İstihbaratın önemi

Bilgi toplama yeni bir şey olmasa da artık sendikal mücadelenin vazgeçilmezi.

Pazar, 11 Şubat 2007 (19 yıl 8 ay önce)

Aşağıdaki yazı Referans gazetesinin 10 Şubat 2007 tarihli sayısında, "Patronlar dikkat sendika ajanları peşinizde" başlığıyla yayınlandı. Yazı, sendikal örgütlülükte yalnızca bir biçimde işçileri sendikaya üye kaydetmeye çalışmakla yetinmemek, öncelikle örgütlenmenin hedeflendiği işyeri ve patron ile tüm bağlantıları hakkında ayrıntılı bilgi toplamanın ve bu bilgileri örgütlenme ve pazarlık sürecinde kullanmanın önemine değiniyor. Yazıda bu, geleneksel sendikacılığın etkisizleştiği yerde yeni ve daha etkili bir sendikacılık tarzı olarak sunuluyor. Bilgi toplama gerekliliği yeni bir şey olmasa da, günümüzde, yalnızca sendikal değil her düzeydeki örgütlenme ve mücadelenin daha yoğun bilgi ve beceriye dayanması gerekliliğinin altını çizmesi yönüyle dikkate değer.

Yalnız yazıyı üç ciddi kayıtla birlikte okumak gerekiyor. Birincisi, patronların özel yaşamı dahil istihbarat toplamayı, patronları "gerekirse" sıkıştırmakta bir koz olarak kullanma yönteminin, AB Komisyonu tarafından Türkiye'deki sendikalara önerilmiş olması, bazı sendikaların bu yöndeki kadro eğitim ve çalışmalarının AB tarafından fonlanması. Bununla bağlantılı olarak, bu yöntemin "mafya sendikacılık" biçimde yozlaşmış bir biçiminin zaten Türkiye ve dünyada oldukça yaygın olarak kullanılması. Bu sonuncu durumda, sendikanın hedef seçtiği işyerinde sendikal örgütlenme gibi bir derdi zaten yoktur, yalnızca topladığı istihbaratı deşifre etme ve örgütlenme tehdidiyle patrondan para sızdırma kaygısı vardır. Bu tür mafya sendikacılığı, çoğunlukla bir noktada patrondan belli bir para karşılığında, örgütlenmeyi ve işçileri satar, vb. Üçüncüsü ise, yazıda eğer örgütlenme konusunda bir sorun çıkmazsa, toplanan bilgilerin hasıraltı edilmesinin önerilmesi. Yani, patron ve şirketin, örgütlenmeye gözyumması karşılığında, sendika ve işçilerin de patron her türlü kirli işine gözyummasının önerilmesi. Eh işte bu da "AB tarzı sendikacılık" oluyor.

Bunlarla sınırlar net çizilerek, örgütlenme çalışmalarında, şirketin tüm girdi çıktısını, bağlantılarını bilmek, zayıf noktalarını saptamak, marka, imaj, çevre, "sosyal sorumluluk" hikayelerine varana kadar örgütlenme ve mücadele stratejilerinde değerlendirilebilecek doğru bilgilere sahip olmak, yalnızca çalışma koşulları ve üretim organizasyonu ile de sınırlanmadan işçilerin özellikleri üzerine ayrıntılı bilgi edinmek ve bu bilgilerin toplanabileceği geniş bir enformasyon ağı yaratmak gibi konuların önemi ise kuşkusuz yadsınamaz...


****
Patronlar dikkat sendika ajanları peşinizde
“Sendikal örgütlenmede öncelik hedefi iyi tanımlamaktır. İkinci aşama bilgi toplamadır ki işyeri, işveren ve üretim hakkında ayrıntılı bilgi edinilmesi şarttır. İşverenin adı ve soyadının yanı sıra, nereli olduğu, hangi okullarda okuduğu, hangi dernek ya da kulüplere üye olduğu, hangi sporları yaptığı, hangi takımı tuttuğu, doğum günü, siyasal görüşü ve siyasilerle olan arkadaşlık ve dostluk ilişkileri, hobilerinin neler olduğundan ailesine ilişkin bilgilere varıncaya kadar her türlü bilgi toplanmalıdır. İşveren tarafıyla sendikanın ilişkileri masaya oturup sorunları tartışmaya başlama seviyesine geldiği zaman bilgi sahibi olunan konularda kimi ipuçları verilebilir. Bilgiler işverenin telaşlanmasını ve sendikanın elinde başka bilgiler olduğuna yönelik fikir sahibi oluşmasına neden olacaktır.”

