1 Mayıs çalışmaları, işçi ve emekçileri 1 Mayıs'ın öznesi haline getirerek ilerliyor.
Daha önce çalışma yaptığımız bir mahalleye gittim. Görüştüğüm bir aileye giderek onlara 1 Mayıs çalışmalarını anlattım. Onu da alarak komşuları çağırmaya başladık, birlikte 1 Mayıs cd'sini gösterecektik.
Sokağı tümden geziyoruz, 1 Mayıs’la ilgili toplantı yapıyoruz hadi gelin diye. Kimi kocam var gelemem kimi biz pikniğe gidiyoruz kimi farklı gerekçeler söylüyor. Yine de 7 emekçi kadın bir araya geldik. Ve bir o kadar da çoluk çocuk. Önce 1 Mayıs üzerine sohbet ediyoruz. Genelde hepimiz biliyoruz. Birkaçı da daha önceki mitinglere gitmiş. Sonra CD'mizi izliyoruz. Sonrası uzun bir sessizlik birbirlerine bakıyorlar. Ya da önlerine. Kimisi slaytları izlerken gözyaşlarını tutamıyorlar. Eee diyorum söyleyecek bir şeyimiz yok mu?
S. 23 yaşında, bir şirkette muhasebeci olarak çalışıyor. “Ben zaten gideceğim ki” diyerek başlıyor söze:
1 Mayıs’a herkes gitmeli ben bundan önce iki defa daha gittim mitinge. Gitmem gerektiğini düşündüğüm için gidiyordum ama bu yıl farklı hem 1 Mayıs’ı biliyorum hem de artık ben de çalışıyorum. İşçilerin neler yaşadığını, patronların bizi nasıl gördüğünü çok iyi biliyorum. İşte paranın içindeyim, herşeyi biliyorum. Bazen maaşımızı vermiyorlar para yok diye. Yalan var oysa ne kadar az ne kadar uzun sürede verirsem kardır diyorlar. Mesai saati diye bir şey yok. Onlar evinde yan gelip yatarken ben dosyaları alıp evde sabahlara kadar çalışmak zorundayım. Hem de patronun pisliğini temizlemek için. Ben gideceğim, herşeyi bağıracağım orda. İşyerinde de söylüyorum, salı günü yokum ben diyorum. Belki oradakiler de etkilenirler. Car car konuşuyorum zaten. Biri gelip birşeyden yakınsa işte maaştan, adam sayılmadıklarından veya çalışanların kendi aralarındaki kavgalardan falan hemen 1 Mayıs’a gelin sorunlarınızdan kurtulursunuz diyorum. Kafayı bozmuş bu diyorlar. Onlara da tavsiye ediyorum. Patronlar da bizimle bozmuş hele biz bir araya gelelim nasıl bozulurmuş kafa onlara gösterelim diyorum. Hoşlarına gidiyor ama yinede çekiniyorlar.A. 34 yaşında:
Ben ev kadınıyım. Hep şeyi düşünürdüm, bu işçilerin bayramı onlar katılmalı, onların sorunları için bir araya geliniyor onlar gitmeli. Ama değil benim de sorunum. Benim kocam aşçı. Saatleri hiç belli olmuyor. Tam işi bitiyor aha birisi geldi diyorlar biraz daha kalıyor. Yüzüne hasret kalıyoruz. yazık değil mi ona. Asıl yazık değil mi bana çocuklarıma. Kim benim çocuklarımı babasından koparabilir. Gidip bunları söylemek isterim orda. Yalnız para babaları yaşamayı bilmez biz nasıl biliriz bir bilsen. Hem onlar bu olanakları nasıl bulmuşlar bizim sırtımızdan. Biz ise çalışarak alınteri dökerek. Farkımız da bu zaten. Bunları haykırmak isterim.E. 19 yaşında.
Ben ev temizliğine gidiyorum, haftanın nerdeyse her günü. Salı günü de çok huysuz birine gidiyorum. 1 Mayıs’ta ne yapmak istersin desen onu boğmak istediğimi söylerim. Bana pislikmişim gibi davranıyor. Çalıştığımdan kaynaklı gelemem demiyorum. Benim korkularım var. Diyorlar ki oraya giden teröristmiş. Olaylar oluyormuş, başına bela mı alacaksın diyorlar. Şimdi bakıyorum. Hiçte terör olayları değil bunlar. Var olan haklarını istiyorlar. emeklerinin karşılığını almak, aileleriyle olmak istiyorlar. İnsan olduklarını söylemek istiyorlar. Ben de istiyorum bunu ben terörist miyim. Herşey yalanmış bunu öğrendim. Böyle söyleyip, tv de falan böyle verip bizi kokutmak istiyorlar. A. Abla’yı çocukluğumdan beri tanırım mitinge gideceğim diyor. Şimdi o terörist mi. Kanmışız bilmeyince işte. CD izledik kadın işçilerin nerdeyse çoğu annem yaşındaydı. TEKEL işçileriydi galiba çok etkiledi beni, onlar gibi olmak isterdim. Utandım da kendimden yarı yaşlarındayım. Korkuyorum diyorum hala. Gelmek isterim mitinge.Sohbetimiz uzayıp gidiyor. Bundan sonra sıksık bir araya gelip sohbet edelim diyoruz. CD işini sevdik güzel filmde izleriz diyorlar. Haftaya bunların planını yapacağız. Katılmayanları da ballandıra ballandıra anlatıp getireceğiz diyorlar.