Sınıfın çıkarları ortaktır!

Tez Koop-İş geçici işçilere kadro talebiyle bu sefer Türk-İş önünde eylem yaptı.

Perşembe, 29 Mart 2007 (19 yıl 6 ay önce)

Yaklaşık dört haftadır işyerlerinde kadro taleplerini dile getiren Tez Koop-İş İstanbul 2 No'lu Şube üyesi işçiler bu sefer eylemlerini soruna duyarsız kalan Türk-İş önüne taşıdılar.

Çoğunlukla üniversite yemekhane ve hastanelerinden gelerek eyleme katılan işçiler saat 15:00'da Gümüşsuyu'ndaki Türk-İş 1. Bölge Temsilciliği önünde toplandılar.

“4/B Değil Kadro İstiyoruz”, “Adaletsiz Kadro Piyesine Hayır”, “İşçi Memur Ayrımına Hayır” dövizlerini açan 50 işçi eylem boyunca “Kahrolsun Sendika Ağaları”, “Suskun Türk-İş İstemiyoruz”, “Susma Haykır 4/B'ye Hayır”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz” sloganlarını attı.

Rabia Özkaraca'nın okuduğu basın açıklamasında ise Türk-İş ve hükümet arasında yapılan görüşmeler sonucunda 215 bin geçici işçinin kadroya alınarak sorunlarının bugünlük çözüldüğü ancak 20 bin işçinin ise kadroya alınmadığı ve gözardı edildiği vurgulandı.

215 bin işçinin kadroya alınmış olmasına rağmen çıkacak 4/B yasasıyla birlikte kamu işletmelerine kadrolu işçi alınmayacağı sendikasız, toplu sözleşme hakkı olmayan, sosyal hakları bulunmayan ve kuru maaşa tabi işçilerin alınacağı, sendikaların ve işçilerin on yıllarca mücadele ederek elde ettiği kazanımların da bu yaratılan yeni istihdam modeliyle yok edileceği vurgulandı.

Bu yasanın çıkması halinde başta Türk-İş yöneticileri olmak üzere bütün genel merkez ve şube yöneticilerinin sorumlu olacağı belirtildi ve bürolarda çalışan işçilere de kadro verilmesi ve 4/B yasasının yeni çalışma biçimi olarak kabul edilmemesi talepleri dile getirildi.

Neoliberal saldırılar sonucunda özelleştirmeler, taşeronlaştırmalar, sözleşmeli, vekil ve geçici kadro uygulamaları ile kamu işyerlerinde işçi ve memur çalışan sayısı gün geçtikçe düştü, düşüyor.

Bu saldırı 4/B yasasıyla sınırlı olmadığı gibi bugünde başlamış değil. Kamu işçi sayısı, sendikal teslimiyetle birleşerek milyonlardan 320 binlere düşürüldü. Bunun yanında işçi sınıfı saflarında esnek, ağır yaşam ve çalışma koşullarına tabi çok geniş yeni bir kesim doğurdu. Taşeron, sözleşmeli, geçici, ücretli işçiler sınıfın bir sorunundan çok örgütlenmesi gereken içsel bir dinamiği haline geldi.

Bu dinamiğin örgütlenmesi ve ortak sorunlar etrafında birleşik mücadelin örülmesi sınıfa kimliğini ve hasretini çektiğimiz sınıf gücünü kazandıracaktır.

İşçi sınıfının farklı bölüklerinin birleşik eylem zemininde varoluşu geliştikçe aralarındaki ayrım ve farklar, ortak bir sınıfsal bilinç ve davranış yönünde azalıp silikleşecek, sermayenin karşısına birleşik bir sınıf tutumuyla dikilecektir.

Sınıfın bütünü çalışma koşulları itibariyle eşitlenirken yüzümüzü kazanacağımız geleceğe dönelim.