İbrahim Ethem Ulagay İlaç Fabrikası'nda fiili grev ve iş yerini terk etmeme eylemi 8. gününde hazin bir sona sürüklendi.
Görüştüğümüz işçiler sık sık bizi "olumsuz yansıtmayın" diyerek uyarır ve bunun kaygısını taşırken direniş hiçte haketmediği bir şekilde sona erdi.
Dün sabah 8:30 sularında başta insan kaynakları olmak üzere müdürler işçilerle görüşmeye geldiler.
"Bir hata yapıldı, iş başı yapın, atılan işçilerin geri alınması için herşeyi yapacağız" gevelemelerini tekrarlayıp duran müdürler, oldukça acıklı bir poza bürünmüşlerdi.
İşçiler, müdürler karşısında dik bir duruş aldılar. Bugüne kadar nerede olduklarını sorup, onlara güvenmediklerini belirterek, kendileriyle değil sendikayla görüşmelerini söylediler.
İşçilerin deyimiyle yarvarır bir halde olan müdürler ise çok sayıda işçinin çıkarılacağı duyumunu aldıklarını alttan bir tehditle dile getirdiler.
Öğlene doğru ellerinde dün çıkarılan işçilerin fabrikayı terk etmesine yönelik kaymakamlıktan aldıkları bir yazıyla polisler geldi.
Polislerin tehdit ve müdahalesine izin vermeyen işçiler, çıkarılan arkadaşlarını fabrika bahçesinde yaptıkları uzun sayılabilecek bir eylemle, direnişe fabrika dışında devam etmeleri için uğurladılar.
Daha sonra Petrol-İş İstanbul Şube Başkanı Reşat Tüysüz'le birlikte Bayer işçilerinin yaptığı ziyaret, direnişin havasından bir şey kaybetmediğini gösteriyordu.
Fakat dinlenmek için eve giden işçilerin geri dönmemesi fabrika bahçesinde bekleyen 70-80 kadar işçi de içten içe birşeylerin birikimine neden olmuştu.
Saat 17:00 sularında 109 işçinin daha işten çıkarıldığı söylentisi yayıldı.
Müdürler tek tek işçileri cep telefonlarından aramaya başladılar.
Bu arada yayılan başka bir söylenti 4 işçinin iş başı yaptığı üzerineydi.
8 işçi ortada yoktu ve direnişten kopmalar olmaya başlamıştı.
Ve tüm bunlar 8 günlük yorgunluk ve sendikacıların yarattığı boşlukla bileşerek işçilerin havasını birden bire değiştirdi.
İnsanlar bireysel tepkiler vermeye başladı. Bu sırada çevik kuvvet polislerinin fabrika bahçesine tekrar girerek psikolojik baskı yaratmasının da etkisiyle bir işçi sert bir şekilde su bidonuna vurdu.
Artık herşey çığrından çıkmıştı. Kadın işçiler bağırıyor, bayılanlar oluyordu. Derken büyük bir gürültüyle fabrika güvenliğinin camı aşağıya indi.
Kendinden geçen işçilere polis müdahale edemiyordu. Ortamı, fabrika güvenliği sakinleştirdi.
Ve işte tam bu esnada saat 20:00 sularında İtalyan'da dahil tüm müdürler aşağıya indiler.
Müdürler işçilerle yemekhanede toplantıya geçti. Sendikacıların tamamen acizleştiği ve müdahalede yetersiz kaldığı ortamda işçiler iş başı yapmaları konusunda ikna edildiler.
Fabrika yöneticileriyle sendikacılar arasında atılan işçilerin iş başı yapmasına yönelik görüşmeler devam ederken, sendika noktasında patronlar cephesinden yasal süreç bitmeden hiçbir şey yapılmayacağı ortaya konuldu.