1 Mayıs’ta alanlara!

1 Mayıs emeğin bayramı: İsyanın ayak sesi, alanları döv! Yukarı, gururlu başlar dizisi!

Cumartesi, 7 Nisan 2007 (19 yıl 6 ay önce)

Biz işçi ve emekçiler 1 Mayıs‘ta alanlarda olmalıyız.

Çünkü 1 Mayıs, dünya işçi sınıfının patronların köleleri değil, emeğin özgürlük dünyasının savaşçıları olduklarını ilan ettikleri gündür.

İşyerlerinde patronlar için kar üretme günü değil, meydanlarda ücretli kölelik düzenine kafa tutma günüdür.

O büyük gün, tüm kıtalarda, dünyanın tüm ülkelerinde yüzbinlerce, milyonlarca sınıf kardeşimiz meydanlara akacak. Aynı talepleri onlarca ayrı dilden haykıracak. Biz dünyayı ayak sesleriyle inletecek bu büyük, bu onurlu işçi ordusunun Türkiye bölüğü olacağız. Bizim dilimizden de yankılanacak aynı talepler, sömürüsüz bir dünyaya duyduğumuz hasret. O dünyayı kazanmak için biz de bir kez daha ant içeceğiz.

1 Mayıs, geçmişimiz ve geleceğimiz!


Bundan 150 yıl önce, aşırı çalışmaya kafa tutmuştu kardeşlerimiz. Günde 14-16 saat çalışıp yine de it gibi aç ve çıplak bırakılmaya baş kaldırmışlardı. “8 saat çalışma, 8 saat uyku, 8 saat sosyal aktivite” istemişlerdi. Yani insanca yaşanacak zaman ve ücret istemişlerdi. Ve o ünlü, hala onurumuz olan “8 Saat Hareketi“ni başlatmışlardı. Amerika’dan başlayıp tüm dünyaya yayılmıştı talepler ve mücadele. Dünya işçi sınıfı patronlar için telef olmak yerine kendi sınıfsal çıkarları için senelerce dövüştü. Kanını ve canını verdi. Ama KAZANDI! 1 Mayıs, bunun için bizim bayramımız ve mücadele günümüzdür. 8 saatlik işgünü o militan mücadelelerin mirasıdır bize. Şimdi bu mirasa sahip çıkmak için bir kez daha doğrulmalıyız. 1 Mayıs’ı bir kez daha kazanmalıyız.

1 Mayıs, bugünümüz ve yarınımızdır. Çünkü bundan 150 yıl önce sınıf kardeşlerimiz sadece 8 saatlik işgününü kazanmadılar. Onlar aynı zamanda, sınıf olma bilincini de kazandılar. Ne kadar güçlü olduklarını gördüler. Bütün dünyayı her gün yenibaştan var edenin kendileri olduğunu gördüler. Birlik olurlarsa, örgütlenirlerse, nasıl yenilmez olduklarını gördüler.

Şimdi çok daha kalabalık saflarımız. Çok daha ileriyiz o günlerden. Olağanüstü olanaklara sahibiz. Şimdi de, uluslar arası işçi sınıfı ordusunun, o kolektif emekçinin büyük bir parçasıyız.

O halde yeniden doğrulma zamanı. O halde hızla örgütlenme, uluslar arası birliklerimizi kurma zamanı. O halde, ulus sınır tanımadan tüm dünyayı sömürü ve baskı altında inleten emperyalist kapitalizme, ücretli kölelik düzenine karşı, uluslar arası işçi sınıfı olarak hep bir ağızdan yanıt verme zamanı. O halde 1 MAYIS’TA ALANLARA!

1 Mayıs işçi sınıfı demektir; biz demektir!


1 Mayıs bizim günümüzdür. Bundan 30 yıl önce, 1977′de emeğin kalbinin attığı, her fabrikasından, her mahallesinden direniş ateşlerinin gözlendiği kavgamızın başkenti İstanbul’un Taksim Meydanı'nda 39 sınıf kardeşimiz katledildi. 1 Mayıs, katliamı; rezil bir korkaklıkla diz çökerek değil, fiili grevlerle, fabrika işgalleriyle, barikatlarda emeğin yumruğuyla cevaplayan Türkiye işçi sınıfının günüdür.

Bütün dünya işçileri kardeştir


Biz Fransızız, Amerikalı, Afrikalı, Çinli… Kara derili, kızıl derili, beyaz, çekik gözlü sarı tenliyiz. Biz Türküz ve Kürdüz. 1 Mayıs’ta tüm renklerimizle boyayacağız alanları. Türkiye’de okkalı bir cevap vereceğiz bizi bölmeye, düşman etmeye çalışanlara.

