3 günde öldürdüler

Köyde zorunlu göçten fabrikada iş cinayetine; Cengiz Uğurlu'ya yaşam hakkı tanımadılar!

Salı, 24 Nisan 2007 (19 yıl 6 ay önce)

Zorunlu göçle sürüdüğü Adana'da bir fabrikada işe başlayan Kürt işçi 3 günde öldürüldü!

Cengiz Uğurlu 10 Nisan'da, Adana'nın İncirlik beldesindeki bir organik gübre fabrikasında çalışmaya başladı.

Fabrikanın yükleme bölümünde işe başlayan Uğurlu, 3'üncü gününde ustabaşının isteği üzerine, kimyasal maddelerin bulunduğu kazanları karıştırma işine gönderildi.

Hiçbir koruyucu tedbir alınmadan, kimyasalların arasına gönderilen Uğurlu, fenalaşarak hastaneye kaldırıldı.

Yüreğir Başkent Hastanesi'nde tedavi altına alınan Uğurlu yaşama 8 gün tutunabilerek hayatını kaybetti.

Doktorlar, Cengiz Uğurlu'nun hastaneye geç getirildiğini söylediler. Uğurlu, hastaneye getirildiğinde akçiğeri tamamen bitmişti ve bitkisel hayattaydı.

Cengiz Uğurlu hastanede yaşam savaşı verirken, onu bu duruma iten patronu ise sigortasız olarak çalıştırdığı işçinin sigortasını yapmak için uğraşıyordu...

ZORUNLU GÖÇTEN İŞ CİNAYETİNE


Uğurlu ailesi memleketleri olan Van'ın Çatak ilçesine bağlı Korlu köyünü koruculuk baskısı nedeniyle terk etmek zorunda kaldı!

Korucu olmaları için yapılan baskılar nedeniyle 1989'da Adana'ya göç etmek zorunda kaldılar.

Katledilen işçi, Mart ayında nişanlanmış ve evlilik hazırlıklarına başlamıştı.

Bunun için katledildiği fabrikada bulduğu işi hemen kabul etmiş ve iş başı yapmıştı...

Cengiz Uğurlu'nun ağabeyi Cemil Uğurlu, kardeşinin ardından söyledikleriyle işçilerin, ama özellikle Kürt işçilerin içine atıldığı kölece çalışma ve yaşama batağını özetliyor:
Her türlü zorlukta, insanlık dışı uygulamalar altında sadece ekmek parası kazanabiliyoruz. Yaşanan savaş sonrası bölge illerinden göç eden insanların mağduriyetinden faydalanılıyor. Nice insan, ne iş sağlığı, ne iş güvencesi olmadan, bu diyarlarda yaşamını yitiriyor.
Konuşmakta zorluk çeken ve sürekli ağıt yakan anne Hayriye Uğurlu (45) ise oğlunun gencecik bedenini toprağa yollayanlardan hesap sorulmasını istiyor. Oğlunun ölümünü, "vahşice bir cinayet" olarak niteleyen anne Uğurlu, "Önlem alınmış olsaydı, hastaneye zamanında götürülseydi belki de oğlum yaşıyor olacaktı" diyor.