Gazi direnişinin ikinci cephesi 1 Mayıs Mahallesi'nde, 15 Mart yine sokaklarda karşılandı.
Pir Sultan Abdal Derneği'nde toplanan kitle buradan kortej oluşturarak yürüyüşün başlatılacağı mahalle girişine gitti.
Bu kortejli gidiş mahalle emekçilerine yönelik bir eylem çağrısı olarak yankılandı. Kitle ilerledikçe sayısı da artıyordu.
Mahallenin girişinde yeniden kortej düzeni alınarak, Hakan Çabuk, İsmail Baltacı, Genco Demir, İsmihan Yüksel, Hasan Puyan ve Yaşar Aydın'ın, 15 Mart Şehitlerinin vuruldukları yere doğru tekrar yürüyüşe geçildi.
Ortak pankartların açıldığı eylemde ölümsüzlerin resimlerinin yer aldığı pankartlar ve aileler en öndeydi.
Diğer iki pankartta ise Gazi ve 1 Mayıs şehitleri ile Beyazıt ve Halepçe katliamlarının unutturulmayacağı yazıyordu.
Sık sık "Gazi / 1 Mayıs Şehitleri Ölümsüzdür", "Gazi'nin / 1 Mayıs'ın Hesabını Soracağız", "Bedel Ödedik Bedel Ödeteceğiz", "Katil Devlet Hesap Verecek", "Katil Polis 1 Mayıs'dan Defol", "Dün Halepçe Bugün İmralı Zehirlenen Halklarımızdır", "Yaşasın Halkların Kardeşliği" sloganları atıldı.
30 Ağustos Kız Meslek Lisesi'nin önüne gelindiğinde saygı duruşuna geçildi. Daha sonra ise basın açıklaması okundu.
Basın açıklamasında, katliamların planlayıcı ve uygulayıcısının devletin kendisi olduğu net bir şekilde vurgulandı.
Gazi ve 1 Mayıs'ta Maraş, Çorum, Sivas gibi bir katliama imza atılmak istendiği ama direnişe çarpıldığı belirtildi.
Hrant Dink cinayetiyle devletin katliam politikalarının devam ettiği vurgulanırken, yeni katliamların önüne geçilmesinin, bedel ödenerek yaratılan direniş geleneğinin yaşatılmasına bağlı olduğu söylendi.

Basın açıklamasının ardından Genco Demir'in kızları tarafından şiir okundu. Şehit çocuklarının öfkesinden akıllara şu iki dize çakıldı: "Kopardılar seni bu/ bize öçtür".
Anaların şehitlerin vurdukları yere karanfiller bırakmasının ardından eylem "Anaların Öfkesi Katilleri Boğacak" sloganıyla son buldu.
Gazi ve 1 Mayıs daha bitmemiş bir direniş güncesinin altın yaldızlı iki sayfasıdır.
Faşizm ölüm ister! Ölümü gözünde küçültenlerin bilinciyle dize getireceğiz onu...