Pazartesi, 26 Mart 2007 (19 yıl 7 ay önce)
Nice aradan sonra sanatçılar eylemdeydi...
Atatürk Kültür Merkezi (AKM) çalışanları, tiyatro oyuncuları, bale ve opera sanatçıları ve meslek örgütlerinden yüzlerce kişi, AKM ve Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin yıkılması kararını sanatlarıyla protesto etti.
Eylemli sanatın sahnesi salonlara değil, işçi ve emekçilere yasaklı meydana kuruldu.
IMF için AKM yıkılıyor
IMF yaşamlarımızdan sonra sanatta da bir yıkıma vesile oluyor!
IMF'nin 6-7 Ekim 2009'da Türkiye'de yapılması planlanan Guvernörler Toplantısı için AKM ve Muhsin Ertuğrul Sahnesi yıkılarak kongre merkezi inşa edilmek isteniyor.
Tiyatro'da tiyatrocular karar verir
Eylemde
"Sanatçımız sokağa çıkmalıdır", "AKM yıkılamaz", "Tiyatro emekçisi yalnız değildir", "Karanlığa hayır sanata evet" pankartları açıldı.
Devlet opera ve bale sanatçılarının aryalarıyla başlayan protesto gösterisinde, Ataol Behramoğlu şiir okudu; Hüsnü Şenlendirici, Orhan Şanlıer ve Cahit Berkay, Ah İstanbul ve Selvi Boylum Al Yazmalım şarkılarını seslendirdi; Emin İgüs de bağlamasıyla türkü söyledi.
14 meslek örgütü adına yapılan ortak açıklamada, Devlet Tiyatrosu Genel Müdürü Lemi Bilgin'in görevden alınmasının ardından özel tiyatrolara yapılan yardımın ortadan kaldırılması, İstanbul Şehir Tiyatroları'nın bilet fiyatlarının 1 lira, 50 kuruş gibi fiyatlara indirilmesi, özel tiyatroların turnelerde sembolik bir kira ödeyerek oynadığı devlete ait salonların kiralarının fahiş fiyatlara çıkarılması ve yasaklanan oyunlarının birbirini izleyen sorunlar olduğuna dikkat çekildi.
Neoliberal balyoz sanat üzerinde de salınırken açıklamada şöyle denildi:
"Amaç açıktır; ya siyasi iktidarın yani emperyalizmin dümen suyunda tiyatro yapılacak ya da gereği yapılacak. Yağma yok! Tiyatro başı dik, onurlu yoluna devam edecektir. Tiyatroda neyin ne yapılacağına tiyatrocular karar verir."
AKM İstanbul'da tek
AKM İstanbul'un tek opera, bale ve senfoni orkestrası merkezi. Ayrıca tiyatro, sinema ve sergi salonları da bulunuyor.
İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda rejisör olan Orhan Alkaya, yıkım kararının kentin merkezini kültürel alandan ticaret alanına doğru transfer etme çabalarının parçası olduğuna dikkat çekerek, bağımsız opera binası, tiyatro, bale salonları üretmek yerine var olanı yıkma yaklaşımının benimsenemeyeceğini dile getiriyor.
Sanatımız mücadelede ilerlesin
Özel tiyatrolara yardımın kesilmesi... Şehir Tiyatroları'nın bütçesinin katma bütçeden çıkartılıp genel bütçeye aktarılmasıyla özerkliğinin elinden alınması, belediyeye bağlı hale getirilmesi... Kürt tiyatrosu üzerinde iyiden iyiye yükseltilen faşist baskılar... Ve kültür merkezlerinin kongre turizmine kurban edilmesi...
Sanat üzerindeki neoliberal saldırının dozu artıyor... Sanatın ve sanatçının piyasa dolayımına terk edilmesiyle, işçi ve emekçilerin yozluğa gömülmesi sermaye tarafından eş zamanlı olarak işletiliyor.
Bu durum sınıfın kendi sanatını büyütmesi ihtiyacını çığlıklaştırılken, önümüzdeki 1 Mayıs ise sanatçıları mücadelelerini sınıfla birleştirmeye çağırıyor.