Fedakarlık, öğrenilmiş bir davranış mıdır, yoksa insanın varoluşundan bu yana sergilediği içgüdüsel bir davranış mı?
Beynimiz, birçok davranışın ev sahipliğini yapıyor. Aynı zamanda, bazı toplumsal davranışlarımızın sorumlusu olarak da değerlediriliyor. “Fedakarlık, öğrenilmiş bir davranış mıdır, yoksa insanın varoluşundan bu yana sergilediği içgüdüsel bir davranış mı?” Bilim insanları da bu soruyu merak edip, araştırmalarına konu etmişler.
Duke Üniversitesi Tıp Merkezi bilim insanları, 45 gönüllü üzerinde Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI) ve Fonksiyonel MRI ile beyin taraması yaparak, beynin belli bir bölgesindeki hareketlerin, fedakarlık tutumu ile bağlantılı olduğunu tespit ettiler.
Araştırmacılar karşılaştırmalı bir yöntem kullanarak, deneye katılan gönüllülerin beyinlerinde fedakarlık ve bencilliği belirleyen bir bölüm tespit ettiler. ABD’li bilim insanları, “Hiçbir şekilde karşılık beklemeden diğer insanlara yardım etme eğilimi” olarak tanımlanan fedakarlığın, beynin ‘posterior superior temporal sulcus’ bölgesiyle bağlantılı olduğunu saptadı.
Tabii bunun için gönüllülere bazı soruların yanı sıra, bilgisayar oyunlarından seçilen bir yöntemi kullandılar. Bu esnada deneklerin beyin hareketleri kontrol edildi. Araştırma ekibinin başkanı Scott Huettel “Araştırma, fedakarlık gibi önemli bir toplumsal davranışın kökenleri konusunda ipucu verebilir” diyor.
İnsan toplumsal bir varlıktır!
Bilim insanları, araştırmayla insanın bu önemli davranışı konusunda önemli sonuçlara ulaşabileceklerini belirtiyorlar. Fedakarlığı belirleyen bu bölümün varlığı, aynı zamanda insanın bencillik ve dayanışma davranışlarının toplumsal dayanakları tartışmalarına da yeni bir boyut kazandıracağa benziyor. “İnsan doğuştan bencildir” savına karşı araştırma, insanın aslında toplumsal bir iş bölümüne açık, toplumsal-dayanışmacı bir yapıya sahip olduğunun bilimsel bir kanıtı olarak da önem kazanıyor.
Ve yine araştırma, “İnsanın genlerinde taşıyıp getirdiği bencil bir yapıda olduğu ve yaşamak için egosunun etkisiyle davrandığı” önermesinin de büyük bir yara almasına yol açtı. Kapitalist sistemin en önemli dayanaklarından olan “bireycilik”in ve “Gemisini kurtaran kaptan” sloganının, araştırmanın ileriki safhalarında ortaya koyacağı gibi, koca bir yalana dayandığını göstermektedir.
Gönderen: Yaşanacak Dünya