Geleneksel sendikacılık tarihe karışıyor. Sendikal örgütlenme için sendikalar da tıpkı şirketler gibi yönetim kadrolarına yeni strateji ve taktikler veriyor. CEO’ların dünyanın yeni tarzına ayak uydurabilmesi için yöneticilerine ve şirketine kazandırdığı bilgi ve yetkinlikleri sendikalar da kadroları için planlıyor. Avrupa Birliği Komisyonu desteğiyle Hak-İş'e bağlı Özgıda-İş, Türk-İş'e bağlı Tek Gıda-İş ve DİSK'e bağlı OLEYİS hummalı bir çalışma içinde. Yeni stratejiyi içinde barındıran eğitim çalışması örgütlenmenin sihirli formülü olmadığını söylüyor ama sihir değilse de sendikaların örgütlenme sırasında yaşadıkları sorunlara bir çözüm bulunmuş gibi görünüyor. Yeni tarz örgütlenme çalışmalarının örgütlenmeye karşı koyan işverenleri oldukça güç durumda bırakacağa benziyor.

Yeni stratejiye ilişkin İstanbul ve Nevşehir’de eğitim çalışması yapıldı önümüzdeki günlerde İzmir ve Trabzon’da gerçekleştirilecek.

Geleneksel sendikacılığı değiştiren strateji sendikal örgütlenmenin önemine yapılan vurgu ile başlıyor. Stratejiye göre, örgütlenme çalışmasının başarısı fiili örgütlenme çalışmalarına başlamadan önceki süreçle çok ilintili. İlk yapılması gereken, bilgi toplama, araştırma ve analiz. Örgütlenme stratejisinin oluşturulabilmesi için doğru hedefe yönelmek şart. Geleneksel tarz sendikal örgütlenmede ya işçilerin sendikaya başvurarak örgütlenme talebini iletiyor ya da sendika kadroları bir işyerinde örgütlenme çalışması başlatıyor. Ancak bu tarzın iki büyük sorunu var. Sendikaya gelen işçi veya işçiler sendika ile ilişki kurarak kendilerini işverenin tazminatlı olarak işten atmasını istiyor ya da işyerinde işçi-işveren ilişkileri veya ekonomik durumda ciddi problemler yaşanıyor. Bu iki sorun sendikal örgütlenme çalışmasını zaferle sonuçlandırılmasını engelliyor. Yeni tarz örgütlenme bu sorunları hiç yaşamadan sendikayı işyerinde örgütlemeyi hedefliyor.

Olaylar yönetmesin siz onları yönetin
Stratejide, sendikacıların “olaylar tarafından yönetilmek” yerine, “olayları yönetmeyi” öğrenmelerinin ve örgütleyecekleri işyeri veya işletmeleri kendi koyduklar kriterlere göre belirlemelerinin önemi vurgulanıyor.

Yeni örgütlenme stratejisinde ilk iş bilgi toplama. Stratejiye göre örgütlenme çalışması yapılacak işveren veya işverenlerin adı soyadı, nereli olduğu, hangi okullarda okuduğu, hangi dernek ya da kulüplere üye olduğu, hangi sporları yaptığı, siyasal görüşü ve siyasilerle olan arkadaşlık ve dostluk ilişkileri, hobilerinin neler olduğundan ailesine ilişkin bilgilere varıncaya kadar her türlü bilgi toplanmalı. Ayrıca işveren sadece bu işyerinin mi sahibi yoksa başka işleri var mı, işyerinin mülkiyeti işverene mi ait yoksa kira mı, makine, ekipman yatırımları kaç para, işyerinin burayı terk edip başka bir yerde çalışması kısa sürede mümkün olabilir mi sorularına da cevap aranmalı.

İşverenin ardından işyeri hakkında da detaylı bilgilere ulaşılması gerekiyor. İşyerinin üretim kapasitesi, üretilmekte olan ürünler hangi marka için üretiliyor, üretimin hangi aşamaları işyerinde gerçekleştiriliyor, diğer aşamaları nerede yapılıyor, hammadde nereden sağlanıyor, taşeron firma var mı sorularına cevap bulmak şart.

İşyerinin hammaddeye yarı mamulleri nereden bulduğu sorusunun cevabı yeni örgütlenme stratejisi için önemli. Bu cevap bazı durumlarda sendika kadrolarına hem ilişkiler sağlayarak kapı açacak, hem de işyerini hammadde ve yarı mamuller konusunda zorlama şansı verecek. Hammadde alınan yerde sendikal örgütlenme varsa buradan mal akışının kesilmesi veya yavaşlatılması işvereni diyaloga zorlayabilir. Aynı zamanda o işyerlerinde örgütlülük varsa bu avantaj kullanılarak diyalog kurma yolları zorlanabilir.

