Mersin Serbest Bölgesi'nde sermayenin orman kanunları direnişte de kendini gösteriyor.
"Serbest sömürüye son" diyerek direnişe geçen Mersin Serbest Bölge işçilerine patron adamları bıçakla saldırdı.
Türlü yalan ve demogojilerle eylemin bütünlüğünü parçalamak için patronlar, kendi fabrikalarında çalışan işçilere ayrı ayrı çağrılar gönderdiler.
İşçilerin bir bölümü, tek tek patronları muhatap kabul etmeyeceklerini, ortak taleplerinin kabul edildiği kayıt altına alınmadıkça ortak direnişi sürdüreceklerini belirttiler.
Ancak patronların çağrıları üzerine görüşmeye giden işçi grupları da oldu. Görüşmeye giden işçiler sermayenin gerçek yüzüne bir kez daha tanık oldular.
Dün sabah 150 Merkom işçisi patronun "Gelin görüşelim" talebi üzerine fabrikaya gittiler.
Merkom patronunun adamları ile ustabaşılar görüşmeye gelen işçilere, tehdit ve hakaretler savurdular, bıçaklarla da saldırdılar. Saldırıda bir işçi yaralandı.
Bunun üzerine 150 işçi tekrar direniş alanına geri döndüler.
Benzer bir saldırıya yine görüşmeye giden 16 Doğa Tekstil işçisi de muhatap oldu.
Tek tek patronlarla yapacakları görüşmeye bel bağlayıp direniş alanından ayrılan işçiler, direniş alanındaki işçilerden de tepki gördü. Direnişi bırakıp gittikleri için bunu hak ettiklerini söyleyenler bile oldu. Ortak direnişin bölünmesine ve zayıflatılmasına yol açabilecek bu tür tutumlara tepki ilk elde haklı görülebilirse de, hatalarını özdeneyimleriyle görüp direnişe dönen işçilerin sahiplenilmesi ve asıl tepkinin işçilere saldıran patron ve çetelerine yönlendirilmesi gerekiyor. Çünkü direnişi asıl zayıflatan bu tür patron saldırılarına gereken yanıtın verilerek direnişin ileri taşınmamasıdır.
Nitekim bazı işçilerin ve özellikle de temsilcilerin "Olay çıkmasın" korkusuyla saldırının üzerini örtme ve öfkeyi yatıştırma tutumları direnişi, "asgari direniş çizgisi"nde tutarak zayıflatıcı bir rol oynuyor.
Bunda, işçilerin direniş yerine gelen AKP'lilere tepki ve yuhlamalarına karşın direniş itfaiyecileri olarak alana doluşan CHP'li milletvekillerinin yaptıkları "görüşmeler"den, sendika bürokratlarından, reformist partilerden beklentiye girmeleri de önemli bir etken.