Stand da ilk gün izlenimleri

İmza standımız hem geçmişe tanıklık etti hem de bugünün gençliğinin sorgulayıcılığına...

Pazartesi, 16 Nisan 2007 (19 yıl 6 ay önce)

Devrimci 1 Mayıs Platformu'nun stand aktivitesi dün Taksim'de başladı...

Daha önce haberimizde yer verdiğimiz gibi stand açılışı polis baskısı ve gözdağı girişimi ile başladı.

Basın açıklaması ve imza toplama faaliyetini engelleyemeyen devlet emekçilerle aramıza set çekmek, tedirginlik yaratmak amacıyla bir grup çevik kuvvet polisini stand çevresinde konumlandırdı.

Onların varlığına rağmen imza çalışması başlatıldı ve geçenlere bildiriler de dağıtılarak Taksim'de 1 Mayıs yasağına son verilmesi, 1 Mayıs'ın resmi tatil ilan edilmesi ve 1977 1 Mayıs katliamı sorumlularının yargılanması taleplerinin propagandası yapıldı.

Yaklaşık bir saat sonra çevikler çekilip gittiler. Biz ise propagandamızı getirilen megafonla yapmaya başladık.

Megafon ilgiyi arttırmıştı, stand önünde imza kuyrukları oluşmaya başlayınca sayısı iki olan imza kağıdını dörde çıkardık bu sırada da imza atanlarla konuşup sohbet etmeyi ihmal etmedik.

İmza için gelenlerden de bizlerle sohbet etmek isteyenler oluyordu. Özellikle "Kanlı Pazar" ve '77 1 Mayıs'ını yaşamış olanlar bizlere o günleri gözleri dolarak bazen öfkelenerek anlatıyor, ateş açılan yerleri tarif ederek elleriyle gösteriyorlardı.

“Ben 13 yaşındaydım o günlerde, oradan babamla geçiyorduk, ne olduğunu bile anlamamıştım. Sonradan 'Kanlı Pazar' denildi o güne” diye anlatmaya başlamıştı Nurettin amca:

77′de artık örgütlüydüm ve iş yeri temsilcisiydim. İşte şu Kazancı Yokuşu'nun başında bir eczane vardı o zaman oradan ateş açıldı. Birde şuradan ve şurdan, bu eski otelin üstünden de açıldığı söylendi ama ben görmedim onu.
Bir başka tanıksa gene eczaneden bahsederek,”herkes eğilmişti, ben özellikle eğilmedim kimin ateş ettiğini görmek istedim, bugün bile görsem tanırım o şerefsiz katili” diye öfkeyle anlatıyordu o günü.

İmzacılardan Türkan ana tüm sevimliliğiyle geldi stand başına; “benim yazmam yok ben söyleyeceğim siz yazacaksınız sonrada imzalayacağım”. Dediğini yaptıktan sonra da anlatmaya başladı:
Ben kırk yıldır şu yokuşun aşağısında otururum. Kime sorsanız tanır beni. O gün biz çoluk çocuk kahvaltı başına oturduk yedik içtik. Gürültüleri duyduk ama burası hep hareketlidir. Kalktıktan sonra dışarıya çıkınca öğrendik kan gövdeyi götürmüş. Üzüldük tabii üzülmezmi insan onca can. İşte şuradan ateş etmişler, komşular söyledi. Orada eczane vardı eskiden.
Anlatımları bitince bizleri evine davet ederek ayrıldı yanımızdan. Daha sonra tekrar uğradı, alışverişe çıkmış gidip çocukları göreyim ne yaptılar diyerek dönüş yolunu uzatıp uğramış yanımıza bizde sandelyesini alıp gelmesini bizimle oturmasını söyledik, sevindi ama “iş, güç, çocuklar olmaz ki, siz gelin işiniz bitince” diyerek ayrıldı yanımızdan.

Bize geçmişi anlatan tüm tanıklar Kazancı Yokuşu’nun başındaki eczaneyi gösteriyorlardı, en yoğun ateş oradan açılmıştı. Onlarla birlikte bizde yaşadık kanlı 77 1 Mayıs’ını ve Kanlı Pazar’ı.

İmza standımız sadece geçmişe tanıklık etmedi, bugünün gençliğinin geçmişine yabancılığına ama aynı zamanda merak ve sorgulayıcılığına da tanıklık etti. Gençlerin bir çoğu, megafondaki açıklamalarla yetinmiyor ayrıntı istiyordu bizlerden ve sonra atıyorlardı imzalarını.

Orta yaşta bazı imzacılar ise sisteme güvensizlikleriyle sorguluyorlardı çalışmamızı; “Sizce imzayla çözülecek mi bu sorun? Taksim açılır mı işçilere? Ben inanmıyorum” soruları eşliğinde atıyorlardı imzalarını. Bizde dilimiz döndüğünce anlatıyorduk, ”Bu taleplerimizi dile getirmenin yollarından biri sadece, Taksim’i açacak olan işçi ve emekçilerin örgütlü ve meşru mücadelesidir“ diye.

Stand başında yaşadığımız tek olumsuzluk bildiri alan birinin yanındaki arkadaşının bildiriyi çekip buruşturarak yere atması oldu. Bizim tepkimiz üzerine ses çıkaramayan bu kişi uzaklaştıkdan sonra bildiriyi yerden alıp düzelterek bir başkasına verdik.

Gün boyunca tüm talepler için imza atanlarda oldu tek tek taleplere destek verdiğini ifade edenlerde, özelikle çalışanlar ve izin almakta güçlük çekenler, “1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesi” için imza attılar; 77 1 Mayıs’ını yaşayanlarda "katillerin yargılanması" için...

Daha 16:00 sularında elimizdeki tüm bildiriler tükendi, çalışmamıza bildirisiz devam ettik.

Stand çalışmamızın ilk günü yaklaşık 700 imzayla sona erdi.