Büyük Birlik Partisi, şovenist rüzgarı hem yükseltiyor hem de bu rüzgarı arkalayıp yol alıyor!
Hrant Dink cinayetinin kilit halkası olan tetikçi parti bir yandan sözde "imaj düzeltme" ve 14 Nisan mitingine "katılmama" gibi bir izlenim yaratma çabası içinde görünmeye çalışırken öte yandan bu şovenist hezeyanı sürdürme, kontrgerillanın ana üssü olabilme açılımlarını devam ettiriyor.
BBP'nin kontrgerilla tetikçisi genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu basına verdiği demeçlerde 14 Nisan için üniversitelerde sınavların ertelenmesini eleştiriyor, cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi BBP'nin herhangi bir eylemde bulunup bulunmayacağı yönlü bir soruyu ise "Başı sonu belli olmayan toplantılar içinde yokuz" diye yanıtlıyor.
Ne de olsa BBP, Hükümetin kendisine Trabzon İl Başkanını gözaltına alarak ve Hrant Dink cinayeti dosyalarını ucundan yeniden karıştırarak verdiği gözdağı mesajını almış görünüyor.
Diğer taraftan BBP bu mitingin altına imza atmasa da, hem bu mitingin içinde, hem de MHP'de aradığını bulamayan kafatasçıları kendi çatısı altında toplamanın hesaplarında...
BBP Ankara'daki 14 Nisan mitinginin hemen ertesi gününe olağanüstü kurultay koydu.
15 Nisan'da Ankara Atatürk Kapalı Spor Salonu'ndaki olağanüstü kurultaya "Milli İktidar Kurultayı" etiketi yapıştırıldı.
Şovenist yükselişi çatısı altında toplamaya uğraşan BBP basın üzerinden kurultaya yönelik, "BOP'un taşeronu olmama, AB kapılarında sorgulanmama" türünden faşist propaganda yürütüyor.
BBP kurultayda sözde "imaj düzeltme" çalışmaları kapsamında ismini ve logosunu da değiştirecek. Ne de olsa devir "cilalı imaj devri".
BBP ismini "Milliyetçi Türkiye Partisi" yaparken güllü logosu yerine ise Türk bayrağı yerleştiriyor.
O ırkçı faşist parti ve başındaki eli kanlı kadrolar CIA ile kolkola devrimcileri, işçileri ve emekçi halkı kurşunlamayı, linç etmeyi geçmişten bugüne iş edinmiş, Maraş, Çorum, 16 Mart, Sivas... katliamlarında yer almış bir cinayet şebekesidir.
Ve bugün de aynı işi yapmaya devam ediyorlar; daha dün Hrant Dink cinayetinin tetikçiliğini yaptılar.
Irkçı faşistlerin yapacağı -sokakta ya da salonda- her etkinlik yeni katliamların habercisidir.
Atacakları her adım, devrimci mücadeleye, sınıf savaşımına, özgürlük istemine karşı yeni bir saldırı, yeni bir duvar örme girişimidir.
Gerici-şovenizmin rüzgarına yelken açanların yelkenlerini, sınıf savaşımı ve devrimci 1 Mayıs rüzgarıyla söndürelim.