Salı, 13 Mart 2007 (19 yıl 7 ay önce)
Astım hastası olmasına rağmen narkoz verilince kalbi durdu.
Ameliyatta nefes borusu yerine yemek borusu kesildi.
Yemek borusu kesildiği için vücudunda iltihaplanma başladı.
13 ayda 9 kez ameliyat geçirdi.
80 kilo olarak girdiği hastaneden 9,5 ay sonra 40 kilo olarak çıkan Ülkü Çalıcıoğlu hayata veda etti.
SAĞLAM GİREN HASTA ÇIKAR HASTA GİREN ÖLÜR
Nefes darlığı şikayeti ile Adana Numune Araştırma ve Eğitim Hastanesi'ne kaldırılan astım hastası 39 yaşındaki Ülkü Çalıcıoğlu, tasarruf, kaynaksızlık, kadrosuzluk kıskacında boğulan, piyasalaştırılan, tekellerin kar alanına çevrilen sağlık sisteminin son kurbanı oldu.
Tam anlamıyla işkenceyle katldildi. 13 ayda 9 kez ameliyat geçirdi. 26 gün yoğun bakım, 35 saat narkoz ve 3 ay ses kısıklığı yaşadı, 5 ay süreyle ağızdan gıda alamadı. Vücudundan 4 kg iltihap çıkartıldı. Sırt kaburgaları alındı. 9,5 ay yattığı hastaneden 80 kilo girip 40 kilo çıkarak öldü.
NİTELİKSİZLİK, İHMAL, HATA....
İki çocuk annesi Çalıcıoğlu, burnunda kemik eğriliği tesbit edilince ameliyata alındı.
Astım hastası olduğu göz ardı edilerek narkoz verildi. Ameliyat sırasında kalbi durunca solunum yolunun açılması için entübe hortumu takıldı.
Ancak, hortum nefes borusu yerine yanlışlıkla yemek borusuna takıldı. Hastanın yemek borusunda yırtılmalar meydana gelirken yarım saatlik burun kemiği ameliyatı üç saat sonunda operasyon yapılmadan bitirildi.
Kulak burun boğaz servisinde bir gün, göğüs hastalıkları servisinde de iki gün yatırılan Ülkü Çalıcıoğlu, yalnız sıvı gıdalarla beslenmesi istenerek taburcu edildi.
Ülkü Çalıcıoğlu şöylendiği gibi sıvı gıdalar beslenmeye başladı. Fakat sıvı gıdalar, delinen yemek borusundan iç organlarına sızınca iltihaplanma başladı.
Sancıları artanıca, tekrar hastaneye kaldırıldı. Yemek ve soluk borusu arasında
"doğuştan bir açıklık olduğu" söylenerek evine gönderildi.
Rahatsızlığı artan Çalıcıoğlu'nun eşi Yavuz Selim Çalıcıoğlu, bu defa Yüreğir Başkent Hastanesi'ne sevk istedi. Başkent Hastanesi'ne kaldırılan Ülkü Çalıcıoğlu, yoğun bakım servisine yatırıldı.
Hastanın doktor hatası yüzünden yemek borusunun yırtıldığı, bu yüzden aldığı gıdaların göğüs boşluğuna inerek iltihaplanmaya sebep olduğu kaydedildi. Yaşama şansının çok az olduğu söylenen Ülkü Çalıcıoğlu, bir kez daha ameliyat masasına yattı.
9 saat süren ameliyatta hastadan 4 litre iltihap çıkarıldı. Tedavisi devam eden Çalıcıoğlu, bu arada bir kez daha ameliyat geçirdi. Akciğer zarı soyuldu; sırt kaburgaları alındı; yemek borusuna sonda, ince bağırsağa da beslenme hortumu açıldı.
Bunlarla kalmadı... Bir hafta sonra yemek borusuna takılan sondanın küçük olması sebebiyle akciğerde tükürük kaçağı tespit edildi, ameliyatla daha büyük bir sonda takıldı. Ancak yemek borusundaki delik kapanmayınca bir ameliyat daha yapıldı.
Akciğerindeki enfeksiyon ve kanama artınca 7 saatlik bir operasyon daha gerçekleştirildi. Kalın bağırsaktan yeni bir yemek borusu yapılınca, 5 ay sonra ilk kez ağızdan beslenebildi.
Bir süre sonra taburcu edilen Ülkü Çalıcıoğlu, akciğerindeki kanama sebebiyle bir daha ameliyata alındı. Toplam 13 ay boyunca 9 ameliyat geçiren, 26 gün yoğun bakımda kalan Çalıcıoğlu, 5 ay ağızdan gıda alamadı. 8 ay boyunca her gün akciğer röntgeni çekildi. 80 kilo olarak girdiği hastaneden 40 kilo olarak çıkan ve 9,5 ay hastanede yatan Ülkü Çalıcıoğlu, böyle katledildi.
İLK DEĞİL, SON OLMASI BİZE BAĞLI
Yavuz Selim Çalıcıoğlu, eşinin ölümünden sorumlu tuttuğu doktorlar hakkında suç duyurusunda bulundu.
Suç duyurusu üzerine bir soruşturma başlatıldı ama o soruşturmadan çıkacak hiçbir şey ne Ülkü'nün yaşamının ve çektiklerinin, ne yetim bırakılan 2 çocuğun, ne de sevenlerinin acılarının bedeli olamaz.
Gerçek sorumluların ise, yüzlercesi gibi Ülkü'den de haberi yok.
Ülkü'nün bedelini ödetmek ancak yeni Ülkülere izin vermemekle mümkündür.