Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla İstanbul'da bir çok eylem ve açıklama yapıldı.
İlk eylemi, Taksim Postanesi önünde toplanan KESK'li Kadınlar saat 11:00'de başlattılar.
KESK'li Kadınlar, 2006 8 Mart'ında başlatıkları "Eşitlik Haklarımızı ve Geleceğimizi İstiyoruz" kampanyasını Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başeşkioğlu'na gönderdikleri mektuplarla sonlandırdılar.
8 Mart 2006'da Nimet Çubukçu'yla bir görüşme yaptıklarını belirten KESK'li Kadınlar, Çubukçu'nun o görüşmede verdiği şu sözleri yerine getirmesini istediler:
• Ücretsiz doğum iznine ayrılan kadınların izinde geçen sürelerinin emeklilikten sayılması, emeklilik keseneğinin işveren tarafından karşılanması ve kademe ilerlemesinin kesintiye uğramaması.
• İş yerlerinde kreş ve çocuk bakım ünitelerinin açılması.
• Boşanmış ve çocuğu ile yaşayan kadınlara verilen çocuk yardımının günün ekonomik koşullarına göre düzenlenmesi ve kadınların aile yardımından yararlanmalarını sağlayacak düzenlemelerin yapılması
• Kamuda terfi ve yükselmede kadına yönelik ayrımcılığın ortadan kalkması.
Saat 11:15'de ise "Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü" pankartıyla BDSP'liler Galatasaray'daydı.
Kadınların yaşadığı tüm ezilmişlik ve baskıların kaynağının da; kadının toplumsal eşitliğinin ve özgürlüğünün önündeki en büyük engelin de kapatalizm olduğu vurgulanarak, gerçek kurtuluşun sosyalizmde olduğu belirtildi.
BDSP'liler en acil olarak nitelendirdikleri şu talepler etrafında mücadele çağrısı yaparak açıklamalarını noktaladılar:
• Çalışma yaşamındaki kuralsızlık son bulsun!
• Zorunlu mesailer kaldırılsın, gece çalışması yasaklansın, sigortasız çalışma engellensin!
• Tüm ev kadınları sigortalansın. Sigorta primleri devlet tarafından ödensin!
• Tüm emekçi semtlerinde ve işyerlerinde ücretsiz nitelikli kreşler açılsın!
• 8 Mart ücretli izin ve tatil günü ilan edilsin!
"Herkes Sussun Kadınlar Konuşsun" pankartıyla İstiklal Caddesi'nde bir yürüyüş düzenleyen Halkevci Kadınlar ise açıklamalarını Taksim Gezi Parkı'nda yaptılar.
"Bir gün gelecek bu ülkenin çocukları pis kanalizasyon sularında ölmeyecek" diyen Halkevci Kadınlar, açıklamalarında yoksulluk, ırkçılık ve gericiliğe karşı bir söylemi öne çıkardılar. Emperyalist saldırganlığın en korkunç yüzünü yaşayan kadınlara yönelik halkların kardeşliği sloganını vurguladılar.
"Emekçi Kadınlar Devrimi Büyütüyor", "Kadın Erkek El Ele Yürüyoruz Devrime", "Emekçi Kadınlar Zindanda Zindanlar Yıkılsın Tutsaklara Özgürlük" sloganlarıyla Taksim Tramvay Durağı'ndan bir yürüyüş başlatan Mücadele Birliği, yürüyüşün sonlandırıldığı Galatasaray'da bir basın açıklaması yaptı.
Kadın sorununun çözümünün toplumun diğer ezilen ve sömürülen kesimlerinin sorunlarının çözümünden bağımsız olmadığının vurgulandığı açıklamada, İkitelli Ayazma Mahallesi'nden emekçi kadınlar da söz aldılar.
Evlerin başlara yıkıldığı, çocukların ve eşyaların sokağa atıldığı, daha yıkılmayan evlerde ise elektirik ve suların kesilmesiyle beter bir sefaletin yaratıldığı Ayazma'dan gelen kadınlar yaptıkları konuşmalarla yokluk ve yoksulluğun en çok kadınları etkilediğini bir kez daha gözler önüne serdiler.
Yine Galatasaray'da toplanan DTP'li kadınlar ise 8 Mart'ın kadının özgürlük mücadelesinin meşalesi olduğunu vurguladılar. Demokratik Özgür Kadın Hareketi üyeleri daha sonra Galatasaray Postanesi'nden tutsak kadınlara mektup gönderdiler.