Eğitim-Sen'in Marmara bölge mitinginde Körfez Öğretmenevi grevcileriyle konuştuk:
"Ben Körfez Öğretmenevi'nin hem şef garsonuyum hem de işçi temsilcisiyim. 15 senedir öğretmenevinde çalışıyorum. Bizim sendikamızı tanımayıp, toplu sözleşme masasına oturmuyorlar. Bizde sendikamızla birlikte grev kararı aldık, greve çıktık. İlk defa Türkiye'de bir öğretmenevi greve çıkıyor, o da Körfez Öğretmenevi'dir. Bunu başaracağımıza inanıyoruz. Bugün grevimizin 17. günü."
İşçi, muhabirimizin uzattığı röportaj teybine konuşurken "başaracağız" derken tereddütsüz, "grevimizin 17. günü" derken gururluydu ...
"Hepimiz asgari ücretle çalışıyoruz. Taleplerimiz de pek fazla yüksek değil, sadece iş güvencemiz ve oturup sendikamızla anlaşınlar başka bir şey istemiyoruz."
Daha henüz herşeyi istedikleri bilince çıkmış değil. Örgütlü bir güç olarak kazanımları savunmak, kolektif olarak yeni haklar kazanmak, kazanılmış hakları kalıcılılaştırmak için sınıflaşmak... mücadele öğretiyor, öğretecek!
"Ben Kemal Küçük. 5 senedir Körfez Öğretmenevi'nde asgari ücretle çalışıyorum. Ne hikmetse AKP geldikten sonra bütün sosyal haklarımızı aldılar. Mesailerimizi vermemek üzere direndiler. Bizde bunlar için örgütlü bir şekilde mücadele ettik ve 8 ay önce sendikaya girdik. 8 aydır sendikayı oyalıyorlar ve bizi işçinin en son silahı olan greve kadar zorladılar. Bizde iş bırakıp greve çıktık. Bugünde buraya Körfez Eğitim-Sen'le beraber geldik. Mücadelemizde onlar da bizlen beraber, bizi destekliyorlar. Biz sınıf mücadelesini, işçi sınıfı mücadelesini veriyoruz."
İşçi eylem alanında sınıf kardeşlerinden aldığı güçle konuşuyor. Yalnız olmadığını belki ilk defa bu kadar net duyumsayarak... Ve 1 Mayıs gibi işçi sınıfının tarihsel ve kitlesel eylemlerinin genç işçilerin sınıf bilinci almasındaki rolünü dışa vurarak...
"Biz 17 kişi greve çıktık. Sadece 4 işçi dışarıda kaldı. Onlar da yeni gelen yönetimin kendi akrabalarından getirdiği işçilerdi onun için güvenemedik. Zaten greve de girmek istemediler.
Bizim 6 arkadaşımızın da çıkışlarını verdiler. Daha sonra AKP gençlik kollarından 3 kişi getirip işe soktular, müdürlerin akrabalarından da 2 kadın getirip işlerine devam ediyorlar. Bunlar grev kırıcılığı yapıyor, hukuksuzluk yapıyorlar. Yasalar hiçbir zaman bunların önüne çıkarılmadı.
Ben buradan Kocaeli'nde bulunan bütün duyarlı insanlara da sesleniyorum: Körfez Öğretmenevi'nde büyük bir haksızlık yapılıyor, meslek lisesinden gelen stajyer öğrencileri çalıştırıyorlar. Kocaeli'ndeki bütün işçi arkadaşların bizi desteklemesini istiyorum."
Mücadelenin ateşinden dostta düşmanda daha bir net görünüyor işçilere!.. Stajyer öğrencilerin grevci işçilerin karşısına çıkarılması ise, yeni bir uygulama olmasa da, öğrenci sendikasının ete kemiğe bürüneceği günlere olan hasreti büyütüyor...
Son sözü mücadele şurubundan içenlere bırakıyoruz:
"AKP kadrolaşmak için her türlü kanunsuzluğu, yolsuzluğu yapıyor, sıra bize de geldi. Ama biz direneceğiz, bunu sonuna kadar başarıcağımıza da inanıyorum."