Cuma, 30 Mart 2007 (19 yıl 6 ay önce)
Polis, her fırsatta büroları basıp, haber malzemelerine el koyuyor. İlçede "haber kaynaklarına" yönelik son saldırılar şöyle:
- 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında, DTP 6 Mart'ta belediye binasında panel düzenledi. Polis "yasadışı örgütün propagandası yapılıp yapılmadığı"nı soruşturmak için savcılıktan DHA bürosundan gazetecilere ait görüntü ve haberlere el koyma izni istedi. İzin aynı gün verildi, büro aynı gün basıldı. Haber malzemelerine el konuldu.
- Benzer bir olay Newroz kutlamaları ardından da yapıldı. Polis kutlamalarda "PKK lehine slogan atıldığını bildiren ve görüntülerin etkinlikte kamera çekimi yapan Şırnak Haber ve DHA muhabiri Emin Bal'dan alınması"nı istedi. Beytüşşebap Cumhuriyet Savcısı Veli Karabacak, "arama yapılmasını ve elde edilen suç eşyalarına el konulması" iznini verdi. Büro basıldı, talan edildi.
- Kuzu Kırpma Kültür Sanat ve Yayla Şenlikleri Festivali'ni izleyen gazetecilerden Emin Bal'ın bürosuna Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince bir baskın daha düzenlendi. Baskında büro arandı ve ardından "mahkemede delil olarak kullanacakları" gerekçesiyle Bal'ın tüm kaset ve cd'lerine savcılık izniyle el konuldu.
- Sokak isimlerini değiştirdiği için Kaymakamın tepki gösterdiği Belediye Başkanı Faik Dursun bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısının ardından polis haberi izleyen gazetecilerin kasetlerine el koydu.
- İhlas Haber Ajansı (İHA) bölge muhabirliğini yapan Abdil Tekin, festival dönüşünde Beytüşşebap Alay Komutanlığı'na bağlı askerlerce arama noktasında durdurularak karakola götürüldü. Burada bir süre sorgulanan Tekin'in de kaset ve cd'lerine el konuldu.
POLİSLER SALDIRMIŞTI
Polisin her fırsatta bürosunu basıp malzemelerine el koyuduğu gazeteci Emin Bal, bir silahla yaralama olayını izlemek için 10 Ekim 2006 günü Adliye'ye gitmek isterken polisler tarafından darp edilmişti.
Adliye'ye giden Bal'a, M.B. adlı polis memuru,
"Kaldır o motoru oradan" dedi. Gazetecinin
"Ağabey, bir şey sorup çıkacağım" demesi üzerine polis Bal'ı kolundan tutup ittikten sonra,
"Bunu Emniyete alalım" diye talimat verdi.
Aynı polis tarafından Bal'a daha önce ajanlık teklif edilmişti. Polis
"Sen her tarafa girip çıkabiliyorsun, dışarıdaki bilgiler sana çok gelir" diyerek ajanlık teklif etti, buna karşı Bal,
"Ben gazeteciyim" diyerek karşı çıktığı için polisin tepkisini üzerine çekti.
Adliyedeki saldırının ardından, gazeteciye
altı günlük iş göremez raporu verilirken, Bal'ın kendisini dövdüğünü hem de bunu karakolda yaptığını iddia eden bir polise ise
yedi gün iş göremez raporu verildi.
Konuyla ilgili dava ise sürüyor.
KORUCULAR DA SALDIRMIŞTI
Beytüşşebap'taki Kumtik Dağı'na nöbet tutmak için giden geçici köy korucusu Şemsettin Kılıç, patika yolda yürürken mayına basarak ayağından ağır şekilde yaralandı. Kılıç, diğer korucuları telsizle ve silah atarak çağırırken, özel harekat timlerinden önce olay yerine giden halk, yaralıyı bir battaniyeye sararak ilçe merkezine getirdi.
Korucular o sırada kayıt yapan Emin Bal'a saldırarak fotoğraf filmini almaya çalıştılar. Saldırı sonucu, habercinin kamerası kullanılamaz hale geldi.
Bal'a silah çeken korucular, küfürler eşliğinde dipçiklerle dövdüler.
HABER KAYNAĞINA GİZLİLİK KAĞIT ÜZERİNDE
5187 Sayılı Basın Kanunu'nun 12. maddesi gazetecilere
"haber kaynaklarını açıklamama ve mahkemelerde tanıklık yapmama" hakkı veriyor.
Fakat bu hak sadece olağanüstü hallerin bölgesinde ve devrimci basına yönelik kağıt üzerinde kalmıyor:
Haber kaynağının gizliliğine yönelik saldırılar daha önce Mayıs 2006'da, Milliyet gazetesi Ankara muhabiri Tolga Şardan'ın "bilgisine başvurmak amacıyla" Emniyet Genel Müdürlüğü Müfettişlerince ifadeye çağrılmasıyla ve Hürriyet gazetesi muhabiri Sebati Karakurt'un, Kandil Dağı dönüşünde Ekim 2004'te gözaltına alınarak çektiği fotoğraflar istendiğinde gündeme gelmişti.
EMİN BAL: İTİBARSIZLAŞTIRIYORLAR
Emniyetin üst üste bürosunda arama yapması ve haber malzemelerine el koymasının kendisini çok tedirgin ettiğini açıklayan gazeteci Emin Bal, uygulamanın kendisini halkın gözünde itibarsızlaştırdığını ve insanların kendisinden çekinmelerine neden olduğunu söyledi.
Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polislerin istedikleri an savcılıktan karar çıkartabildiklerini belirten Bal, bu türden uygulamaların gazetecinin güvenilirliğine gölge düşürdüğünü açıkladı.
TİHV: YARGI GAZETECİLERİ "YARDIMCI" OLARAK GÖRÜYOR
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Beytüşşebap İlçesinde görev yapan gazetecilerin haber alma ve yayma özgürlüğüne saldırı niteliği taşıyan haber kaynağına yönelik tehditlere dikkat çekerek, yargının gazetecileri "yardımcı" olarak görmesinin, bu tür hak ihlallerine neden olduğunu açıkladı.
Devrimci, demokratik basına yönelik baskın ve tutuklama saldırıları, gazete kapatmalar, TMY ve 301 kıskacı geniş bir kesime yayılıyor.
Bu kabul edilemez bir konu ve mücadele hattıdır.
Fakat Emin Bal'ın dikkatleri çektiği itibarsızlaşma ve güvenilirliğin yitirilmesi noktasında özellikle metropoller için holding medyası emekçilerinin konuya özeleştirer olarak da bakması gerekiyor.