Fransa'da seçimler mahalle maçına döndü. Adaylar adam almaya başladı!..
Fransa Devlet Başkanlığı seçimlerine bir hafta kala (birinci tur) liderlik yarısında jokerler masaya sürülmeye başlandı.
Basına yansıyan gizli ittifaklar karşılıklı göz kırpmalar burjuva siyasetindeki kirliliği de su üstüne çıkartı.
Sarkozy'nin Devlet Başkanlığı koltuğuna oturmasıyla, parlemento seçimlerinde faşist Le Pen'nin önünü açacak yasal düzenlemeler yapacağı vaatlerinde bulunması Fransa'da skandal olarak değerlendiriliyor.
Yabancı düşmanlığı politikalarıyla ünlü Le Pen'le ikinci turda ittifak yapacağı söylentilerini belgeleyen Sosyalis Parti'nin önde gelenleri eski başbakan Michel Rocard ve Bernard Couchner, partilerinin Bayrou ile ortak davranmasını savunmaya başladı.
Her iki partinin amacı da seçimlerden her hangi bir beklentisi olmayan 2-3 milyon seçmenin oyunu alarak birinci turu sorunsuz aşmak...
Sondajlara göre yüzde 14'lük oya sahip Le Pen'in, sonradan yapacağı atraksiyonun önünü kesebilme kaygıları yaşanıyor...
2000 yılı seçimlerinde başarısız çıkan SP oy patlaması gösteren Le Pen'in yükselişini Chirac'ı destekleyerek ancak kesmişti.
Bunlardan ders çıkartan SP aynı sendromu yaşamamak için bu kez de Bayrou ile ortaklık arayışında.
Tüm partilerin programları Fransa'da yaşayan göçmenlerin sorunlarını çözmek bir yana kısmi de olsa hafifletecek maddelerden yoksun..
Milyonları bulan göçmen kitlesini işlenmemiş rafine olarak gören burjuva partileri seçim arifesi de şöyle bir hatırlamakla yetinmekte...
Fransa'da 22 Nisan akşamı kıyamet kopacak. Asıl olarak ruletin ibresinin nerede duracağını henüz kimse kestiremiyor. Seçimlerden umut görmeyenler oy kullanırsa bütün dengeler alt üst olabilir.
Fakat ilk maratonu kazanan iki partinin konumuna göre yeni ittifaklar doğabilir.
Bizi ilgilendiren önemli gelişmeyse ilk turun sonuçlarına göre işçi ve emekçilerin 2000 yılında olduğu gibi gücünü ve ruhunu 1 Mayıs'a taşımasıdır. Emeğin yumruğu her şeyi değiştirebilir.