Avuçlar kapanınca yumruk olur!

Uğur Hülagü Gürdoğan, Polat İyit, Murat Dil, Hanım Baran, Salih Sevinel...

Pazartesi, 2 Nisan 2007 (19 yıl 6 ay önce)

Bu isimler kimimize çok tanıdık, kimimize ise çok yabancı. İsimler dünün bir avuç, bugünün yarım avuç gökyüzünden yani hapishanelerden...

Onlar tedavileri yapılmadığı için cezaevinde ölen/öldürülen devrimci tutsaklardı.

Kimisi işçiydi kimisi memur, öğrenci olan da vardı aralarında ev kadını olan da... Kimisi Türktü, kimisi Kürt, aralarında Lazlar da vardı, Arap, Çerkez, Ermeni... olanda.

Onlar, işçi sınıfı ve emekçilerin birer parçası, sınıf mücadelesinin birer sıra neferi, halkların kardeşliğini haykıran birer çığlıktılar.

Hanım Baran Newroz ateşini yakıyordu tüm bedenini saran kanser ateşiyle. Uğur kavga sloganlarını patlatıyordu kanayan ciğerinde 1 Mayıs'ı önden karşılarken ve, bir 1 Mayıs mitinginde kavgayı selamlar gibi havaya kalkmıştı Murat Dil'in sıkılı yumruğu ölmeden önce.

Bugün hücrelerde, yarım avuç gökyüzünde, tedavisi yapılmadığı için ölümle yüzyüze olan nice tutsak var.

Bunlardan en ağır durumda olanlar mesane kanseri ile boğuşan Erol Zavar ve şizofren tanısıyla tedavi bekleyen Mesut Deniz.

Onlar düşmana inat bir gün daha mücadelenin bir parçası olmak için yaşama tutunuyor, ölüme direniyorlar.

Ve gene bugün tutsaklar tek ve üç kişilik hücrelerde ağırlaşan tecrit koşullarına, yıllara varan görüş ve mektup yasaklarına rağmen mücadelelerini sürdürüyorlar.

“Avuçlar kapanınca yumruk olur” ve yumruklar gerçek anlamını 1 Mayıs'larda bulur.

Birlik, dayanışma ve mücadele gününde yarım avuçtakilerin de sesi, soluğu, yumruğu olmak için sokaklara, alanlara akıp gücümüzü göstermeliyiz.