Eğitim-Sen: İnsanca yaşam

Bölgesel mitingler İzmir, Ankara, Diyarbakır, Adana, Trabzon ve Van’da gerçekleşti.

Pazar, 8 Nisan 2007 (19 yıl 6 ay önce)

İZMİR
Eğitim-Sen'in, "İnsanca Yaşam Demokratik Türkiye" adıyla yaptığı bölgesel mitinglerin Ege bölgesi ayağı 3 bini aşkın kişinin katılımla gerçekleştirildi.

Saat 13:30'da Bornova Stadyumu yanında toplanan kitle,
"Sözleşmeli değil kadrolu çalışma
Parasız eğitim, sağlık, sosyal güvenlik
İlksan tasfiye edilmeli
Gelir dağılımında adalet
İnsanca yaşanabilir ücret
Uzman, başöğretmen değil ücrette eşitlik
Özgür bilim demokratik üniversite
Demokratik, özgürlükçü anayasa
Yasaksız siyaset hakkı
Şiddete, savaşa, ırkçılığa, gericiliğe karşı
Barış, kardeşlik ve demokrasi için
YÜRÜYORUZ"

pankartının arkasında Cumhuriyet Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. Eğitim-Sen İzmir, Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Kuşadası, Ayvalık ve Çanakkale şubeleri mitingde yer aldı.

Eğitim Emekçileri Derneği İzmir Girişimi'de mitinge; "Sınavsız İş Güvenceli Kadro Hakkı İstiyoruz" pankartı, "Kölece Çalışmaya Kölece Yaşamaya Hayır", "KPSS'ye Hayır", "Diplomalı İşsiz Omayacağız", "Kahrolsun Ücretli Kölelik Düzeni", "İnsanca Yaşanacak Ücret İnsanca Yaşanacak Zaman İçin 1 MAYIS' ta Alanlara" dövizleri ile katıldı.

Eğitim-Sen kortejlerinin geçişi sırasında sloganlarla bekleyen Eğitim Emekçileri Derneği İzmir Girişimi, oldukça durgun yürüyen emekçi memurlar tarafından büyük bir ilgi ve destekle karşılandı. Özellikle atılan, "Kahrolsun Ücretli Kölelik Düzeni", "Yaşasın Genel Grev Genel Direniş" sloganlarına Eğitim-Senli emekçi memurlar büyük bir coşku ile katıldılar. Eğitim Emekçileri Derneği İzmir Girişimi kitlesinin canlılığı mitingin en dikkat çeken yönüydü.

Yaklaşık 1 saatlik yürüyüşün sonunda alana ulaşan kitle burada önce 1 dakikalık saygı duruşunda bulundu. Saygı duruşunun ardından Eğitim-Sen Merkezi Örgütlenme Sekreteri Ali Berberoğlu bir konuşma yaptı.

Konuşmasında sendikalarına yönelik saldırılardan, okullardaki paralı eğitim uygulamalarına, yozlaşmaya ve sendikacılara verilen hapis cezalarına değinen Berberoğlu sözlerini Milli Eğitim Bakanlığı'nın ek ders ücretlerine yönelik genelgesinin 1 hafta içinde geri çekilmemesi ya da buna yönelik bir adım atmaması halinde grev dahil her türlü demokratik mücadele aracını kullanacaklarını söyleyerek bitirdi.

Berberoğlu'nun ardından KESK Genel Sekreteri Abdurrahman Daşdemir sahneye çıktı. Daşdemir sözlerine 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanması konusunda KESK olarak irade beyanında bulunduklarını açıklayarak başladı. Ardından yapılan saldırılara değinen Daşdemir, bu saldırılara karşı kendilerine düşen görevi yapacaklarını her türlü mücadaleyi yürüteceklerini belirtti.

Konuşmacıların ardından miting Grup Umuda Ezgi ile sona erdi.

