TKP'nin haber-yorum sitesi www.sol.org'da, Hrant Dink cinayetinde TSK'yı aklamaya çalışan yorumlar yayınlandı.
TKP, "Yurtsever Cephesi"ni bir adım daha ileriye taşıyarak TSK'nın Hrant Dink cinayetinde özürcülüğüne soyunuyor.
www.sol.org'un bugünkü sayfasında "Ecevit Kılıç AKP-MHP kavgasını yorumladı" başlıklı haberde, Kılıç'ın ağzından şunlar söyleniyor:
“Her ne kadar JİTEM'in adı karışmışsa da, son olaylarda ordu, çatışan taraflar arasında değil. Esas çatışmanın Emniyet içindeki Fethullahçılarla Nakşiler arasında yaşandığı iyice ortaya çıktı. Daha önce de Celalettin Cerrah'ın görevden alınması operasyonu, Abdülkadir Aksu'nun oğlu tarafından engellenmişti.
Ben bu çatışmanın tekrar ve tüm şiddetiyle ortaya çıkmasının, Türkiye'den istenen bir hamle nedeniyle olduğunu, bunun da Kerkük ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Abdülkadir Aksu'nun temsil ettiği gücün ordu içinde de etkisi olduğunu, ordunun da belli konularda tek parça olmadığını düşünüyorum ama bu konuda henüz elimizde fazla ipucu yok. Bekleyip görmek gerekiyor.”
Kılıç'ın yorumu, CHP ve Hıncal Uluç gibilerin cinayeti Emniyet-tarikat bağlarıyla sınırlı gösterme çabasıyla birebir örtüşüyor. 'Ordunun parmağı varsa bile, o da ordu içindeki tarikatçıların marifetidir' türünden manipülasyonlarla TSK aklanmaya çalışılıyor. TKP'nın haber-yorum sitesi de, bu yorumu, yorumsuz yayınlayarak altına imzasını atıyor!
TKP MK 22 Ocak günü yayınladığı bir açıklamayla da, Hrant Dink‘in cenaze törenine katılmama kararı aldığını açıklamıştı. Böylelikle 19 Ocak günü yapılan ilk protesto eylemlerinde yer alan TKP, durumunu gözden geçirerek kitlesine “balans ayarı” yapmış oldu.
“Balans ayarı”nın gerekçesi ise, tam anlamıyla “Komutanım biz yokuz” mesajı taşıyan bir Genelkurmay‘a selam olmanın yanı sıra, artan faşist saldırılara hedef olmama, savuşturma amacını taşıyor. TKP, bu faşist cinayeti “uluslararası ve yerli gericiliğin imzasını taşıyan bir siyasi cinayet” olarak nitelendirerek, faşizmi resmen aklıyor! Dahası, Düzenleme Kurulu‘nun cenazeyi ”sessiz ve pankartsız yürüyüş” olarak düzenleme kararını da gösteriye katılmamasının gerekçesi haline getiriyor. TKP’ye göre, sırf Düzenleme Kurulu’nun iradesiyle cenazeye “yurtsever ve ilerici bir kimliğin değil, AB’ciliğin, parsacı çirkin bir liberalizmin ve devlet töreni oyununa damga vuracak”tı. Böylelikle de “saldırının failleri örtülecek, Hrant Dink bir kez daha öldürülecek”ti.
TKP’ye ilişkin bir parça fikir sahibi her devrimci için, burada en başta TKP’nin tipik “sol gösterip sağ vurma” örneklerinden biri duruyor. Ancak daha tehlikelisi, TKP’nin tıpkı Aydınlık gibi tek hedef olarak gördüğü “liberalizme karşı mücadele” adı altında, demokratik taleplere, Kürt halkı başta olmak üzere ezilen halkların talep ve özlemlerine karşı sosyal yurtseverlik paçavrasına gitgide daha sıkı sarınması ve Genelkurmay hattıyla daha fazla bitişmesidir!
TKP hiç merak etmesin: İlgili kurumlar mesajı almıştır!