"Koç"ların değil bizim sanatımız

Sermayenin tiyatroya bakanı Koç, aryalı eylemin ardından sanatçılara yeniden saldırdı.

Çarşamba, 28 Mart 2007 (19 yıl 7 ay önce)

Atilla Koç, dün yanına "Ben böyle sanatın içine tükürürüm" sözünün sahibi Melih Gökçek'i de alarak basına şu demeci verdi:

"Yeni AKM yapılana kadar 2 sene sanat yapamayacak mıyız?" diyorlar. Bu mazeretleri çok hoşuma gitti. Ne kadar da düşkünlermiş sanat yapmaya. Onun için diziden vakit bulup sanat yapmıyorlar.
Uyuyan bakan daha öncede "bankamatik sanatçılar" hakaretinde bulunmuştu.

Mahir Günşiray, Sumru Yavrucuk ve Uğur Polat gibi on yılların tiyatro sanatçıları kendilerini, dizide de tiyatroda da oynadıklarını, her yıl en az iki oyunda birden rol aldıklarını hatırlatarak savundular.

Bakana en güzel cevabı ise, Amasya Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nda sahneye çıkan Semih Arslan ve Müslüm Bayram yaşamlarıyla veriyor.

Onlar geceleri sanatçı gündüzleri ise temizlik işçisi ve minibüs şoförü...

Kendilerini sanatçı olarak görmek ve geliştirmek bir yana, tiyatroculuğu bir meslek olarak dahi göremiyorlar.

Onlar için tiyatro bir hobi!.. Çünkü tiyatrodan para kazanamıyor, kendilerinin ve ailelerinin geçimlerini sağlayamıyorlar...

KAPİTALİZM PARÇALAR, İNSANI DA SANATI DA


Amasya Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nda geceleri sahneye çıkarak oyunculuk yeteneklerini sergileyen Semih Arslan, geçimini sağlayabilmek için gündüzleri minibüs şoförlüğü, Müslüm Bayram ise Belediye Temizlik İşleri'nde çöpçü olarak çalışıyor.

İşçi tiyatrocular18 yıldır şoförlük yaptığını belirten Semih Arslan, "Hobi olarak oyunculuk yapıyorum. Sayısız oyunlarda görev aldım, boş zamanlarımı değerlendiriyorum. Geçimimi şoförlükten sağlıyorum. Tiyatro ise çok sevdiğim bir uğraş" diyor.

Yaklaşık 4 yıldır Belediye Temizlik İşleri Müdürlüğü'nde temizlik görevlisi olarak çalıştığını kaydeden Müslüm Bayram ise şöyle konuşuyor:
13 yıldır Amasya Şehir Tiyatrosu'nda sahneye çıkıyorum. Tiyatroyu izleyenler ertesi gün sokakları temizlerken görünce çok şaşırıyorlar. Sanatla uğraşmak çok güzel bir duygu. Ama benim mesleğim bu. Bu işten para kazanıyorum. İkisini de bırakmayı düşünmüyorum.
Gündüz işlerini bitirdikten sonra akşam Kültür Merkezi Salonu'nda sahnelenen oyun için hazırlanan Semih Arslan ve Müslüm Bayram, 'Pusuda' ve 'Öç' isimli kısa oyunlarda sahne alıyor.

İşçi Semih ve Müslüm, kapitalizmin insanı alçaltan bataklığından dinlenme ve kendilerini yeniden üretme zamanından çalarak; ailelerine, çocuklarına zaman ayıramayarak kurtulmaya çalışıyorlar.

Bir sanatçı olarak kendilerini ve icra ettikleri sanatı geliştirmeleri meta ilişkilerinin duvarlarıyla düşünsel olarak dahi engelleniyor.

Kapitalizmde, ne insanın ne de sanatın bir değeri var.

Kapitalizmin meta ilişkilerinin ve liberallerin "en yüce değer emek" demogojisinin tam karşısında ise insanın ve toplumun dizginsiz gelişiminin sınırsız dünyası uzanıyor...

Süratle azaltacağız çalışma süresini, giderek yok edeceğiz... Kendimizin ve tüm toplumun en yüksek insanal gelisimi için bilimin ve sanatın önündeki tüm duvarları yıkacağız!..