Müşteriler için de ayrıntılı bilgi

İşyerinin müşterileri de yeni tarz için önemli. Bu işyerinin müşterileri kim, işyeri için önem sıralaması ne, müşterilere ait her türlü bilgi şirket adı, sahip olduğu markalar, adresleri, adına denetim yapmakta olan kişi, kurum ya da şirketler, telefon, faks, e-mail adresleri, internet sitelerine ilişkin bilgiler edinilecek. Ayrıca müşterinin işyerinde sendikal örgütlenme var mı ve ülkesinde sendikal haklar ne durumda, ilişkide olunan sendika var mı soruları yanıtlanarak işverenin müşterisi hakkında bir araştırma yapılacak.

Strateji işverenin sosyal sorumluluk alanında dâhil olduğu projelerin de öğrenilmesi, reklam ve halkla ilişkiler çalışmalarında sponsor oldukları etkinlikler, spor takımları ve başka örgütler veya organizasyonların olup olmadığı sorularının cevaplarının da elde tutulması gerektiğine dikkat çekiyor.

Aslında toplanan her bilginin sendika ve işveren için bir önemi var. İşverenin müşterilerine gösterilen bu özel ilgiyi Öz Gıda-İş Sendikası Uzmanı Onur Çiçek şöyle açıklıyor: "Müşterinin uluslararası alanda emek haklarına ilişkin imzaladığı bir sözleşme olabilir ve bu noktada asıl işyerine müdahalede bulunabilir. Böylelikle örgütlenme çalışmasına yardımcı olur.”

Ayrıca işyerinin ve işverenin katıldığı sosyal sorumluluk projeleri de sendikacıların kendilerine karşı gösterilen tavrın yumuşatılması için yardımcı oluyor.

Bilgi için çaycı bir numaralı kişi
Strateji sendika kadrolarına bu bilgileri nerelerden toplayabileceğine ilişkin de yol gösteriyor. Bilgiler işyeri çalışanlarından elde edilebileceği gibi, temizlikçi, çaycı, çay kahve servisi yapanlar, yönetici veya işveren hizmetinde çalışanlar, yönetici ve işveren şoförleri ile işyerinin hammadde veya mamul mallarını taşımakta olan şoförlerden detaylı ve doğru bilgi öğrenilebilir. Ancak bilgilerin doğruluğunun kontrol edilmesi önemli, her elde edilmiş bilgi doğru olmayabilir ve doğru olmayan bilginin kullanımı sendikayı zor durumda bırakabilir.

Medya organlarından da bilgi toplanabileceği vurgulanan strateji, özellikle gazetelerin ekonomi sayfalarının şirket bilgilerinin ulaşılabilirliği için oldukça yol gösterici olduğu belirtiliyor. İnsan kaynakları gazeteleri de önemli bilgi kaynağı. Sanayi ve ticaret odaları üye listeleri, başarılı sanayi kuruluşları listesi, maliyenin ilan ettiği en yüksek vergi verenler listesi de işverenler hakkında ipuçları elde edilmesini sağlayacak.

Bilgi toplamanın ardından stratejinin ikinci aşaması bilgilerin değerlendirilmesine ayrılmış. Buna göre bilgiler kullanım amacına ve öncelik sıralamasına göre sınıflandırılmalı ve kaydedilmeli.

Dikkat çekilen bir diğer konu ise bilgiyi kullanma aşaması.

Bazen elde edilen çok değerli kişisel bilgilerin bile hiç kullanılmaması gerekiyor. Toplanan bilgiler işveren ve vekillerine ait kişisel bilgiler olduğu için bunların kullanılması oldukça hassas bir konu. Strateji bu bilgilerin ilişkilerin henüz çatışma düzeyinde olmadığı aşamalarda kullanılmaması en doğru tutum olacağına dikkat çekiyor. Aksi takdirde sendika işveren hakkında istihbarat çalışması yapmış ve onun asla güvenemeyeceği bir kurum haline gelebilir.

İşveren ve sendikanın ilişkileri masaya oturup sorunları tartışmaya başlama seviyesine geldiği zaman bilgi sahibi olunan konularda kimi ipuçları verilebilecek. Stratejiye göre, işverenle çatışma içindeyken eldeki bilgilerin kullanımı sadece işverenin ortaya attığı gerçeğe aykırı olay ve olguları çürütmeye yönelik olmalı. Verilmiş bu kısa cevaplarda saklı önemli bilgiler işverenin telaşlanmasını ve sendikanın elinde bilgiler olduğuna yönelik fikir sahibi olmasına neden olacak. İşveren tarafı sendikanın ortaya koyduğu bilgilerin sadece tesadüfen yakalanmış bilgiler olup olmadığını merak edecek. Bu merak işvereni sendikayı tahrik etmeye ve elinde daha başka neler olduğunu öğrenmeye itecek. Strateji burada uyarıda bulunuyor; “Eldeki bilgilerin tamamını tek seferde kullanırsanız işverenin ikinci, üçüncü denemesinde elinizde bir şey kalmamış olabilir. Bu nedenle her seferinde sadece o an yaşanan duruma uygun kısacık bir bilgi notunu ortaya koyup işveren üzerindeki etkiyi devam ettirmeliyiz.”

