basına Nokta ekrana Pusu

Nokta kapatılıyor, Kurtlar Vadisi-Pusu açılıyor, peki ya aydın vicdanı ne yapıyor...

GÜNCEL
Cuma, 20 Nisan 2007 (19 yıl 6 ay önce)

Faşist tetikçilerin eğitim ve teşvikine dönük Kurtlar Vadisi dizisinin “Terör” başlıklı 2. serisi, Hrant Dink cinayetine kitlesel tepkinin estirdiği rüzgarla yayından kaldırılmak zorunda kalmıştı.

Dink'in 100 bin kişilik cenazesinin estirdiği rüzgar, faşist rejim ve kontrgerillasına karşı kitlesel tepkiler, ırkçı-şoven faşist konseptli dizinin, yayından kaldırılmasında etkili olmuştu.

Fakat ırkçı-şovenist linç histerilerine ve tetikçilere kan pompalayan dizi, daha Hrant Dink'in kanı kurumadan, bu kez Kurtlar Vadisi-Pusu başlığıyla yeniden yayına kondu.

Yayına yeniden konmasının nedeni, tabii ki, faşizm ve kontrgerillasını sorgulayan her şeyi ve herkesi, “rejim ve TSK'yı yıpratmak isteyenler” diye andıçlayan 14 Nisan konseptiydi.

Büyükanıt ve Sezer'in hedef gösterişleri, Nokta operasyonu, 14 Nisan “sivil” postal harekatı, 1 Mayıs'ta Taksim'e demenin bile “suç” ilan edilmesi, Uğur Kaymaz'ın katillerinin ödüllendirilmesi zincirinde gözden kaçan küçük bir “ayrıntıydı”, Kurtlar Vadisi-Pusu'nun da “muhteşem dönüşü” ve rayting listelerinde hemen başa yerleşivermesi.

Kurtlar Vadisi yeniden açılırken, basına ve aydınlara 14 Nisan psikolojik harekatı ve “balans ayarı” çerçevesinde basılan ve 3 gün boyunca aranan Nokta dergisi kapatılıyor.

Nokta dergisi, üstüste Genelkurmay'ın basın andıcını, 14 Nisan mitinginin baş organizatörü eski Jandarma komutanı ve şimdiki ADD başkanı emekli orgeneral Şener Eruygur ve diğer kuvvet komutanlarının 2003-2004'teki darbe girişimleri ve en sonu TSK'nın “sivil” harekat belgelerini deşifre etmişti.

Bizzat Genelkurmay Başkanı'nın polis şefinden isteği ve askeri savcılık talimatıyla, “terörle mücadele” ekiplerinin abartılı bir gövde gösterisine dönüştürülerek basıldı. 14 Nisan mitingi yapılırken, Nokta dergisindeki asker-polis operasyonu halen sürüyordu.

Tekrar edelim: 14 Nisan mitingi yapıldığı esnada, Nokta dergisindeki 14 Nisan “balans ayarı” çerçevesindeki abartılı baskın ve operasyon tam 3 gündür sürüyordu!

Ece TemelkuranŞimdi Ece Temelkuran gibilere soralım: O pek “sivil, demokratik, vicdani” bulduğunuz 14 Nisan mitinginde, neden Nokta operasyonuna karşı tek bir “sivil”, pek bir “demokratik”, pek bir “vicdani” ses çıkmadı?

Nokta dergisi ekibi, baskından sonra son sayısını, Genelkurmay'ın darbesine meydan okur nitelikte bir başlıkla çıkardı: “Sözde değil özde demokrasi/basın özgürlüğü!” Ne var ki derginin patronu, baskıya dayanamayarak, Nokta dergisini kapatacağını açıkladı.

Nokta dergisinin Yazı İşleri Müdürü şu açıklamayı yaptı:

Patronda son birkaç haftadır yaptığımız kapaklardan dolayı bir rahatsızlık var. Apaçık söyleyemiyor. ‘Normal koşullarda 1,5 yıl hiç reklam almasak bile mali problemimiz olmayacak, ben buna göre hazırlık yaptım’ deniliyordu. Halbuki son sayılarda reklamlarımız, paralı reklamlarımız artmaya başladı.

Onun opsiyonunu daha da uzatacak bir hale geldi dergi. Ama işte son birkaç hafta boyunca da ‘Ortak arıyorum’, ‘Ben mali sıkıntı yaşıyorum’ gibi sözler söylemeye başlandı. Mali sebeplerden dolayı olmadığı gibi bir izlenim doğurdu bizde. Sonuçta ‘andıç’ haberi yayınlandığında herkes yüklendi, ardından ‘darbe günlükleri’ yayınlandı. Medyada üstümüze yürüdü insanlar. Bunun siyasi yükünü taşıyamamış olabilir. Başka tedirginlikleri olabilir.

Bunları apaçık söylemiyor bize ama mali sebeplerden dolayı olmadığına ilişkin bizlerde bir kanaat oluştu. Hangi gerekçeyle olursa olsun, yayına devam edecek mi etmeyecek mi, bu belli değil. Biz de bu durumun bizde yarattığı tedirginliği daha fazla taşıyamayacağımızı düşünerek bu konuda bize net birşey söyleyene kadar bu sayının hazırlıklarını durdurduk. Patron bize ‘Arkadaşlar, yanlış anlaşıldı. Bu dergiyi çıkarmaya devam ediyoruz’ derse biz dergiyi yapmaya devam ederiz.
Hrant Dink cinayetinden sonra da psikolojik harekatın hedefte tuttuğu liberal aydınlar da bir kaçış başlamıştı. Şimdi, bir benzeri Nokta dergisi kapattırılması ve 14 Nisan psikolojik harekatı ile yaratılmaya çalışılıyor.

Ece Hanım, siz “halkın aşırı milliyetçiliğe de aşırı dinciliğe de vicdani tepkisi” sandığınız bilinç altınıza kadar işlemiş postalları cilalamaya devam edin. Nokta kapattırılması, Kurtlar Vadisi-Pusu'nun açılması, aydın vicdanının 28 Şubat harekatında olduğu gibi nasıl bir pusuya düşürüldüğünü gösteriyor olsa olsa...