Tayfun da kanalizasyonda boğuldu. Bu bilinçli sürek avının son kurbanı oldu...
İstanbul, Kocaeli, Ağrı, Ankara, İzmir, Adana, Mersin.....
Kapitalist sömürü yalnızca fabrikaları, atölyeleri ve sanayi siteleri ile yayılıp yaşamların derinliklerine sızmıyor.
Yoksulluk ve yoksunluklar girdaplaşarak içine çektiği proletaryayı aileleriyle birlikte yokediyor.
Öyle kaza, ihmal, dikkatsizlik vb. teraneleriyle üstü örtülemez hale gelen bilinçli bir sürek avının konusu, kurbanları, avları olarak biçilen kaderin peşinden sürükleniyor işçiler.
Ama bu kadar da değil örgütsüzlüğün bedeli. Suskunluk ve teslimiyetin sonucu çocuklarının, çocuklarımızın kopartılıp alınması yaşamdan.
Daha kaç gün geçti, taşeron soysuzluğunun üç kuruş için açık bıraktığı rögardan denize sürüklenen Dilara'nın cesedine ağıtlar yakılalı.
İkiyüzlü burjuva politikacıların, devlet erbabının, gazete ve televizyonların sahtekarca kükremeleri, uyuttukları işçilerin sayısı kadar değerli. İşçilerin ise bir rögar kapağı kadar değeri yok.
Adana'nın Yüreğir İlçesine bağlı Doğankent Beldesi Cumhuriyet Mahallesi’nde sızıntı yapan kanalizasyon şebekesinin onarılması için açılan çukur, çevresinde oynayan 6 yaşındaki Tayfun Kuzu'yu yuttu. Olayı gören çevredeki gençler tarafından çıkartılıp hastahaneye kaldırıldıysa da kurtarılamadı.
Her zamanki gibi sorumluluğu “vatandaş”a atan ASKİ hiçbir bedel ödemeyecek.
Denetimi yapmayan, her kafasına esenin foseptik kazıktırdığı, taşeron soysuzluğunun rögar kapaklarını kaldırıp yoluna gittiği ve tüm bunlarla bebelerimizin canlarına kıyıldığı Türkiye'nin işçileri olarak ustabaşının, şefin, müdürün, patronun iki dudağı arasına teslim ettiğimiz iradenin bize başka türlü dönmesi olası değil.
Artık çocuklarımızın tabutlarını taşımak istemiyorsak hesap sormalıyız. Takipçi olmalıyız içimizden kopartılıp alınanların. Bize rögar kapağı kadar değer biçmeyenlere biz.......
Birer, ikişer ama, hergün bebelerimizi de yaşamdan kopartıp alan kapitalizme kaptıracak bir onurumuz kaldı elimizde.
Hesap sormazsak onu da kaybedecek, hiçleşeceğiz.
Geride kalan çocuklarımıza utançtan gayrı hiçbir şey bırakmayacağız.
Yalnızca katledilen bebelerimiz için değil, kendimiz ve gelecek nesillerimiz için hesap sormalıyız kapitalizmden.
Emeğin yumruğu, katillerin düzeni kapitalizmin beyninde patlamalı. Öyle kazaen falan değil sınıf kininin bilinciyle.