Strateji bilginin kullanım biçiminin de şık ve işvereni yaralamayacak şekilde olmasına dikkat edilmesine işaret ediyor. Amacın arada düşmanlık yaratmak değil masa başında gerçek bir diyalog ortamı kurmak olduğu vurgulanan stratejide “Kabaca kullanılan ve karşımızdakini hırpalayıcı rencide edici sonuçlar ortaya koyan bilgi kullanımı karşımızdakinin bizden nefret etmesine ve intikam peşinde koşmasına sebep olacaktır” uyarısı yapılıyor.

İŞYERİNE HİÇ GİRİLMESE BİLE KROKİ EZBERE BİLİNECEK
Strateji bilgi toplama aşamalarının ardından sırayı işçilere ulaşılmasına getiriyor. Stratejiye göre işçilere ulaşmak için örgütlenmenin hedeflendiği işyerinin çevresindeki çay ocağı, lokanta, kafeterya, pastane gibi alanlarda vakit geçirilebilir. Ayrıca işyerinin civarında örgütlü olunan işyeri varsa, buralardaki üyeler kanalıyla işçilerle ilk temas kurulabilir. İşyerinin çevresinde etkin olan dernek, siyasi parti, sendikalar ile muhtar, imam, öğretmen gibi kişiler aracılığı ile de işçilerle diyaloga geçilebilir. Önemli bir diğer husus da işyeri krokisinin hazırlanması. Bu krokide katlar, her bir kattaki mekânlar, bölümler, giriş ve çıkışlar işaretlenecek. Örgütlenme çalışması yapan kişi hiç girmediği halde fabrika binasının içini göz önüne getirecek kadar bilecek. Böylece işverenin işçileri nerelerde izleyebileceğini, işverenin dikkatini çekmeden nerelerde örgütlenme çalışması yapılabileceğini, işverenin sendikaya karşı kullandığı işçilerle nerelerde görüşebileceğinin kestirebilecek.

LİSTE DUVARDAN GİZLİCE ALINIP ELE GEÇİRİLEBİLİR
Fiili örgütlenme çalışması ise tüm bilgi toplama ve kroki aşamasının ardından geliyor. Her bölümde bir kişiye ulaşılması için çalışmalar başlayacak. Bu çalışmanın ardından işçi listesi oluşturulacak. Strateji işçi listesinin alınması için iki yol öneriyor. Ya işyerinde muhasebe ve personel departmanlarında bilgisayarda kayıtlı olan listeye ulaşılacak yok bu mümkün olmuyorsa işyerine asılması zorunlu olan SSK dönem bordrosunun alınıp gizlice fotokopisinin çekilmesi diğer bir çözüm olacak. Bir diğer yol ise sendikanın Çalışma Bölge Müdürlüğü'nden yazışma yaparak SSK dönem bordrosunu istenmesi ancak strateji bu yola ilişkin uyarıda bulunuyor. Tehdit ise işyeri küçük bir il veya kasabadaysa ve resmi kanallarla bordro isteniyorsa bunun işveren tarafından en kısa zamanda duyulacağının bilinmesi gerekiyor. Zira küçük işyerlerindeki resmi daireler bu tür işyerleri ile kurmuş olduğu ilişkiler nedeniyle işyerini ilgilendiren her türlü bilgiyi işveren veya vekillerine iletme tehlikesini barındırıyor.

HEMŞERİLER VE ETNİK GRUPLAR ÇOK ÖNEMLİ
İşçi listeleri oluşturulup işçilerin pozisyonlarının belirlenmesinin ardından sora bölümlerde işçi grupları oluşturma aşaması var. Strateji bölümlerde grupların cinsiyetlerine, hemşerilik ilişkilerine etnik kimliklere göre belirlenebileceğini belirtiyor. Çalışmanın fabrika içerisinde ve fabrika dışında yürütüleceğine de strateji dikkat çekiyor. Fabrika dışındaki çalışmalar evlerde, kahvelerde, işçilerin gittiği kulüp, dernek gibi alanlarda yürütülecek. İşçilerin geliş-gidişleri izlenecek, otobüs, tren veya servis güzergâhları da belirlenecek. Propaganda çalışmalarında da öncü işçilerden bir komite oluşturulacak. Komiteye seçilecek işçilerin o bölgede tanınan ve sevilen insanlardan oluşması önemli olduğu gibi, değişik siyasal akımlardan insanların birlikte komitede yer alıp çalışmalara katılmasına da dikkat edilecek. Fabrika ve çevrede farklı etnik kökenlerde ve hemşeri gruplaşması gibi gruplaşmalar bulunması durumunda da komitenin oluşumuna bu yapıların yansıtılmasına dikkat etmek şart.

Referans 10 Şubat 2007