Onların şatafatlı sofralarında hep sömürüyle elde edilen işçi eti ve kanı vardı.
Gazete manşetleri Kadir Has'ın ölümünü üzüntüyle duyurdular. Öyle ya büyük yatırımcıydı ölen. Vakıflar, üniversiteler kurmuş, memlekete okullar açmıştı.
"Hayırsever" Kadir Has'ın öne çıkan özellikleri sadece bunlar olsaydı belki görmezden gelebilir, nedir bu istiflenmiş banknotların hikmeti diye kafa yormayabilirdik.
Hadi daha açık konuşalım, üstümüze de
alınmayabilir, böylece sinirlerimizi bozmayabilirdik.
Fakat, emperyalizmin işbirlikçisi bu Has burjuvanın "fabrikaları"nda, işçilerin emek güçlerinin vahşi sömürüsüyle biriktirilen "değer"in işçi sınıfına cop, kurşun, bomba, işkence, zindan olarak döndürüldüğünü unutmak mümkün mü?
Mercedes Benz, Coca Cola, Pe-re-ja, Elvan vs. daha bir sürü şirketin temeli atılırken ABD emperyalizminin gönülden işbirlikçisi Kadir Has'ın Coca Cola'da sokağa atılan işçiler direnişe geçtiğinde, polis ve askerlerin direnişçi işçilere saldırısını Maun koltuğunda seyredişini ballandırarak anlatmasını unutabilir miyiz?
1979 Mart'ında Coca Cola'da işe girdiğimiz gün, işçileri fabrikanın bahçesinde toplayan Has, temsilcisi müdür ve yanındaki Madam Elvan, işçileri (öyle umursamaz, basbayağı aşağılayarak) seyrederken, bu şirketin nasıl hakiki Türk malı olduğuna işçileri ikna etmeye çalışıyordu.
Daha 6 ay geçmeden "hayırsever" Kadir Has bir lokma ekmek için direnen işçilere bu sefer polis copuyla saldıracaktı.
Azılı işçi düşmanı, işbirlikçi Kadir Has bütün şirketlerinde sarı sendikaların önünü açarak hak ve iş isteyenlerin karşısına satın aldığı işçileri çıkartıp kardeş kavgaları yaratmakla ünlüdür. Mercedes fabrikasında MİSK'e bağlı faşist çeteyi bizzat o davet etmiştir.
Kadir Has ellerindeki işçilerin kanıyla gitti bu dünyadan. Onların şatafatlı sofralarında hep sömürüyle elde edilen işçi eti ve kanı vardı.
Senin bu ülke toprakalarını ve yaratıcı işçilerini bir halı gibi kanlı ayaklarının altına sermekle övündüğün Coca Cola'nın halklara kurşun sıkarak ve katlettikçe varolan ABD emperyalizminin en bilinen sembolü olduğunu nasıl unuturuz ki?
Hani şu kanın, vahşetin, yağmur gibi yağan kurşunların, bombaların gözümüze sokulduğu Vietnam'da ABD "kahramanlığının" anlatıldığı filmler vardır. İşte o filmlerde, işgalci ordunun küçük ya da büyük her "başarısından" sonra açılan şişelerin üzerinde yazan Coca Cola'yı unutabilir miyiz?
Merak etme Kadir Has, seni de yaptıklarını da unutmak mümkün değil.
Ne seni ne de kimlerle birlikte emeğimizi, alınterimizi emerek nasıl büyüdüğünü, devasa bir tekel sahibi olduğunu unutmayacak ve asla bağışlamayacağız.
Asla rahat uyuyamayacaksın!