Çocukları meşgul etmeli

Urfa Siverek'deki Mustafa Kemal Lisesi'nde, "Stresle mücadele odası" açıldı.

GENÇLİK
Cuma, 16 Mart 2007 (19 yıl 2 ay önce)

Odanın amacı: Öğrencileri şiddet ortamından uzak tutmak!..

Stres odasının fikir babası ilçe kaymakamı Seddar Yavuz. Kaymakam Yavuz, fikrin ortaya çıktığı kendi tabiri ile bilimsel süreci şöyle aktarıyor:

Öğrencilerin stresini nasıl atabilecekleri konusunda bir araştırma başlattık. Bununla ilgili bilimsel bir çalışma yaptık. Dedik ki "Acaba çocukların stresini nasıl engelleyebiliriz?" ve bir stres odası açmaya karar verdik!
Kaymakamın konuşmasının ardından bilimselliği su götürse de aslında bu bile ileri bir adım... Keza dün haberini yapmıştık, Trabzon'da çocuklar için cezaevi açıyorlar...

Kaymakamın devam eden açıklamaları, insanları uyutma amacı güden faşizmin 3 F'sine bir de stres odasının eklendiğini belirtir nitelikte.

Pilot okul olarak Mustafa Kemal Lisesi’ni seçtiklerini anlatan Yavuz, şöyle devam etti:
Günlük yaşam hepimizin yaşantısında stres oluşturuyor. Özellikle gençlerimiz, delikanlılarımız enerjilerini boşaltacak pozitif yollar bulmakta güçlük çekiyorlar. Bununla birlikte stres oluşuyor.

Şimdi malumunuz olduğu üzere Türkiye’de bütün okullarda şiddet gündemde ve tartışılıyor; nasıl çözülebilir diye. Ben şöyle düşünüyorum. Çocuklarımızı meşgul etmemiz lazım. Çocuklarımızı sadece okula git, okuldan gel, ders başarın nedir diye sorduğumuzda, bu ciddi bir stres kaynağı yaratıyor.

Genç bir nüfusuz, gelecek kaygısı var. Dolayısıyla okulları sevdirmemiz lazım. Bir oda tespit ettik. Duvarlarını ses geçirmeyecek şekilde izole ettik. İçerisine karaoke cihazı, sprey boyaları ve boks torbası koyduk. Amacımız öğrencilerimizin streslerini yenmek, yenmelerine yardımcı olmak. Ben bu odanın faydalı olacağına inanıyorum.
Odanın açılışına ilçe kaymakamı dışında kentin Valisi de katıldı. Fotoğrafta gördüğünüz üzere Urfa Valisi Yusuf Yavaşcan açılışta kum torbasını yumruklayarak öğrencilere örnek oldu.

ŞARKI SÖYLÜYORUZ


Öğrencilerin konuyla ilgili açıklamaları ise hem sorunun kaynağını belirtiyor hem de çözümün bir odaya sığamayacağına ışık tutuyor:
Kesinlikle çok hoş bir şey. Gün boyu derslerden bunalıyoruz, sıkılıyoruz. Buraya gelip kendimizi ifade ediyoruz. Şarkı söylüyoruz. Duvarlara sevdiklerimizin isimlerini, ya da sevdiğimiz sözler yazıyoruz. Kum torbasını yumruklayıp enerjisini boşaltan arkadaşlarımız var. Gerçekten güzel bir uygulama. Umarız, en kısa sürede tüm okullarda benzer odalar açılır. Bu okullardaki şiddetin önüne de geçecektir.
Bir oda yetmez! Bastırılan ihtiyaçlarımızın basıncını ötelemez bile; çok yönlü insani gelişimi sağlayamamanın sancılarını bir an için bile bastırmaz...

Şarkı söylemek, resim yapmak, sportif faaliyetlerde bulunmak, gerçekten sevmek istiyoruz...

Sanatın, sporun bir çok dalında birden profesyonelleşmek istiyoruz...

Bir at yarışının değil, gerçek bilimsel atılımların, organizasyonların içinde olmak istiyoruz...

Ne gelecek kaygısı içinde kıvranmak ne de paran kadar yaşamak istiyoruz...

Bunu söylüyor öğrencilerin konuşmaları... Bilince çıkmasa da bunu söylüyor...

Kavrayamasa da bunlara ulaşamamak bıçaklatıyor yaşıtını, öğretmenini...

Şunu da söylemeli, biz artık avutulmak istemiyoruz...

Kapitalizmin bize verip verebileceği kırıntılardan ve sınıf atlama hayalinden başka bir şey değildir.

Kaygılarımızı, özlemlerimizi, ihtiyaçlarımızı, kahrımızı bir birimize katalım...

Ortaklaşan özlemlerimizden umutlar devşirerim...

Ve umutsuzluğu, en başta kendimize dair umutsuzluğu gelecek güzel günlere bırakalım...

Bugün en az ihtiyaç duyduğumuz şeydir umutsuzluk...

Onların deşarj odalarına ihtiyacımız yok! Biz resim yapmak için dünyanın bütün renklerini istiyoruz...