Kim bu Albay?

GÜNCEL
Perşembe, 8 Şubat 2007 (19 yıl 8 ay önce)

"Büyük abi" Erhan Tuncel her ikisi için de çalıştığı, Emniyet ve JİTEM'le olan telefon görüşmelerini 5 ayrı sim kart üzerinden yapıyordu. Bu sim kartların incelenmesi sonucunda Erhan Tuncel'in telefon dökümlerinde bir emekli albayla yapılan görüşmeler olduğu basına sızdırıldı.

Yasin Hayal ve Ogün Samast'ın memleketi, KTÜ öğrencisi Erhan Tunceli'n de ikamet ettiği Trabzon'un Pelitli ilçesinde Nizam-ı Alemci tetikçi çetesinin arkasındaki isimlerden birinin bir emekli albay olduğu Dink cinayetinin ardından konuşuluyordu.

Nitekim ilerleyen günlerde Pelitli'de jandarma bir nevi olağanüstü hal anlamına gelen şu duyuruyu yapmıştı: "Trabzon Jandarma Komutanlığından duyuru. Beldemizin asayişi jandarma sorumluluğunda olması nedeniyle yanında resmi kıyafeti olmayan kişiler haricinde hiç kimseye bilgi verilmemesi ve kesinlikle herhangi bir yere gidilmemesi önemle duyurulur."

O albay Beyazıtoğlu mu?
Hrant Dink cinayetiyle gündeme gelen isimlerden biri de psikolojik savaş gladyatörlerinden, Emekli Albay Hüseyin Mümtaz Beyazıtoğlu.

Albay Beyazıtoğlu'nun ne kadar kafatasçı faşist çete ve kontrgerilla dergisi, gazetesi, sitesi (Hergün, Ortadoğu, Son Havadis, Günaydın, Birlik-KKTC, Yeni Mesaj, Türk Solu, acikistihbarat.com, turkdirlik.com, turkcu.net, …) varsa hepsine yazılar yazdığı biliniyor.

Kafatasçılar arasında ün sahibi bu zat, tıpkı Samastlar gibi “Çepni Oğuz soyundan” olmakla ve Karadenizli Topal Osman’ın (Koçgiri isyanını katliamla bastıran faşist çeteci gönüllüler alay komutanı) hemşerisi olmakla böbürleniyor ve “Erzincan Ermenisi” dediği Sezen Aksu’ya varana dek, "saf Türk" olmayan herkese karşı, yazılarını “Timur 40 fille ezmişti, biz 40 tankla ezeriz…” türünden tehditlerle tamamlıyor!

Türk Ocakları Trabzon Şubesi'nin (40′tan fazla şubesiyle bir tür “legal” ırkçı-faşizm koalisyonu olan Türk Ocakları’nın yönetiminde MHP, BBP, ANAP, DYP’den bazıları eski bakan ve milletvekili olan isimler bulunuyor) düzenlediği panellerde “İçimizdeki Ermenileri ayıklayacağız” içerikli konuşmalar yapmış. Bu konuşma ve yazıları “Karedeniz’de terör ve karşı-terör”, “Karadeniz’de Pontusçu faaliyetler” gibi konuları da kapsıyor.

İlginç noktalardan biri emekli albay Beyazıtoğlu’nun önde gelen yazar ve organizatörlerinden olduğu “acikistihbarat.com” sitesinin, Hrant Dink’in ölümü üzerine ırkçı-faşist ajitasyonal bir yazıyı imzasız olarak, Hrant Dink’in ölümünden bir kaç saat önce yayınlamasıydı!

Bu arada Albay Hüseyin Mümtaz Beyazıtoğlu emekli midir, yoksa Genelkurmay'a bağlı Özel Harp Dairesi'nde veya Psikolojik Savaş Dairesi'nde göreve devam mı ediyor sorusunu sormaya bile gerek yok. Zira her iki durumda da yukardan aşağıya örgütlenmiş hiyerarşi dışında hareket etmeyecek kadar devlet tecrübesine sahip olduğu rütbesinden anlaşılıyor zaten. O zaman soru şudur: Kontrgerilla örgütlenmesinden başka bir şey olmayan devletten hesap soracak mıyız yoksa bir iki faşist tetikçi ve polisin feda edilmesiyle yetinecek miyiz?