Sınıf kardeşlerin sesleniyor

Bütün dillerden işçileri, eylemimize, bayramımıza, biz olmaya çağırıyoruz!..

Pazar, 15 Nisan 2007 (19 yıl 6 ay önce)

Aymakop’tan kundura işçisi Nazan:


Ben Nazan, kundura işçisiyim. Bu sene ilk defa 1 Mayıs’a katılacağım. 1 Mayıs’ta ne yapılır, pek bilmiyorum. Bildiğim tek şey 1 Mayıs’ın işçilerin özgürlük bayramı olduğudur. İşçilerin kendi hakları için mücadele ettiği bir gündür. Ben de işçiyim, bunun için 1 Mayıs’a katılacağım. Ben bütün işçilere sesleniyorum: Bence herkes ama özellikle kadınların 1 Mayıs’a katılmaları gerektiğine inanıyorum.

Muzaffer inşaat işçisi:


Merhaba, ben 50 yaşında bir inşaat işçisiyim. Daha önce ve yaşamımın yarısından çoğunu işçi olarak geçirdim. Şimdiye kadar kaç kere 1 Mayıs’a katıldım bilmem. Ama son zamanlarda 1 Mayıs bana hiç mutluluk vermiyordu. Evet 1 Mayıs bayramdır ama boş bir bayram değil. Başta sendikalar içini boşaltmak için uğraşıp duruyor. Mitinge gidiyorum, daha biz alana girmeden işçiler geri dönmeye başlamış oluyor. Birde rahat halleri varya sinir ediyor beni... Madem sendikan dağıttı seni kendine uygun bir kortej bul yürü, slogan at değil mi?. Taksim olmasına seviniyorum. Geçmişin coşkusu direnişi tekrar ortaya çıkacak diye düşünüyorum. Sendikalar son anda yan çizerler diye de düşünüyorum. Gerçi bu noktadan sonra olsa ne olacak. Onlara fırsat vermemek için tüm işçileri emekçileri eylemimize, bayramımıza biz olmaya çağırıyorum.

Aymakop’tan kundura işçisi Sinan:


1 Mayıs denince aklıma direniş geliyor, bayram değil. Çünkü bizim için 1 Mayıs’ın birliğimizi sağlayıp haklarımızı almadan bayram olması mümkün değil. 1 Mayıs’ı sadece kendimi değil, işçi emekçi bütün kardeşlerimi katmaya çalışacağım. Üstelik bu senenin bir anlamı var bence. Tarihsel anlamına uygun olması için Taksim’e çıkacağız. Taksim’de olması bence mükemmel bir şey. Ölen işçi kardeşlerimizin anısını yaşatmak için çok önemli. Bütün işçi emekçileri 1 Mayıs’ta Taksim’e çağırıyorum.

Ahmet matbaa işçisi:


28 yaşındayım. Matbaada çalışıyorum. Bu yıl ki 1 Mayıs’ın benim için farklı bir anlamı var. Şu üzerimdeki rehaveti, ölü toprağını atacak. Kendimi devrimci, ilerici olarak görürdüm bir zamanlar. Şimdi bakıyorum, derdim, evim olsun, şu eşyayı da alayım, evleneyim falan dünyam. Tamam olsun da yaşam yalnızca bunlardan ibaret değil ki. Zaten olmuyor da. Dünyamızı küçültüyorlar, bizi kendi sorunlarımızın içinde boğup duruyorlar. Zinciri önce kendimizde kırmak gerek. Bu kafayla gideceğim 1 Mayıs’a. Ve hepimize çağrımdır geleceğimize sahip çıkmak istiyorsak önce kendi zincirlerimizi kırarak işe başlamalıyız. Bunun yolu da öncelikle 1 Mayıs’tan geçer.

Aymakop’tan kundura işçisi Kemal:


1 Mayıs kelimesini duyunca aklıma alanlar, halaylar ve işçilerin çoşkusu geliyor. Bence işçiler insan olduğunu ancak 1 Mayıs’ta hissedebilir. Çünkü 1 Mayıs’taki yüzler samimi bir şekilde tek bir ifade ve tek bir ağızdan konuşuyor. Bambaşka bir çoşku, bambaşka bir heyecan… Düşünülebiliyor musunuz herkes orada? Yaşlısı, genci, kadını, erkeği, işçisi, öğrencisi yani onurlu bütün insanlar orada. Bence kendini insan sayan herkesin 1 Mayıs’ta alanlarda olması gerekiyor. O günün ayrı bir özelliği var. Nasıl duygularımı ifade edeyim, bilemiyorum. 1 Mayıs demek; kurtuluş demek, sevdadır. Bu sene 1 Mayıs alanı olan Taksim’deyim. 30 yıl önce orada başladı, bugün bizimle devam etmeli. Ben 26 yaşındayım hep şarkılardan dinledim. “Yıl 1977, unutulmaz yılın adı”. Bu sene bütün işçi kardeşlerimizi Taksim’de şarkı dinlemeye değil şarkı söylemeye çağırıyorum.

Aymakop’tan kundura işçisi Ahmet:


İşçiler ezilmesin, işçiler birbirine tutkun olsun, örgütlensin, çalışma saatlerimiz 8 saat olsun diye 1 Mayıs doğdu. İşte bunun için 1 Mayıs’ta alanları dolduralım. 1 Mayıs benim için, hani derler ya “Türkün Türkten başka dostu yoktur”; yalan! Asıl işçinin işçiden başka dostu olmadığını ifade ediyor. Hangi dilden olursa olsun bütün işçi kardeşlerimize çağrımızdır: 1 Mayıs’ın bize kazandırdığı haklarımıza sahip çıkalım. Artık kabuğumuzdan çıkıp ileriye atılalım. Yüksek dağları aşıp gül bahçelerine açılalım. 1 Mayıs’ta alanları dolduralım.