Yaşanacak Dünya: Çözüm sınıfsal duruş, örgütlenme ve ısrarlı mücadelede...
Strasbourg kentinde bölge kitle örgütleri tarafından, 25 Nisan 2007 tarihinde yapılacak Fransa Cumhurbaşkınlığı seçimleri üzerine bir panel yapıldı.
100 kişinin katıldığı panele, Yaşanacak Dünya Gazetesi, EKM, Tohum Gençlik Evi, Kürt Evi, DDİF ve Alevi Kültür Birliği katıldı. Paneli Yol TV yönetti.
Açılış konuşmasının ardından, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin işleyişine ilişkin teknik bilgiler Ali Başaran tarafından aktarıldı.
Ardından sırasıyla kitle örgütleri, seçimlere ilişkin görüşlerini ifade ettiler.
Panelin genel ekseni, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hedefe konulan göçmenler, biz bu seçimler sürecinde ne yapmalıyız, göçmenlere uygulanan seçme seçilme engeli oldu.
Fransa Cumhurbaşkanlığı'na en yakın adaylar olarak bilinen Sarkozy ve Royal'in birbirine yakın bir seçim politikası izlediği ortak kanı olark konuldu.
Diğer taraftan programlarında işçi ve emekçilerin taleplerine yer veren, Komünist Parti lCR, köylü lideri olarak bilinen Jose Bove vb.'lerinin desteklenebileceği çakinceyle belirtildi.
Çünkü bu partilerin desteklenmesi durumunda kullanılacak oyların 2. tur seçimlerinde daha önceki seçimde olduğu gibi, Sarkozy'ye karşı Royal'e yedeklenebileceği ifade edildi.
Panelde söz alan Yaşanacak Dünya Gazetesi temsilcisi, Fransa seçimleri üzerine şunları söyledi:
AB'nin yeniden yapılanma süreciyle ilişkili gelişen Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Kısa bir süre önce halk oylamasına sunulan, Belçika ve Fransa halkının barikatına takılan Avrupa Anayasası'nın kimi temel maddeleri seçim sürecinin esas politikası olarak karşımıza çıkmıştır.
Yeni göç yasaları, yeni uluslararası ilişkiler, hizmet söktörlerinde "reformlar", Anti-Terör Yasası, vb. Sarkozi ve Royal'in seçim programlarına damgasını vuran bu maddeler.
Birinde sert ve açık biçimde ifade edilirken, diğerinde daha yumuşak bir üslup ve yavarlanmış bir biçimde ifade edilmiştir.
Yeni sürecin radikal geçişi için kitlelerin desteğine ihtihaç duyan Fransa seçim sürecinde, Fransa halkı üzerinde yoğun bir propaganda ve manipülasyon uyguluyor.
Bütün kötülüklerin anası olarak göçmenleri gösterip gerici-faşist, ırkçı söylemlerle, artan işsizlik, yoksulluk gelecek kaygısı taşıyan kitlelerin yönü ırkçılıkla çiziliyor. Fransa burjuvazisi seçim süreciyle kitlelerin bilincini bulandırmaya bütün kötüklerin anası olarak göçmenleri gösterip hedef şaşırtmaya çalışıyor.
Herşey daha güçlü bir Fransa için diyerek yeni bir AB milliyetçiliği geliştirmek istiyor, kitleler yeni dönemin politikalarına yedeklenmeye zorlanıyor,
Biz ne yapmalıyız elbetteki Ab seçimlerini türkiye gibi düşünmeliyiz fakat emperyalist güçlerin yeniden yapılanma sürecinde artık eskisi gibi bir işleyişin de olmayacağını görmek ve çok fazlada birşey beklemek gerekiyor.
Çözüm sınıfsal duruşumuzda, örgütlenmede, ısrarlı mücadelede... Bugün hala devam eden, kendilerine Don Kişot Çocukları adını veren evsizler, kar-kış demeksizin çadırlarda yaşama eylemi yapıyorlar. Bu ısrarlı eylemlerinin sonucu Meclis evsizlerin ev sorununu çözme kararı almak zorunda kaldı. Partiler, konut sorununu seçim programlarının içine almak zorunda kaldılar.
Yine CPE yasası öğrencilerin ısrarlı inatçı eylemleriyle Meclis'in gündemine sokulup geri çekilmesi vb. örneklerde olduğu gibi, çözüm bizlerin ısrarlı mücadelesindedir.