Bel-Sen'in 12-13 yıldır yaklaşık 130 belediyede toplu sözleşme yaptığı anımsatılan raporda, "Ancak hükümet, grev ve toplu sözleşme hakkını kamu emekçileri için tanıyacağını ifade etse de, İçişleri Bakanlığı tarafından yazılan bir yazı ile yapılan bu toplu sözleşmelerin uygulanmaması konusunda belediyelere baskı yapmaktadır. Sözleşmeler sonrasında yapılan ödemeler de geri istenmektedir" ifadesine yer verildi.

Türkiye'de istihdam yapısının, vasıflı işçi, taşeron işçi ve kamu emekçisi olmak üzere kendi içinde bölündüğüne işaret edilen raporda, enformel sektörün hızla geliştiği ve fason üretimde çalıştırılan taşeron işçi sayısının giderek arttığına dikkat çekildi.

Mücadele geleneğinden uzaklaşan Türkiye sendikal hareketinin zayıf karnı raporda kendini İLO standartları ve AB normlarının baz alınması noktasında gösterdi.