Pazar, 15 Nisan 2007 (19 yıl 6 ay önce)
Tutuklu sendikacı ve gazetecilerle dayanışma eylemine yönelik devlet terörü tutuklama furyasıyla tamamlandı!
Gözaltına alınan 114 kişiden 20'si tutuklanarak Bayrampaşa Cezaevi'ne konuldu.
Gözaltından bırakılanların anlatımları büyük bir keyfilikle gerçekleştirilen tutuklamaların, 1 Mayıs öncesinde söz, eylem ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik bir gözdağı amacı taşıdığını ortaya koyuyor.
Terörle Mücadele Şubesi'nde tutulan ve 2911 Sayılı Gösteri ve Yürüyüş Yasası'nı çiğnemek gerekçesiyle Savcılığa sevk edilen 80'den fazla kişi, savcılık ifadelerinin ardından gruplar halinde bırakılırken, başsavcılık talimatıyla tutuklamalar gerçekleşti.
İfadelerin alındığı savcıya telefonla ulaşan başsavcılık polisin tutuklama istediğini bildiriyordu. Tanıklar telefon görüşmesinde savcının "Ama ben kadınların hepsini bıraktım" dediğini de aktardılar.
Avukatlar da savcının daha önce kendilerine "İfadeleri alıp herkesi bırakacağım" dediğini belirttiler. Fakat telefon görüşmesinin ardından savcılık 20 kişiyi tutuklanmaları istemiyle nöbetçi hakimliğe sevk etti.
Tutuklananlar arasında davaya destek için yurtdışından gelen bir delege ile ESP İstanbul sözcüsü ve SGD Ankara başkanı da bulunuyor.
20 kişiden başka, gözaltına alınan Atılım gazetesi muhabirlerine ait iki fotoğraf makinesi de tutuklandı. Mahkemeye çıkartılmayan ve hiçbir yargılama safhasından geçirilmeyen fotoğraf makinelerinin hazineye aktarıldığı tahmin ediliyor.
Devrimci demokratik kurumlar basılıyor, çalışanları tutuklanıyor, faaliyet yapamaz hale getirmek için büroları ve malzemeleri talan ediliyor...
Tutuklananlar ne için tutuklandıklarını dahi bilmeden 7 ay boyunca esir ediliyor.
7 ayın sonunda aralarında daha önce eşi/yoldaşı katledilen bir sendikacı da bulunan 10 kişinin esaretinin devamına karar veriliyor.
Yetmiyor! Onlara destek verenlerden 20'si daha tutuklanıyor!..
Baskı ve şiddet faşizmin karakteristiğidir, sonu yoktur! Bunun sınırını ancak sınıf mücadelesinin boyutu belirler.
Söz, eylem, örgütlenme kanallarını açacak, faşizmin pervasızlığını durduracak, işçi ve emekçilere soluklanma borusu taşıyacak olan devrimci eylemdir.
2007 1 Mayıs'ı bunun sınavı olacak!..
Aşağıda konuyla ilgili Yaşanacak Dünya Gazetesi, AvEG-Kon, ATİK, ADHK ve BİR-KAR'ın ortak açıklamasını yayınlıyoruz:
Türk devleti, özgürlük isteğine tahammül edemedi
Beşiktaş Adliyesi'nde 21 Eylül’de demokratik kurumlara baskınlar sonrası gözaltına alınan demokratik kitle örgüt temsilcilerinin mahkemesi için 13 Nisan günü Beşiktaş Parkı'nda toplanan kitleye polis gaz bombası ve biber gazıyla saldırdı. Polisin saldırısı sonucu onlarca kişi yaralandı, onlarcası da gözaltına alındı. Polis ayrıca sokak aralarına dağılan kitleye karşı ülkücü faşistleri kışkırtarak linç ortamı yaratmak istedi.
