Buyrun size 14 Nisan mitinginin ilk sonucu! 14 Nisan mitingiyle güç ve kan taşıdığınız ırkçı-şoven faşizmin gerçek yüzü!
Malatya'da bir yayınevi basıldı. Yayınevi yöneticisi ve çalışanları boğazı kesilerek katledildi.
Hıristiyanlıkla ilgili kitaplar basan Zirve Yayıncılık'a saldırı düzenlendi. Caniler yayınevi çalışanları Martin Dölange, Necati Aydın ve Uğur Yüksel'i domuz bağına alıp sorguladılar. Daha sonra ise boğazlarını kestiler.
Olay öğlen saatlerinde, kentin Niyazi Mısr-i Mahallesi'ndeki Ağbaba İşhanı'nın üçüncü katında meydana geldi.
Yayınevinde bulunan 3 kişi hunharca katledilirken faşist kontra canilerden Emre Günaydın polisin gelmesi üzerine pencereden atlayıp kaçmaya yeltenirken yaralandı.
Bundan hariç katliam tetikçileri olarak 4 kişi daha gözaltında: Salih Güler (20), Cuma Özdemir (20), Hamit Çeker (19) ve Abuzer Yıldırım'ın (19).
Hrant Dink'in tetikçileri ile aynı yaşlardaki bu katliamcı faşist kontraların Malatya'daki bir yurtta üniversite sınavına hazırlandıkları öğrenildi.
Zirve Yayıncılık daha önce Kay-Ra adıyla faaliyet yürütüyordu. Fakat "İncil dağıttığı" gibi iddialarla faşistler tarafından hedef gösterilmiş ve tehditler nedeniyle isim değiştirmek zorunda kalmıştı.
Tehditlerin bildirildiği polis ve yargı, Sivas'ta, Maraş'ta, Çorum'da olduğu gibi kılını kıpırdatmamış, Hrant Dink olayında olduğu gibi cinayete açık çek vermişti.
Bilindiği gibi, Genelkurmay geçtiğimiz yıllarda "misyonerlik faaliyeti" olarak lanse ettiklerini, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi ve andıçlarının hedefine koymuştu.
Ve başta Karadeniz olmak üzere Türkiye çapında "misyonerlik faaliyeti" paranoyasını körükleyerek, bunu ırkçı-şoven faşizmi, yabancı düşmanlığını, Kürt, Ermeni ve azınlık düşmanlığını, azınlık din ve mezheplere karşı düşmanlığı körüklemenin, linç histerilerinin araçlarından biri haline getirmişti.
Burjuva medya olayı "provokasyon" olarak lanse ediyor. Şovenizm ile pohpohlanan, linç saldırıları ile önü açılan, Genelkurmay eksenli kontra örgütlenmeleriyle güç taşınan, Trabzon'daki rahip cinayetiyle infaz düzeyine yükseltilen, Hrant Dink cinayetiyle doruk noktasına ulaşan ve 14 Nisan mitingi ile "halkçı meşruiyet" sağladığı iddiasıyla buyrun denilen bilinçli ve planlı, kafatasçı linç harekatının son örneğidir bu.
Buyrun size 14 Nisan mitinginin ilk sonucu! (14 Nisan kürsüsünden "Hristiyan misyonerlik aldı başını gidiyor!" kışkırtması da eksik olmamıştı.)14 Nisan mitingiyle güç ve kan taşıdığınız ırkçı-şoven faşizmin gerçek yüzü! 14 Nisan mitingiyle, "halkçı meşruiyet" sağladığı iddiasıyla biti kanlanan faşist kontra çetelerinin, faşist linç histerilerinin, katliamların kudurganlıkta vites büyütmesi!
O mitinge güzellemeler düzen, arka planındaki psikolojik harekata ve darbe çığırtkanlığına ağzını açıp tavır bile alamayan solcu bozuntuları! Bunun hesabını nasıl vereceksiniz?
Yarın bu kudurganlık nice Hrant Dinklere, aydınlara, Kürtlere, gerçek solculara, azınlıklara, azınlık dinlerine bugünkünü mumla aratacak katliamlar düzeyinde yönlendirildiğinde bunun hesabını nasıl vereceksiniz?
Şimdi burjuva medya katliam haberinin bile satır aralarında katledilenlerin "misyonerlik faaliyeti yürüttüğü iddia edildi..." türünden katliamı meşrulaştırdığı yerde bunun hesabını nasıl vereceksiniz?