Emniyet, BBP, linç, kontra...

Polis cinayeti zanlısı döktürdü: Emniyet sağolsun, adam da vurdum, bombayla da dolaştım

GÜNCEL
Salı, 10 Nisan 2007 (19 yıl 6 ay önce)

Gazi Üniversitesi'nde uzun saçlı diye bir öğrenciyi ayağından vurduktan sonra kendisini yakalamak için gelen Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde görevli Başkomiser Erkan Ataman'ı öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Tolunay Çiçek (Bostancı) hakkındaki davaya devam edildi.

Tolunay Çiçek, bilindiği gibi, Hrant Dink'i katleden faşist kontra çetesinin devletle bağlantı halkalarından birini oluşturan "abi" Erhan Tuncel benzeri bir kontra çetesi mensubu. O da devletin yönlendirmesindeki BBP'li kelle avcılarından biri. Ankara Emniyet Müdürlüğünden hemşehrisi olan bir başkomiserle bağlantılı çalışıyor. Şimdi hamisi olan ve muhbirliğini yaptığı bu başkomiseri öldürmekten yargılanıyor.

"SUÇLARIMI EMNİYET SAĞOLSUN GÖZ ARDI ETTİ"


Daha önce işlediği bir yaralama suçundan dolayı arandığını, ancak arandığı dönemde "BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın çalışma ofislerinde emniyet yetkilileriyle karşılaştığını fakat gözaltına alınmadığını" söyleyen Tolunay Çiçek, savunmasını şöyle sürdürdü:
1999 yılından tutuklanana kadar nüfus cüzdanı taşımadım. Birçok suç işledim, emniyet sağolsun hepsini göz ardı etti. Gazi Üniversitesi'nde tabancayla Aslan Oktay'ı yaraladım. Şehit Başkomiser Erkan Ataman beni cepten aradı, beni tanıdığını ve teslim olmamı söyledi. Bende, "abi şimdi teslim olamam. Bir kişiyle görüştükten sonra teslim olacağım" dedim. Sürekli beni teslim olmam için aradı.

Olay günü hasmım Ülkü Ocakları Genel Başkanı Harun Öztürk'e mesaj yazdım, o da bana tabancamın kurusıkı olup olmadığını sordu. Ben gerçek olduğunu söyledim ve birkaç saat sonra bulunduğum kahvehaneye silahlı kişiler girdi. Erkan Ataman da daha önce girmiş.

Ben bunları Harun Öztürk'ün adamları sandım. Polis olduklarını beyan etmediler. İçlerinden biri silahına davranınca mermisi namluda olan silahımı çektim ve 2 el yere, 1 el de cama ateş ettim. Kimliklerini 5 dakika sonra gösterdiler. Öldürmek isteseydim hepsini rahatlıkla öldürebilirdim. Kasten olmadı, kazayla oldu.
Tanık polislerin aynı ağızdan Tolunay Çiçek'i tabancasının tutukluk yapmasının ardından ikna ederek yakaladıklarını söylemesi üzerine ise Çiçek, komiserin vurulmasından sonra diğer "polislerin neden ateş etmediklerini ve kendisini zorla teslim almayarak pazarlık yaptıklarının sorulmasını" istedi.

Çiçek ayrıca, "1999 yılından beri Türkiye Cumhuriyeti'nin başkentinde çifte tabanca ve zaman zaman el bombasıyla gezmeme rağmen kimse müdahale etmediyse bu tesadüf değildir" dedi.

POLİSLERDEN LİNÇ GİRİŞİMİ


Duruşmanın ardından olay anında Tolunay Çiçek'in yanında bulunan ve ruhsatsız silah taşımak suçundan yargılanan Cüneyt Polat'a, sivil polisler saldırdı.

Yüzünde ve kafasında kanamalar olduğu gözlenen Cüneyt Polat ve avukatı kendisine saldıranlardan şikayetçi oldu.

Ortalık devlet güdümlü faşist kontra çetelerinden, tetikçilerinden geçilmiyor. Bunların devletin yönlendirmesiyle emekçilere karşı işledikleri cinayetlerin ya da birbiriyle it dalaşındaki vukuatlarının ardından böyle "ötmelerinin" arka planında ise devlet içindeki güç mücadelelerinde kullanılmaları var.

Devletin iç yüzü, her yanından sızan kan ve irinle bu olayda da sırıtıyor.