"İşçiysek tabii geleceğiz!"

1 Mayıs çalışmalarından bir günün kesiti de İstanbul'un bir emekçi semtinden...

Pazar, 22 Nisan 2007 (19 yıl 6 ay önce)

1 Mayıs temposuyla yeni bir gün. İstanbul'da bir emekçi bölgesindeki bir çok konduya, apartmana, esnafa giriyoruz. Her evde başka bir sorun, her evde başka bir umutsuzluk.

Ama hepsinin ortak bir noktası var ki, oda artık başka çarenin olmadığı. Kapıda bizi bulan, başlıyor uzun uzun sohbete. (Zaten fazlaca gazete satamamamızın nedeni bu! Sadece 40 gazete satabildik!) Evlerine gittiğimiz işçilerin önemli bir kısmı İkitelli sanayi bölgesinde çalışıyor. Biriyle yaklaşık yarım saat konuşuyoruz. O kadar zor durumdaki bizden kendisine iş bulmamızı istiyor.

Kapılardaki ısrarlı ve sıcak tavrımız işçi ve emekçilerden karşılığını alıyor. Bazen biz kendimizi içeri davet ettirirken bazen de bizi direk içeriye çağırıyorlar. Çaylar, bazan nescafe ve helvalar, iki lokmalarını bizimle paylaşmaktan mutlu oluyorlar. Sohbeti koyulaştırdığımız her evde bizi tekrar mutlaka beklediklerini söylüyorlar.

Arada Alınteri'ni bilen ama yıllardır boş bırakılmış işçi ve emekçilerle karşılaşıp utanıyoruz. Seviniyorlar gazetemiz geldi diyorlar. Evlere giriyoruz hem kahkahalarla sohbet ediyoruz hem de kaynaşıyoruz.

Gittiğimiz her evde işçilere 1 Mayıs hakkında ne düşündüklerini soruyor, hem de gelmeleri için çağırıyoruz. Otobüsün hangi saatte nereden kalkacağını söylüyoruz. Bir işçinin verdiği yanıt her şeyi özetliyordu: “İşçiysek tabi ki geleceğiz”.