Salı, 10 Nisan 2007 (19 yıl 1 hafta önce)
DEVRİMCİ PROLETER GENÇLİK
Boş sözlere aldanma; düşmanını tanı!
14 Nisan’da Ankara’da emekli generaller, işçilerin kanını içen patronlar, işçi taciri sendikalar, düzen partileri, bizlere kan kusturan üniversite yönetimleri, bilcümle faşist güruh tarafından “Cumhuriyet Mitingi” adı altında bir gösteri düzenlenecek. İşçilerin - emekçilerin ve biz öğrencilerin düşmanı ne kadar örgüt ve kurum varsa hepsi 14'ünde Ankara’da olacaklar. Dertleri ne?:
“Tam bağımsızlık, laiklik ve demokrasi”.
İnanma!
Biz bunları tanıyoruz ve zehirli sözlerine inanmıyoruz. Yıllar yılı bu ülkeyi emperyalizme bağımlı hale getirenler, şimdi de çıkmış emperyalizme karşı bağımsızlık nidaları çekiyorlar.
12 Eylül’den hemen önce ABD’ye koşup darbe izni alan yine aynı generaller değil miydi? Emperyalistlerin
“bizim çocuklar darbe yapmış” dedikleri de yine aynı paşalardı. Sözde bağımsızlık dertleri. Bu ülke hayatının en utanç verici bağımlılık zincirlerine 12 Eylül’de vurulmadı mı?
Generaller güruhu, darbeyi yapar yapmaz ilk iş sendikaları kapattılar, YÖK’ü kurdular, uluslararası emperyalist anlaşmaların yolunu düzdüler, baskı zulüm işkenceyle tüm bir toplumu sindirmeye çalıştılar. Kazanılmış haklarımızı gasp ettiler. İşte budur onların bağımsızlık ve demokrasileri. Biz askerlerin demokrasi anlayışını 12 Mart’tan, 12 Eylül’den, 28 Şubat’tan çok iyi biliriz. Laiklikmiş! Türkiye tarihinin hiçbir döneminde 12 Eylül dönemi kadar imam hatip açılmamıştır. Din dersleri de 12 Eylül'den sonra zorunlu olmadı mı ilköğretimlerde?
Asker eskileri emekli olur olmaz, soluğu bizi iliklerimize dek sömüren holding kapılarında almıyorlar mı? Daha geçtiğimiz ay Genelkurmay Başkanı Ortadoğu’daki icraatları için izin almaya koşa koşa ABD’ye gitmedi mi? Şimdi karşımıza geçip bağımsızlıktan, demokrasiden dem vurmalarına inanacak mıyız?
Ya düzen partilerine, işçileri satmaya doyamayan sendika ağalarına, her türlü özgürlüğün önüne soruşturmaları, polisi diken üniversite yönetimlerine ne demeli? Bizler antiemperyalist nitelikte herhangi bir eyleme katıldığımızda bizi soruşturmalarla okuldan atanlar, şimdi otobüs kaldırıyor sözde bağımsızlıkçı eylem için üniversitelerden. Kimin için? Bizim kendi öz çıkarlarımız için mi?
Emperyalizme yüzlerce bağla bağlanmış, ülkenin kaderini onların eline vermiş olan patronlar mı bağımsızlıkçı? En küçük bir harekette işçilerin karşısına polis diken patronların demokrasi mavalına mı inanacağız? Emperyalist burjuvaziyle kol kola girip fabrikalarda, sanayi havzalarında ve hatta günümüzde TEKNOKENT ve KOSGEB birimleriyle üniversitelerde, meslek liselerinde emeğimizi sömürerek kendilerine gelecek kurup bizim yaşamımızı ve geleceğimizi yok sayan onlar değil mi?
Ya sermayenin kapı kulu faşistlere ne diyeceğiz? “Vatanın” bir numaralı sahibi kesilen ülkücü tosuncukları, emperyalizme karşı herhangi bir eylem yaparken gören var mı? Ama ellerindeki satırlarla işçi direnişlerine, biz öğrencilere saldıran onlar değil mi? Emperyalizme karşı yapılan birçok eyleme ve hatta eyleme katıldığı için arkadaşlarımıza saldırıp yaralayan bu it sürüsü değil de kim?
Bu yalan dolana kanma!
Bu şarlatan sürüsünün sözlerine mi inanacağız? Dertleri başka. Bu sömürü düzeni sürsün diye, bizlerin sürgit köle kalmasını istiyorlar. Birbirimizi yiyelim diye bizi laik-müslüman, alevi-sünni, Kürt-Türk diye bölüyorlar. İstiyorlar ki, biz birbirimizi yerken onlar dünya nimetlerini tüketsinler.
“Yeter artık” diye karşılarına dikilmeyelim diye, kardeşlerimizi boğazlayalım istiyorlar.
Bizim onların safında yerimiz olamaz. Onlar, tüm gövdeleriyle halk düşmanıdırlar. Bu mitinge tek bir işçi, emekçi ve öğrenci gitmemeli, arkadaşını da göndermemelidir.
68'den bu yana bu topraklarda emperyalizme karşı mücadele edenler; biz öğrenciler, işçi sınıfı ve emekçilerdir. Gerisinin boş ve sahte olduğunu tarih gösteriyor bize. Bu zamandan sonra antiemperyalizmi kimselere de bırakacak değiliz.
İzin verme!
Ülkeyi emperyalizmin ayak yoluna çevirenlerin düzenlediği 14 Nisan mitingini başlarına çalalım. 1 Mayıs’ta emperyalizme karşı mücadele kimin işiymiş gösterelim onlara.
Kendi bayrağımız altında, kendi sınıf çıkarlarımız için asıl 1 Mayıs’ta alanlara!
Üniversiteler darbecilere alet edilemez!
Kahrolsun darbe işbirlikçisi rektörler grubu!
Kahrolsun faşizm, kahrolsun emperyalizm!
Yaşasın Bağımsız Sosyalist Türkiye!