Karanlığa mahkum edildiler!

KADIN
Perşembe, 1 Mart 2007 (19 yıl 3 ay önce)

Babadan kalma bir gecekonduda 39 yaşındaki Zeliha Esen ile lise birinci sınıfa giden kızı Asiye 2 yıldır elektiriksiz yaşamaya çalışıyor.

Onların ki sadece yoksunlaştırıldıklarımızın değil bir birimize yabancılaşmamızın da hikayesi...

Yaşadıklarının basıncıyla intihar tesebbüsünde bulunan Asiye bunları sınıfta sıra arkadaşıyla dahi paylaşamıyor.

Okuyacağınız gibi biraz da bu paylaşımsızlık sürüklüyor Asiye'yi intihara...

Biz nasıl bu hale geldik sorusunun cevaplarından birini de bulacaksınız okuduklarınız da...

"2 yıl öncesinin Zeliha ve Asiye'si değil onlar"... Yaşam koşulları kötüleştikçe birbirleriyle olan ilişkileri de benzer bir seyir izledi...

İnsanca bir yaşam ve topluma ise sadece elektiriğe, ekmeğe, eve, başka her hangi bir karşılayamadığımız ihtiyaca sahip olarak da ulaşamayız artık. Üzerimizdeki çürütme ve yozlaştırma saldırısı bu kadar boyutlanmış ve bu kadar işlemişken iliklerimize...

Evrensel gazetesinden aktardığımız Zeliha ve Asiye'nin öyküsü bizi anlatıyor. Ama bu bizim öykümüz değil. Nesnesi olduğumuz sürece de olmayacak.

Öznesi olacağımız bir öykünün ilk cümlelerini ise, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü mitinginde yazmaya başlamak bizim elimizde...


Emine Uyar/EVRENSEL

Trilyonlara varan elektrik borçlarıyla çalışmaya devam eden fabrikaların bulunduğu ülkemizde 2005 yılının başlarında kaçak elektrik kullandıkları iddiasıyla, TEDAŞ Karşıyaka İşletme Müdürlüğü tarafından elektrikleri kesilen Zeliha Esen ve kızı Asiye o tarihten bu yana elektrik olmadan yaşamlarını sürdürüyor.

Bayraklı Cengizhan Mahallesi’nde babasından kalan tek katlı gecekonduda oturan Zeliha Esen bir ev hanımı. Eşi vefat ettiği için yine babasından kalan 380 YTL aylıkla lise birinci sınıftaki kızını okutmaya çalışıyor.

MUM IŞIĞI İLE İKİ YIL


Çevredekilerin söylemiyle, ‘Kimseye zararları olmadan, kendi yağlarında kavrulurken’ sayaçlarının oldukça eskimiş olması nedeni ile sökülüp yerine yenisinin takılmasından sonra anne-kızın hayatı karardı. Eski saati inceleyen TEDAŞ yetkilileri, saatin içinden çıkan tahta parçalarını gerekçe göstererek kaçak elektrik kullanmaktan haklarında dava açdı.

Evlerinde mum ışığında görüştüğümüz 1968 doğumlu Zeliha Esen, yıllardır dışarıda bulunan sayacın üzerindeki tahta muhafazanın çürüyerek dağıldığını sayacın camının kırıldığını anlatıyor.

Evde inceleme yapan ve tüketim endekslerini inceleyen bilirkişi de kaçak elektrik kullanmadıkları yönünde rapor tutmuş ve haklarında açılan davadan beraat etmişler. Ancak TEDAŞ’ın bir üst mahkemeye yaptığı itiraz nedeniyle elektriksiz yaşamaya devam ediyorlar ve ülkemizdeki yargılamanın hızı nedeniyle bir süre daha karanlığa mahkum olarak yaşayacaklar.

BUNALIMA GİRDİ


Genç bir kız olan Asiye’nin, televizyon seyretmek, müzik dinlemek gibi en basit olanaklardan bile yoksun kalması psikolojisini bozdu. Utandığı için okuldaki arkadaşlarıyla yaşadıklarını paylaşamayan Asiye bunalıma girdi. Sık sık tuvalete gidip ağlayan Asiye bir gün kapılara camlara vurmaya başladı. Sıkıntısını soran rehber öğretmenlerine durumunu anlatdı. Üç hafta kadar önce de intihara kalkışan ve 42 tane hap yutan Asiye’nin midesi yıkandı.

Evde bir televizyon bir de buzdolabı olduğunu söyleyen Zeliha Esen, “Şofbenimiz bile yok, suyu tüpte ısıtıyoruz. Buzdolabı soğuk havalarda çalışmıyor. Sadece televizyon kalıyor geriye. On milyonluk faturayı ödeyemeyecek miyiz?” diyerek tepki gösteriyor. Dosyalarının sürekli geriye atıldığını belirterek ülkemizdeki yargılama sorunlarının mağduriyetlerini artırdığını ifade eden Esen, “Bir gün hakim gelmedi, bir gün savcı gelmedi. Yıllar geçti” diyor.

Sayacı koruyan tahta kabinin düşmesinden sonra sayacı okumaya gelen görevlilerin herhangi bir şey girmesin diye kendi kağıtlarını yapıştırdığını anlatan Esen, “Çalışıyor böyle dursun kullan dediler. Ben de öyle kullanıyordum. Öyle kullanırken götürdüler” diyor.

Zeliha Esen’in yeğeni Havva Esen, “İki yıl önceki Asiye ile halam çok farklı. Birbirlerine olan tutumları değişti. Asabi olmaya başladılar. Asiye kendisini sürekli dışarıya atmaya çalışıyor” diyor.

Asiye de, “Derslerime çalışamıyorum. Geçen yıl kaldım. Bir insan televizyon izlemek için komşusuna kaç gün gidebilir? Evindeki bir ışık gibisi olmaz. Elektrik açılsın başka hiçbir şey istemiyorum. Derslerim de iyi olacak” diyor.

Zeliha ve Asiye bir an önce elektriklerinin verilerek insanca yaşayabilmelerinin sağlanmasını istiyor.