Perşembe, 15 Şubat 2007 (19 yıl 6 ay önce)
Almanya'da Naziler partileri NPD üzerinden küçük şehirlerde eylemler yapmayı sürdürüyorlar.
Naziler, Krefeld'de 13 Şubat tarihinde saat 19:00'da eylem yapacaklarını duyurdular.
Eylem günü saat 17:00'de kentte 4 bin antifaşist toplandı.
200 nazi her zamanki gibi eylemlerini yoğun polis koruması altında gerçekleştirebildi.
Antifaşistler sendikalardan belediyelere, göçmenlerden kiliselere kadar oldukça geniş bir kesimden oluşuyordu.
Süvwell semtinden başlattılan yürüyüşde kitleden sık sık “Naziler Dışarı Nazileri Krefeld’de İstemiyoruz”, “Yaşasın Enternasyonal Dayanışma” sloganları yankılandı.
Yürüyüş saat 18.00’de Krefeld Şehir Tiyatrosu’nun önünde son buldu. Burada kitleye yönelik Krefeld Büyükşehir Belediye başkanı Gregor Katstede, DGB sendikası Başkanı Ralf Köpke ve Yabancılar Danışma Kurulu Başkanı Halide Özkurt birer konuşma yaptılar.
Faşist NPD’nin kentlerinde ilk kez böyle bir gösteri yapmak istediğini belirten Belediye Başkanı Katstede, şöyle konuştu:
Irkçı parti NPD’nin şehrimizde ki barışı ve huzuru bozmalarına izin vermeyeceğiz. Nazilere tölarans göstermeyeceğiz. Nazileri şehrimizde istemiyoruz. Bunun için bu yürüyüşe katıldım.
Saat 18:30'da sona eren mitingin ardından çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu kalabalık, nazilerin yürüyüş yapmak için izin aldıkları Krefeld Tren İstasyonu'na doğru harekete geçti.
Ancak tren istasyonunun etrafını etten bir duvarla ören yüzlerce polis, kitlenin istasyon önünde toplanan 200’e yakın Naziye ulaşmasını engelledi.
Bu arada mitingin dışında tren istasyonu ve çevresinde toplanan sayıları bine yaklaşan başka bir grupta, ıslık ve sloganlarla nazileri protesto etti.
Naziler polis kordonu altında yaklaşık bir saat süren yürüyüşleri boyunda Krefeld halkının tepkileriyle karşılaştılar.
AP’de IRKÇI-FAŞİST OLUŞUM
Avrupa Parlemantosu’nda, açıktan ırkçı-faşist propaganda yürüten, “
Kimlik, Gelenek, Egemenlik” (ITS) isimli bir grup kuruldu.
Parlamento prosedürüne göre grup oluşturmak için en az 20 kişinin bir araya gelmesi gerekiyor.
Daha önce 16 kişiyi bulan grup, Romanya ve Bulgaristan’ın üyeliğe katılımı ile birlikte gerekli olan sayıya ulaştılar.
Bu faşist oluşumda Fransız ırkçı-faşist parti Ulusal Cephe’den 7, Belçika’nın Vlaams Belang (Flaman Menfaati) partisinden 3, beş Romen, iki İngiliz, bir Bulgar, bir Avusturyalı ve bir İtalyan bulunuyor.
Grup içerisinde Faransız faşistlerinden Jean-Marie
Le Pen ve kızı Marine Le Pen’nin ağırlığı, İtalyan faşist Musollini’nin kızının katılımıyla da, tarihte kanlı geçmişe sahip simgelerin daha fazla sivrilmesini getirdi.
Irkçılığın toplumsal tabanı
Bu faşist grubun
“Bürokratik ve tek bir Avrupa’ya, bir Süper-Avrupa Devleti ve göç politikasına karşı mücadele ediyoruz” açıklaması, ırkçılığın toplumsal taban ve temasının da neyin üzerine oturacağını ele veriyor.
AB Anayasası, genişleme, göç politikası gibi işçi ve emekçilerin yaşamını cendere altına alan politikalara karşı savaş maskesiyle, giderek artan yoksullaşmadan beslenerek insanların zihnini bulandıracak. Göçmen emekçiler, bu kesimler üzerinden, “günah keçisi” olarak hedef tahtasında daha fazla boy gösterecek.
AB iç gerilimi artacak
Avrupa Birliği’nin güç yoğunlaştırması ile
"‘Çekirdek’e dönmek mi, yoksa yeni üyelerin katılımı ile genişlemek mi?" iç tartışması daha keskin biçimlere bürünecek.
Geleneksel Fransa-Almanya ekseninin tüm yetkileri kendinde topladığı bir AB işleyişi oturtma girişimi, yeni üyelerin katılımı ve rakip emperyalist güçlerin (ABD) ittifak içerisindeki etki alanını genişletme çabası ile kapışma süreci keskinleşecek.
Böylece AB’nin geleceği tartışmaları daha fazla gündeme gelmiş olacak. Azami kar ve azami kan kavgasının bir biçimi olarak devreye giren bu gerilim aslında bir geleceksizlik karabasanınında önünü açacak.