Polisin saldırısı sırasında tutsak annesi Gülşah Tağaç kafasına aldığı darbeyle yaralanarak hastaneye kaldırılmıştır. Saldırıda gözaltına alınanların bazılarının isimleri şöyledir:
İstanbul EKD yöneticisi Nahide Kılıç, Limter-İş yöneticisi Kamber Saygılı, FHHD Başkanı Füsun Bandır, EKD'li Derya Eğilmez, tutsak yakını Yıldız Gerçek ve ESP'liler Muharrem Demirkıran, Deniz Serve, Sevgi Abalı, Nimet Çelebi, Cemal Çelebi, Kadir Baydemir, Gökhan Batur, Ersin Bağtur, Yusuf Bayraktar, Kenan Kara, Mehmet Erbil, Cevdet Cihan, Volkan Çalışkan, Ozan Emre Özyılmaz, Dursun Çalışkan, Özkan Şahin, Fatma Kelleci, Şenay Öztürk, Meral Akbaş.
Beşiktaş parkında ikinci sefer toplanan kitleye polis yeniden müdahale ederek, aralarında
ESP İstanbul temsilcisi Hatice Aydemir, İstanbul sözcüsü Meriç Solmaz, İzmir SGD Başkanı Serap Ünal ve İstanbul SGD Başkanı Koray Türk, Yurdanur Akdemir, Uğur Ok, Can Ceylan, Deniz Kağanaslan, Ayşe Yılmaz, Dicle Müftüoğlu, Kamil Dulek, Didem Fırat, Hünkar Yurtsever, Dilek Keskin, Ercan Öztan, Mustafa Baranve İstanbul SGD Başkanı Koray Türk, Özgür Radyo editörü Songül Özbakır ve muhabiri Derya Okata’nın da aralarında olduğu 100’ü aşkın kişiyi gözaltına aldı.
Türk devleti, sadece dışarıda gösteri yapanlara saldırmakla yetinmemiştir. Duruşmayı izlemek ve dayanışma amacıyla, Rusya, Kanada, Kolombiya, Almanya, Fransa, İngiltere, Bulgaristan, Yunanistan ve İsviçre'den gelen uluslararası delegasyon ile davayı takip etmek isteyenlere Beşiktaş Adliyesi girişinde keyfi üst aramaları ve X-ray araması dayatılmış, Beşiktaş Adliyesi civarındaki binaların tepelerine özel tim polisleri yerleştirilmiştir.
Polisin saldırdığı ESP'liler, tutsak yakınları ve demokratik kurum temsilci ve üyelerinden oluşan bine yakın kitle, konuşmalarıyla, sloganları ve pankartlarıyla Eylül tutsaklarının serbest bırakılması için eylem yapan kitleye saldıran polis özgürlük ve adalet talebine gaz bombaları, biber gazı ve vahşice saldırıyla yanıt vermiştir.
Bu saldırı, özgürlük isteğine saldırıdır.
Bu saldırı, özgürlük talebine olan uluslararası dayanışmaya saldırıdır.
12 Nisan’da Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın Kürt halkına ve düzene muhalif tüm kesimlere dönük düşmanca açıklamaları ve 13 Nisan’da Ezilenlerin Sosyalist Platformu'nun örgütlemiş olduğu mahkeme önü mitingine karşı saldırı Faşist Türk Devletinin gerçek yüzüdür.
Bu faşist saldırılara karşı tepkisiz kalmayalım, özgürlükler ve insan hakları mücadelesi için gözaltındakilerin derhal serbest bırakılması ve saldırıların durdurulması için harekete geçelim.
Bizler aşağıda imzası bulunan kurumlar olarak, polisin Özgürlük ve Adalet istemine gerçekleştirmiş olduğu bu saldırıya karşı, Avrupa’da yaşayan tüm devrimci, yurtsever, ilerici kurum, aydın ve yazarları, duyarlı olmaya çağırıyoruz.
Gözaltındakiler derhal serbest bırakılsın!
Yaşasın söz, eylem ve örgütlenme özgürlüğü!
Devlet terörüne son, TMY iptal edilsin!
14 Nisan 2007
Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AvEG-Kon)
Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK)
Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK)
Yaşanacak Dünya Gazetesi
İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği Platformu (BİR-KAR)