Biz işçi sınıfıyız, proletaryayız. Antiemperyalizmi kimselere bırakacak değiliz. Hele 12 Eylül’de darbe yapmak için bile ABD’den izin alan generallere hiç bırakmayacağız.

Darbeyi yapar yapmaz ilk iş sendikalarımızı kapatan, kazanılmış haklarımızı kazıyan, işçi önderlerimizi işkence ve cezaevlerinde çürüten general eskileri bizim düşmanımız emperyalistlerle savaşamaz.

Emekli olur olmaz, soluğu bizi iliklerimize kadar sömüren holdinglerin kapısında alan asker eskileri topladıkları faşist güruhlarla 14 Nisan’da Ankara’da miting yapacaklar.

Vatan elden gidiyormuş. Bu ülke, hayatının en utanç verici bağımlılık zincirlerine 12 Eylül’de vurulmadı mı? Daha dün Genelkurmay Başkanı Ortadoğu’daki icraatları için izin almaya koşa koşa ABD’ye gitmedi mi? Yalan söylüyorlar, bizi uyutmak, kendi peşlerine takmak istiyorlar.

Hele onların sarkık bıyıklı faşist beslemelerini, biz işçi direnişlerinde sopalarla üstümüze yürürken görmedik mi? Bizi vatan millet edebiyatıyla uyutmak ve bölmek istiyorlar. Bizi kürt kardeşlerimize düşman etmek, birbirimize düşürmek istiyorlar. İstiyorlar ki, biz birbirimizi yerken, onlar kanımızı içmeye devam etsinler.

Ülkeyi emperyalizmin ayakyoluna çevirip, ulusal onuru paspas yapanların Ankara mitingini başlarına çalalım. 1 Mayıs’ta emperyalizme karşı mücadele kimin işiymiş gösterelim onlara.

1 Mayıs enternasyonalisttir


1 Mayıs’ta hepbir ağızdan haykıracağız;

Hey, bizi hiçe sayan kapitalistler. Hey, bizi yoksaymanın ve yoketmenin alçak işbirlikçileri.

Görün bizi, duyun sloganlarımızı ve korkun gazabımızdan.

Korkun çünkü biz ne selalı çanlı yas tutmaya, ne de sazlı sözlü bayram eğlencesine yürüyoruz.

Biz başka alem için, kendi dünyamızı yaratmak için giriyoruz emeğin kurtuluşu kavgasının saflarına,

Duyun bizi, bu ayak sesleri daha dün kilitlendikleri atölyede diri diri yaktığınız 5 sınıf kardeşimizin acı, bizlerin sınıf kini yüklü adımlarımızdan geliyor.

Duyun bizi, bu sesler, bu bahar aylarındaki Çinli, Vietnamlı, Bangladeşli, Mısırlı, İranlı, Gineli, Zimbabweli, Avrupalı, Amerikalı işçilerin Kölece Çalışmaya Kölece Yaşamaya Karşı grev ve gösteri dalgalarından yükseliyor. Mersin Serbest Bölgede 2 bin işçinin direnişinden yükseliyor.
Görün bizi, kof bir insan yığını değiliz biz.

Bugün, emperyalist kapitalizme, ücretli köleliğe, neoliberalizm ve milliyetçiliğe, emperyalist savaş teyakkuzuna karşı tüm ülkelerden proleterlerin tepki ve çabalarının toplamıyız biz. Biz DÜNYA PROLETARYASIYIZ!

İşçi onurumuzla, dünya proletaryasının gücüyle, 1 Mayıs’ta alanlara!

Kölece Çalışmaya Kölece Yaşamaya Hayır! Herkese İş, Sağlık, Eğitim Güvencesi! 8 saatlik işgünü! İnsanca Yaşanacak Ücret, İnsanca Yaşanacak Zaman!

MGK- Kontrgerilla Dağıtılsın! ABD Ortadoğu’dan Defol! Kahrolsun emperyalist kapitalizm! Kahrolsun işbirlikçi burjuvazi! Emekçilere Özgürlük! Bağımsız Sosyalist Türkiye! Kürt Ulusuna Özgürlük! Bağımsız Sosyalist Kürdistan! Emekçi Kadınlara Özgürlük! Kadın Erkek İşçiler Elele Ücretli Köleliğe Karşı Mücadeleye!

Kahrolsun liberal ve milliyetçi sendika patronları! Öncü İşçi Kurullarında Birleşeceğiz! Yeni bir devrimci sendikal hareket yaratacağız! Yeni bir militan-sosyalist işçi kuşağı yaratacağız!

Dünyanın Bütün İşçileri Birleşin! Yaşasın Proletarya Enternasyonalizmi!


ALINTERİ