İşkenceli ev baskını

Son zamanlarda yoğunlaşan devlet terörünü portesto etmek için İzmir Acil Hat bugün bir basın açıklaması yaptı.

GÜNCEL
Cumartesi, 10 Şubat 2007 (19 yıl 8 ay önce)

Son zamanlarda yoğunlaşan devlet terörünü protesto etmek için İzmir Acil Hat bugün bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada dün, 200'den fazla polis tarafından evleri basılan ve işkenceye uğrayan bir aile de söz alarak yaşananları anlattı.

Saat 12:00'da Konak Sümerbank önünde yapılan açıklamaya yaklaşık 50 kişi katıldı.

"Devlet Terörü Sürüyor! Baskılar Gözaltılar Komplolar Bizi Yıldıramaz - Acil Hat" pankartının açıldığı eylemde; BEKSAV yönetim kurulu başkanı Hacı Orman'ın kaçırılmasından ANKA haber ajansına yönelik saldırılara kadar bir çok konu hakkında bilgi verildi.

Okunan metnin ardından Eski İzmir'de dün (9 Şubat) yaşanan olayla ilgili operasyon yapılan evin kızı Dilan Azgı söz aldı. Azgı olayı şöyle anlattı:

Bundan yaklaşık iki ay önce babam Ayhan Azgı polis tarafından kaçırılmıştı. Bir ormana götürülen babamın başına silah dayanarak ajanlık teklif edilmiş; babam kabul etmemişti. Bu olaydan sonra evimiz iki aydır sürekli gözetleniyordu. Dün öğlen 13:00 sıralarında 20 kişilik bir grup geldi eve. İki gün öncesinde cenazemiz olduğu için annemde gelenleri taziyeye geldiklerini düşünerek eve aldı. Ancak bu grup hiçbir belge ve bilgi vermeden bize saldırdı. Ardından gelen 200 kişilik çevik kuvvet polisi gaz bombalarıyla eve saldırdı. Neden bunun yapıldığını ve bizden ne istediklerini sorduğumuzda polis küfürler eşliğinde hiçbir şey istemediğini söyledi. Evde bulunan herkesin 3 yaşındaki kardeşimin dahil gözlerine biber gazı sıktılar. Hamile ablam yere atılarak joplandı. Ablamın hamile olduğunu söylediğimizde ablama ve karnındaki bebeğe küfür ettiler. Daha sonra bize "Kürt müsünüz?" diye sordular. Bizde insanız ve Kürd'üz ne olmuş dedik. Evde bulunan herkes hırpalandıktan sonra evin erkekleri gözaltına alındı. Babamın gözleri biber gazından dolayı açılmıyor şu an.
Yapılan basın açıklamasında ise devletin muhalif her türlü sesi bastırarak sadece kendi istediği biçimde düşünen bir toplum yaratma konusunda son süreçte ortaya koyduğu pratikler sıralandı. İşte bunlardan bazıları;

- Hacı Orman 31.01.2007 tarihinde kaçırılarak tehdit edildi ve ardından yapmak istediği basın açıklaması polisin BEKSAV'ı 2 gün boyunca abluka altında tutmasıyla engellendi.

- BEKSAV'dan çıkan dört kişi polis tarafından gözaltına alınmak istenmiş ve şiddete maruz kalmışlardır.

- 08.02.2007 günü Atılım gazetesi yazı işleri müdürü Ahmet Yaman'ın evine gündüz "hırsılar" girdi. Ev alt-üst edildi ama herhangi birşey çalınmadı

- 09.02.2007 gecesi ANKA Haber Ajansı İstanbul Temsilciliği' ne girilmiş ve tüm bilgisayarların hard diskleri çalınmıştır. (Olay ajansın Erhan Tuncel' in jandarma muhbiri olduğunun ortaya çıkarılmasının akabinde gerçekleşmiştir.)

- 06.02.2007 günü ODAK Dergisi eski yazı işleri müdürü daha önceki iki yazısı gerekçe gösterilerek tutuklanmış ve iki davadan toplam 1 yıl ceza almıştır.

- 03.02.2007 tarihinde Batman'da gazeteci Sinan Kara tutuklanmıştır.

- 06.02.2007 günü DEHAP Birecik ilçe örgütünün 6 yöneticisine "şemdinli olaylarını kınamak amacıyla düzenlenen yürüyüşe katılmaları" nedeniyle toplam 18 yıl hapis cezası verilmiştir.

Eylem, "Yaşasın Halkların Kardeşliği", "Baskılar Bizi Yıldıramaz", "Biji Bratiya Gelan", "Devrimci İrade Teslim Alınamaz", "İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek", "Yaşasın Devrimci Dayanışma" sloganları ve bundan sonrada İzmir Acil Hat olarak gelişen olaylara karşı tepkisiz kalınmayacağının duyurulmasıyla bitirildi.