İlaç şirketleri sanık sandalyesinde

GÜNCEL
Perşembe, 8 Şubat 2007 (19 yıl 8 ay önce)

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı aralarında Roche, Novartis, Bayer, Glaxo Smith Klein ve Pfizer'ın olduğu 30 ilaç şirketine kamuya yüksek fiyatla ilaç sattıkları iddiasıyla dava açtı.

Soyguncu ilaç çetelerine dava
Referans Gazetesi'nde Nazlı Topçuoğlu imzasıyla yer alan haberde Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) ve Sağlık Bakanlığı'na yüksek fiyattan ilaç sattığı gerekçesiyle dava açılan Roche İlaç'ın ardından 29 ilaç şirketine daha "çete" oluşturmak suçundan dava açıldı. Birbirleriyle rekabetlerinden ortalığa dökülen soygun nihayet dava konusu yapıldı.

Savcılığın iddianamesinde sanık olarak gösterilen şirketlere "Suç işlemek amacı ile kurulan örgüt içerisinde yer almak, görevi kötüye kullanmak, resmi belgede sahtecilik, resmi belgede yalan beyan" suçlamaları yöneltildi. 18 Mayıs'ta İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek davada ayrıca 37 şirket çalışanı sanık olarak gösterildi.

"Çete" oluşturmak suçlamasıyla açılan dava gerekçesindeki "kamuyu zarara uğratma" suçuyla ifade edilen ithal ilaçlarda uygulanan referans fiyat sistemi.

Bu sisteme göre Türkiye'ye girecek ilaçlara Fransa, İtalya, İspanya, Yunanistan ve Portekiz arasındaki en düşük fiyat biçiliyor. Ancak iddialara göre adı geçen 30 şirket bu süreçte en ucuz fiyatı vermedi ve kamuya yüksek fiyattan satış yaptı. Suçlamaların kaynağında ise SSK ve Sağlık Bakanlığı'na yüksek fiyatla ilaç sattığı iddia edilen Roche ilaç tekeline yönelik incelemeler yatıyor.

Başbakanlık Teftiş Kurulu ilaç tekeli Roche hakkında inceleme yürütürken 29 şirketin daha devlete usulsüz olarak yüksek fiyatla ilaç sattığını belirledi. Kurulun durumu bir raporla Sağlık Bakanlığı'na iletmesiyle beraber ikinci bir inceleme başlatıldı.

Bakanlık müfettişlerinin incelemesi sonucunda da 30 ilaç firmasının ithal ettiği 209 değişik ilacı Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği fiyatların çok üzerinde fiyatlarla devlet kurumlarına sattığı ortaya kondu. Bakanlık daha sonra 113 sayfalık bir raporla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusu yaptı.

Savcılığın yaklaşık bir yıldır sürdürdüğü soruşturma ise geçen hafta sonuçlandı. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nce dava dosyası onaylandı ve duruşma tarihi 18 Mayıs 2007 olarak belirlendi. Konuyla ilgili olarak ilaç şirketleri ve Sağlık Bakanlığı dava sürecini etkilememek adına açıklama yapmıyor.

4 ilacıyla sanıklar arasında yer alan Abdi İbrahim İlaç firmasının Genel Müdürü Erman Atasoy ise bu iddiaların daha önceden ortaya atıldığını ve bakanlıkla yaptıkları görüşmelerde sorunu çözdüklerini belirtti. Atasoy iddiaların davaya dönüşme sürecini de şöyle anlattı:

"Bu iddialar ortaya atıldığında Sağlık Bakanlığı'nın ilgili birimleri inceleme yaptı. Bizden belgelerimizi istediler. Sonunda sorunun çözüldüğünü ancak denetleme kurulu tarafından ortaya atılan bir mesele olduğu için son kararı savcılığa bırakacaklarını söylediler.

Bunun üzerine savcılık da davayı mahkemeye sevk etmeyi ve son kararı hâkimlere bırakmayı uygun gördü."
Atasoy, dava sürecindeki iddialar hakkında daha fazla yorum yapmazken olumsuz bir sonuç alınsa bile ilaçların ithalinde bir sorun yaşanmayacağını ifade ediyor.

Türk Tabipleri Birliği İlaç Danışma Kurulu'ndan Prof. Ersin Yarış ise ihale kanununa muhalefet eden firmalara daha sonraki kamu ihalelerine katılmama yaptırımı getirildiğini hatırlattı. "Söz konusu ilaçlar patent koruması dahilinde ise temininde zorluklar yaşanabilir" diyen Yarış, yine de başka şirketler üzerinden ithalat yapma yöntemiyle sorunun çözülebileceğine işaret etti.

ROCHE geri ödeme dışına atılmıştı
2004 yılında adı SSK ve Sağlık Bakanlığı'na yüksek fiyattan ilaç satma suçlamalarına karışan Roche'a "kamuyu zarara uğratmak" gerekçesiyle benzer bir dava açılmıştı.

SSK'ya fahiş fiyatla ilaç satışıyla ilgili olarak eski Roche Genel Müdürü Faruk Yöneyman'ın da aralarında bulunduğu 17 sanıklı dava sürerken Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu raporunda, firmanın 1 milyon 400 bin YTL'lik kamu zararına yol açtığını ileri sürdü. Bu süre zarfında firmanın Neupogen adlı kanser ilacı devlet geri ödeme listesinden çıkarıldı. Kamu ihalelerine bir daha katılamama riskiyle karşı karşıya kalan tekel bu sürede yönetim kadrosunu tamamen değiştirdi.

Daha sonra Roche Türkiye Genel Müdürü George Hadjiev, Sağlık Bakanlığı'na söz konusu miktarı ödeyerek yol açtıkları zararı tazmin ettiklerini açıkladı. Ancak bu iddia bakanlıkça doğrulanmadı. Bu durumda bu ödemenin bakanlığa verilmiş bir rüşvet olduğu kuşkusu doğuyor.