Kitle alana geldikten sonra oldukça dağınık ve sönük bir görüntü sergiledi. Son süreçte son sürat devam eden ekonomik ve kültürel saldırılar karşısında mevcut sendikal yapıdan pek bir beklentisi olmayan emekçi memurların dağınık duruşu bu durumun bir göstergesiyken özellikle yürüyüş esnasında Eğitim Emekçileri Derneği İzmir Girişimi'nin canlı duruşu ve sistemi hedefe çakan genel grev genel direniş vurgusu yapan sloganlarına coşkulu katılımları ve "helal olsun şu gençlere" yorumları bizler açısından önemli bir dinamiğe işaret ediyor.

ANKARA


Egitim-SenAnkara’ya 24 ilden gelen eğitim emekçileri Ankara Garı önünde bir araya geldi. Tren Garında başlayan yürüyüş Sıhhiye Meydanı'na kadar devam etti. Tüm kortejlerin Sıhhiye Meydanı’na gelmesinin ardından miting başlatıldı.

Açılış konuşması Eğitim-Sen Genel Sekreteri Emirali Şimşek tarafından yapıldı. Mitingde KESK Başkanı İsmail Hakkı Tombul ve TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı da birer konuşma yaptı. Yapılan konuşmaların ardındann Yel Müzik Grubu'nun kürsüden söylediği ezgilerin ardından eylem sonlandırıldı.

Eylemde üniversite öğrencilerine açılan soruşturmalar ve verilen cezalar “Yaşasın Eğitimci Öğrenci Dayanışması” sloganı ile protesto edildi ve öğrenciler sahiplenildi.

Ayrıca “İnsanca Yaşam Demokratik Türkiye Mücadelemizde Hüseyin Cebe’yi Yaşatacağız” pankartı miting boyunca Eğitim-Senliler tarafından taşınarak öğrencilerinin gözü önünde öldürülen Hüseyin Cebe’de anıldı.

Eylem özellikle yürüyüş sırasındaki suskunluğu ve coşkusuzluğu ile dikkat çekti.

EĞİTİM EMEKÇİLERİ DERNEĞİ BİLDİRİSİ


Güle Güle Hüseyin Cebe…

Eğitim Emekçileri DerneğiBizi yok sayanlar, emek mücadelesinin hangi noktasında durursak duralım imha edilmesi gereken unsurlar sayanlar, bugün senin kanına buladılar ellerini.

Üzgünüz, aynı zamanda öfkeli. Durgunuz aynı zamanda hırçın! Şair demiş ya “dövüşenler ölenlerin tutmaz yasını”. Umutluyuz tüm bu faşist cendere altında bile emeğin kurtuluşu mücadelesini inatla sürdürenlerin var olduğunu bilmekten ve gururluyuz henüz çiçeği burnunda olsa bile derneğimizle bu mücadelenin bir parçası olmaktan.

Daha altı ay bile olmadı kurulalı derneğimiz ama binlerce yıllık sınıf mücadelesi tarihinden süzülenler ışığında ilerlemekteyiz. Bu birikimin bize anlattığı çok kısa bir mesaj var: bugün ya sermayenin yanındasındır ya da emeğin. Hüseyin Cebe’nin katiliyle mesela AB’yi savunan ama çalışanlarının sigortalarını bile yatırmayan bir deshane patronunu yan yana düşünmek ne kadar zor değil mi? Ama ikisi de emeğin karşısında olduklarına göre kullandıkları yöntemin ne kadar vahşi olduğu neyi farklılaştırır ki. Emeğe karşı yöneltilen saldırılar, uyum yasalarından kurşunlara kadar çeşitli ve yoğunken, bize düşen emeğin saflarını her türlü geçirgenlikten de uzak, hiç bir bulanıklığı içinde barındırmayacak kadar net, sınıf eksenli ve sağlam örebilmektir. Bunun, bundan başka hiç bir çıkar yolu yoktur. Biz patronlardan ve müdürlerden minnet beklemeyen tüm emek güçleriyle ortak bir mücadele yürütebilmek ve Hüseyin Cebe’lerin inandıkları değerleri daha ileri götürebilmek için inatla ve kararlılıkla yürüyelim.

Eğitim Emekçileri Derneği