On iki yaş, on üç kurşun, on iki duruşma... karar: Kürt öldürmek serbest!..
12 yılın karşılığı olarak üzerine yağmıştı tüm şarjörlerdeki ölüm. Mahkeme, bağımsız yargı gibi yutturulan katilleri aklama ve cinayetlerin önünü açma aygıtı; hepi topu 12 oturumda Uğur'un anısına son kurşunu da sıkarak ilan etti kararını.
Mardin Kızıltepe'den Eskişehir'e kaçırılan dosyası, tutuklamaya dahi gerek duyulmayan katilleri ve katil sevici faşist sürüleriyle, Kaymaz ailesine, sürecin takipçisi olmaya çalışan demokrat kurum ve kişilere mahkeme salonlarında da devam ettirilen saldırılarla, terör estirilmesiyle yaratıldı bu sonuç.
Bu kararla onlar, onlarca yıllık Faili Meçhul ya da Yargısız İnfaz, Gözaltında katlederek kaybetme halkalarından örülmüş zincire eklenmiş bir halka oldular.
Bu kararla, Kürdü öldürmek serbest bırakıldı, meşru ilan edildi.
Bu kararla, Kürt halkı ile Türk işçi ve emekçileri arasına yeni bir kanlı hançer saplanmış oldu.
Bu kararla, demokratım, kendimin ve tüm emekçi halkların haklarını, onurlu yaşam özlemlerini savunuyorum diyenlere, böyle düşünme potansiyeli olan bilinçlere kurşun yağdırılmıştır.
Bu kararla ve mahkeme süresince gerçekleşen tüm o faşist saldırılarla her şeyin eskisi gibi pervasız, eskisinden daha hayasız olarak devam edeceği haykırılmıştır.
Bu kararla, 14 Nisan salyalı ulumalarına nefes verilmiş, üniformalısıyla siviliyle faşist güruha moral pompalanmıştır.
Bu kararla 1 Mayıs'ta emek kardeşliğiyle alanlara çıkmaya, gerçek düşmana karşı omuz omuza safa girmeye hazırlanan işçi sınıfının karşısında, faşist sürülere herşey serbest mesajı verilmiştir.
Şimdi konuşma sırası bizde.
1 Mayıs'ta emek kardeşliği, kavga yoldaşlığıyla barikatları yıkıp alanlarda omuz omuza olmalıyız.
Tezgahlarını bozmalı, hesap sormalıyız.