"Hırsız" Atılım'a musallat oldu

Atılım gazetesi Yazıişleri Müdürü Ahmet Yaman'ın evine gündüz vakti "hırsızlar" kapıları kırarak girdiler.

GÜNCEL
Perşembe, 8 Şubat 2007 (19 yıl 8 ay önce)

Filistin Halkıyla Dayanışma Derneği ve İşçi Köylü Kartal Şubesi'nin ardından "hırsızlar" bugün Atılım gazetesi Yazıişleri Müdürü Ahmet Yaman'ın evine gündüz vakti girdiler.

Kapıyı kırarak içeri giren "hırsızlar", tüm odaları alt üst ederek, dağıttılar. Ama her hangi bir şey çalmadılar.

Atılım'a yönelik devlet terörü örtülü bir şekilde devam ederken BEKSAV'da ise örtü kullanılmıyor.

2 günlük gözaltı sürecinin ardından mahkeme kararıyla bırakılan Hacı Orman hakkında arama kararı çıkartıldı.

31 Ocak'ta kaçırılan Orman, iki gün gözaltında tutulduktan sonra çıkarıldığı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bırakılmıştı. Mahkeme kararıyla bırakılan Hacı Orman, o dakikadan itibaren sürekli polis takibine alındı.

Arama kararı ise Hacı Orman'ın gözaltı süreciyle ilgili 7 Ocak günü BEKSAV'da bir basın açıklaması düzenleyeceğini duyurmasının hemen ardından geldi.

Arama kararı sonrasına polis BEKSAV'ın önünü mesken edindi. Bu sebepten Hacı Orman dünkü açıklamaya kendisi katılamayıp yaşadıklarını yazılı olarak gönderdi:

Kadıköy İskele'de zorla ellerimi kelepçelediler ve sürükleyerek beni bir arabanın arkasına bindirdiler. Başımı koltuğun altına bastırarak üstüme oturdular ve etrafımı görmemi engellediler. Yarım saat sonra araçtan indirerek bir benzin istasyonunun arka tarafına götürdüler. Burada ellerimi çözüp kelepçeyi arkadan bağlayarak bana vurmaya başladılar. Kendimi savunmam üzerine yere yatırdılar ve içlerinden biri pantolon kemerini çözerek ayaklarımı da bağladı. Etrafta kimse yoktu. Bana JİTEM elemanı olduklarını, JİTEM’i bilip bilmediğimi, üstüme beton dökeceklerini, cesedimi kimsenin bulamayacağını söylediler. 'Sen Ermeni tohumusun, üstüne beton dökmeye gidiyoruz' dediler. Şefleri olduğunu sandığım kişi, bir yerleri arayarak “Abi, Ermeni tohumunu yakaladık. Bağırdı, halkı galeyana getirdi. Bunu halkın önüne atıp linç mi edelim, kendimiz mi halledelim' diye sordu.

Daha sonra dönüp bana yeniden vurmaya, küfürler savurup tehdit etmeye devam etti. Kendilerine 'Şu anda suç işliyorsunuz, ama madem ne yaptığınızı çok iyi biliyorsunuz, öyleyse elinizden geleni ardınıza koymayın' dedim. Bunun üstüne yanımda oturan kişilerden biri başımı yeniden koltuğun altına sıkıştırıp üstüme oturdu. Bir saat sonra büyükçe bir garajın içinde beni araçtan indirdiler. 'Hadi şimdi de bağırsana' diye bağırarak tekrar vurmaya başladılar. Bana 'Bir tercih yap, kurşunla mı ölmek istersin, iple mi? Hrant Dink gibi mi olsun, Saddam gibi mi' diyerek vurmaya devam ettiler.

Dayak ve küfürler TMŞ'ye gidene kadar devam etti. TMŞ'de 48 saat boyunca sorgu odasında tutuldum. 'Sol iki kısmı görevlileri' olduğunu söyleyen kişilerle muhatap oldum.
Sorgu sırasında TMŞ polisleri Eren Keskin, Orhan Pamuk, Şanar Yurdatapan, Mehmet Bekaroğlu, Osman Baydemir, Akın Birdal gibi aydın, insan hakları savunucusu ve siyasetçiler hakkında hakaretler ve tehditkar iddialar da ortaya attılar.

Ayrıca sorguda Orman'a ailesiyle kaldığı evin ayrıntılı krokileri de gösterildi. Bu arada Hacı Orman'ın evine Ağustos ayından bu yana üç kez girildiği öğrenildi.