JİTEM insan avına çıktı

Gündem Mersin bürosu baskınının ve gazetecilerin tutuklanmasının ardında: JİTEM!

GÜNCEL
Salı, 24 Nisan 2007 (19 yıl 6 ay önce)

ozgurgundem.net - Cengiz Kapmaz

Adana'da oturan ve 4 çocuk babası olan Cevat Sinet, 25 Mart 2006'da Muş Şenyayla kırsalında düzenlenen operasyonda yaşamını yitiren kardeşinin kimyasal silahlarla öldürüldüğünü belirterek AİHM'e başvurunca JİTEM'in hedefi haline geldi.

AİHM'e yapılan müracaattan sonra, Sinet'in cep telefonuna tehdit içerikli mesajlar gelmeye başladı. Gizli numaradan gelen mesajlarda "Akıllı ol, seni öldüreceğiz" denildi.

Ancak 22 Mart 2007'de cep telefonuna 0537 793 06 29 nolu telefondan gelen tehdit içerikli mesaj bir anda yaşamını kabusa çevirdi. Mesajda, "Hrant Dink'i öldürdüğümüz gibi seni de geberteceğiz. Cevat Sinet. Bu ülkeyi terk et. JİTEM" tehditleri bulunuyordu.

DİHA muhabiri Ali Buluş'a giden Sinet, durumu anlattı. Cep telefonuna gelen numarayı arayan Buluş, "Ben Astsubay Koray" yanıtını aldı.

Sinet'in haberini yapan Buluş, 20 gün sonra gazetemiz Gündem'in Mersin bürosuna yapılan baskın sonrası tutuklanarak cezaevine konuldu.

Telefondaki ses tehditleri sürdürdü ve Sinet'ten, 64 yaşındaki Hadi Özdemir'in başına gelenlerden ders almasını istedi. JİTEM'in ibret olsun diye örnek gösterdiği Şırnaklı ve politik kimliği olan Özdemir'in cesedi, 10 Nisan'da Ceyhan Nehri'nde bulunmuştu.

Can güvenliği kalmayan Sinet, Adana'yı terk etti, İHD İstanbul Şubesi'ne müracaat etti.

JİTEM Cevat Sinet'in peşinde koşuyor!


Sinet gelişmeleri şöyle aktardı:
Sağolsun DİHA muhabiri yardımcı oldu ve bana mesaj gönderen numarayı aradı. Koray Astsubay isimli biri çıktı, bunun üzerine Ali Buluş hemen kapattı telefonu.
Ancak daha sonra meydana gelen gelişmeler, adeta bir korku filmi gibiydi. Ali Buluş'un aramasından sonra gizli numaradan aranan Sinet, "Ceyhan'daki cinayetten ders almadın" diyerek tehdit edildi.

Sinet, telefondaki kişinin kaybolduktan sonra 10 Nisan 2007'de cesedi Ceyhan Nehri'nde bulunan Hadi Özdemir'i kastettiğini belirterek şöyle konuştu:
Ceyhan'da cesedi bulunan Özdemir Şırnaklıydı ve 64 yaşındaydı. Öldürdüler. Özdemir'in oğlu dağdaydı, kendisi de cezaevinden yeni çıkmıştı. Ona da gizli numaradan bana geldiği gibi sürekli tehdit mesajları geliyormuş. Bana 'ondan da mı ibret almadın' dedi telefondaki ses.

Hayatta kalacak mıyım?


Ali Özdemir'in cesedinin bulunmasından 10 gün sonra da Cevat Sinet'in haberini yapan DİHA muhabiri Ali Buluş, 20 Nisan 2007'de tutuklanarak cezaevine konuldu.

Savcılıkta ifadesi dahi alınmayan Buluş'a atfedilen suçlama da oldukça çarpıcıydı. Buluş, TCK'nin 302. maddesini düzenleyen "Ülkenin birlik ve bütünlüğünü bozan faaliyetler içerisinde bulunmak" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine konuldu.

Buluş'un da gözaltına alınmasından sonra öldürüleceği korkusuna kapılan Sinet, Adana'yı terk ederek İstanbul İHD Şubesi'ne müracaat etti. Sinet müracaatta can güvenliği olmadığını vurguladı. Sinet, "Kaçtım, bakalım hayatta kalacak mıyız? İmkanım olursa ülkeden çıkacağım, artık Adana'ya gidemem. Çocuklarımı da köye gönderdim. Biz mimli bir aileyiz. Ablamı, yeğenimi işkenceyle öldürdüler, dağda da kardeşlerim dahil pek çok yakınlarımız öldü. 1985'ten bu yana soy ismimizi duyunca deliriyorlar" diye konuştu.