14 Nisan'ın rövanşı 1 Mayıs olacak!

Post darbelerin silahsız kuvvetleri mitinglerini gerçekleştirdi. Darbeciler Ankara'nın ortasına kürsü kurdu. Balonlarını 1 Mayıs'ta söndüreceğiz!..

GÜNCEL
Cumartesi, 14 Nisan 2007 (19 yıl 6 ay önce)

Darbe planlarının bulunduğu günlükleri yayınlayan Nokta dergisi, Genelkurmay Başkanı'nın basın açıklamasında hedef göstermesinin ardından askeri savcılığın emriyle basıldı.

Darbe tezgahçısı generallerden eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur'un şefliğindeki Atatürkçü Düşünce Derneği ise bugün "Cumhuriyetine Sahip Çık" mitingi düzenledi.

Emekli generaller öncülüğündeki ırkçı faşist oluşumlar tarafından düzenlenen mitingte cumhuriyet lafı söylemde bile yoktu.

Yapılan konuşmalara darbe çığırtkanlığı damgasını vurdu.

Prof. Dr. Birgül Ayman Güler, yaptığı açılış konuşmada, "Türkiye sömürgeleştiriliyorsa, eyaletleştiriliyorsa, eğer Türkiye parçalanmak isteniyorsa Kemalist ordu konuşacak!" derken, hızını alamayıp kürsüye darbe yapmaya kalkışan Tuncay Özkan, Kanaltürk'te bir gece önce daha net konuştu.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın önceki gün yaptığı açıklamaları beğenmeyen Özkan, "Vatanın tehlikede olduğunu ben de görüyorum. Türk milleti bir değil bin tane ordu kurar. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 40 yerinde pranga var. Bu prangalardan kurtulamıyorsa eğer, Genelkurmay'da o zaman problem var. Çaresizliğin olduğu yerde de çareyi millet üretir" dedi.

Özkan dün akşam Kanaltürk televizyonundan yaptığı bu konuşmanın ardından, miting programında olmamasına rağmen kürsüye çağırılarak konuşma yaptırıldı.

Mitingde son konuşmacı olan ADD Genel Başkan Yardımcısı Nur Serter konuşmasının bitiminde "aranızda gazeteci bir kardeşiniz var, Tuncay Özkan'ı kürsüye davet ediyorum" diyerek Özkan'ı kürsüye çağırdı.

Özkan da kendisinden beklenen performansı ortaya koyarak ağır provokatif ifadeler kullanarak mitinge katılanları Ankara'dan ayrılmamaya çağırdı.

Konuşmasını uzun tutan Özkan, CHP Gençlik Kolları üyeleri tarafından sahneden indirildi.

CHP, mitingin her yerine sahne güvenliğine kadar damgasını vurdu. Genel Merkezinden yerel teşkilatlarına dek mitingin organizasyonunda hararetle yer alan, ücretsiz otobüsler kaldırıp iletişim ve çağrı merkezi kuran CHP, miting gününe kadar desteğini inkar ediyordu.

Partinin il başkanlıkları mitinge pankartlarıyla katılırken genel başkanı Deniz Baykal torunuyla birlikte geldi.

CHP'li milletvekilleri mitingin ardından basına memnuniyetlerini dile getiren açıklamalar yaparken, DİSK ve ÖDP'nin seçim ittifakı kurduğu DSP ve SHP de mitinge katılan partiler arasındaydı!

28 Şubat generallerinin silahsız kuvvetler olarak nitelendirdiği ırkçı faşistlerin 14 Nisan mitingi sona erdi. Onlarda pankartlarına "yaratıcı" bir slogan bulmuşlardı: "1923 ruhuyla Türk Silahsız Kuvvetleri burada".

Şovenist hezeyanın kolay karşılık bulduğu orta sınıflardan geniş kesimleri de peşlerine takan ırkçı faşistler Genelkurmay eksenli kontra çevrelerinin etrafındaki örgütlenmeleriyle hiç de silahsız değiller.

Tekrar soruyoruz, neden oradaydınız?


14 Nisan mitinginde KESKBilindiği gibi, miting öncesinde TMMOB ve KESK gibi sendika, kitle ve meslek örgütleri açıklama yaparak mitingde yer almayacaklarını deklare etmişlerdi. Bununla birlikte, miting alanında KESK yazılı bir pankartın varlığı, KESK deklarasyonunu dikkate almayan KESK'lilerin varlığını ve sendikanın adını kullandıklarını gösteriyordu.

Aynı şekilde mitinge destek vererek görev alanlar içerisinde ilerici demokrat bir kimliğe sahip olduğunu iddia eden sanatçılar da vardı: Tolga Çandar ve Edip Akbayram. Bu sanatçılar, darbecilerin kürsüsünde emekçi kitlelere ve devrimci demokratik güçlere malolmuş türkü ve şarkılarını icra etme düşkünlüğünü gösterdiler.

Daha önemlisi ise, DİSK ve Genel-İş Genel Merkezi'nin, kontra mitinglerine İzmir ve Ankara'da destek veren ve katılan Genel-İş konusunda hiçbir açıklama yapmamalarıydı. Bilindiği gibi, DİSK, 14 Nisan mitingine katılmayacağı konusunda bir açıklama yapmadı. Bu tavrıyla, aynı zamanda, 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlama kararının ele alındığı toplantı ve metinlere CHP ve SHP gibi 14 Nisan mitingine imza koyan karşıdevrimci düzen partilerinin de adının yer almasında bir beis görmediğini ortaya koydu.

Rövanşı 1 Mayıs günü alacağız!


Görünen o ki, faşist şoven milliyetçi kamp, 14 Nisan mitingindeki yüzbini aşkın kalabalığı, kendi pozisyonunun kitlesel meşruiyeti açısından tepe tepe kullanacak ve bunun üzerinden Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel/yerel seçimlere motivasyon yüklemesi yapmaya çalışacak.

Liberal solun morali bozulacak, sinikleşip silikleşecek ve demokratik kamuoyu içerisinde de bu dalgaya karşı geniş mezhepli ittifak arayışları büyüyecek.

Hrant Dink'in cenazesinden ve irili ufaklı kitle eylemlerinden, en önemlisi kölece yaşam ve çalışma koşullarımıza, özgürlük yoksunluğumuza duyduğumuz öfkeden aldığımız güçle biz işçi ve emekçiler ise, 14 Nisan'ın rövanşını 1 Mayıs günü 1 Mayıs alanlarında alacağız!

Bağımsızlığın, özgürlüğün biricik yolunun sosyalizmden geçtiğini göstereceğimiz devrimci 1 Mayıs'larla 14 Nisan mitinginin balonunu söndüreceğiz!

Faşizme ölüm, emekçilere özgürlük!
MGK, JİTEM, kontrgerilla dağıtılsın!
Yaşasın Bağımsız Sosyalist Türkiye!