Adalet Bakanı Cemil Çiçek bir gazeteye verdiği demecinde, "301. madde tartışmalarında Türk aydınının ne kadar iki-yüzlü ve çoğunun omurgasız olduğunu gördüm" dedi. Konuyla ilgili ÇHD açıklamasını yayınlıyoruz:
Adalet Bakanı Cemil Çiçek "Türk aydını"na hakaret etti.
"Türk aydını"na hakaret 3001'e girer mi?
"Türk Milletine" veya "Türklüğe hakaret" yasak da "Türk aydını"na hakaret serbest mi?
Asıl ikiyüzlülük bu çelişkide kendini ele veriyor. Türklüğü, Türk Milletini koruma bahanesi arkasında toplumsal muhalefeti ve kendinden olmayan herkesi susturma niyeti yatıyor.
İnsanların ulusal, ırksal, dinsel, kültürel aidiyetlerinin eşitliğini, hak ve özgürlüklerini reddeden, birini diğerine üstün kılmaya çalışan gerici faşizan zihniyetin aydınlara tahammülsüzlüğü onun tarihsel geleneğidir.
301'e karşı aydın tepkisinin gerekçeleri karşısında köşeye sıkışan Adalet Bakanı bu tarihsel geleneğe sarılmıştır. Tıpkı Kenan Evren gibi. Tek eksiği aydınları toplu yargılatamaması. Onu da bugünkü konjonktürde gücü yetmediği için yapamıyor.
Ona verilecek en iyi yanıt aydın duyarlılığının Hrant Dink'in cenazesinde olduğu gibi kitleselleşmesidir.
27.02.2007
Çağdaş Hukukçular Derneği
Genel Yönetim Kurulu
adına 2. başkan
Av. Kazım Bayraktar