Antep'te eğitimciler hastalandı

Antep'te de sevk eylemi gerçekleştirildi. Alınteri okuru emekçi memurlar bildiriyor:

Perşembe, 26 Nisan 2007 (19 yıl 6 ay önce)

Gaziantep’te eğitim emekçileri, ek ders ücreti haklarının gaspı ve ırkçı-gerici kadrolaşmaya karşı dün sevk eylemi ve kitlesel basın açıklaması yaptı.

Devletin asıl amacı, ek ders ücretlerini tamamıyla kaldırmak olmakla birlikte, bunu yasal boşluklar ve düzenlemelerle şimdiden kesinti ve nabız ölçmelerle başlatmıştır.

Buna karşı Ek Ders Hakkının 1970’lerdeki TÖS’ün sürekli iş bırakmalarıyla eğitimi kitleyerek sonuç alıcı direnişiyle kazandırdığı unutulmayarak, o günlerin direniş ruhu ve büyük karşı çıkışlarla bu hak gaspının geriletilmesi ve genelgenin iptali sağlanılmalıdır.

Devletin ve hükümetin ırkçı-gerici ve, demokratlıktan nasibini dahi almamış yönetici atama politikası zaten sürmekle birlikte AKP’nin saltanatlığında bu durum daha da gün yüzünde yapılır hale getirilerek; 13 Nisan’da yürürlüğe giren bir yönetmelikle 40 bin yöneticiyi Eğitim-Bir Sen’le birlikte listeleyip atamak istemesi eğitim emekçilerini nihayetinde harekete geçirmeyi başarabildi.

Bu nedenlerle öğle saatlerinde Kırkayak Parkı'nda davul-zurnayla halay çekerek toplanmaya başladık. Partilerin ve sivil toplum örgütlerinin de destek verdiği “Sevk Eylemi” Demokrasi Meydanı’nda basın açıklaması yapmak üzere yaklaşık 700 eylemcinin yürüyüşe geçmesiyle devam etti.

“Bunlar Engerekler Ve Çıyanlardır, Bunlar Aşımıza Ekmeğimize Göz Koyanlardır. Tanı Bunları…” pankartının açıldığı yürüşte, “Ek Ders Hakkımız Gaspedilemez!", "Irkçı-Gerici Kadrolaşmaya Hayır!", "Parasız Eğitim, Parasız Sağlık!", "Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz!", "Öğretmen Düşmanı Bakan İstifa!", "Savaşa Değil Eğitime Bütçe!” sloganları sıklıkla atıldı.

Kortej, yürüyüş boyunca çevrede toplananların yoğun ilgisi ile alkışlı, kornalı desteğini aldı.

Meydanda Şube Başkanı tarafından yapılan açıklamada: Hükümetin her aldığı kararda olduğu gibi Ek Ders Genelgesi ve Yönetici Atama Yönetmeliği’yle de eğitim emekçilerini mağdur ettiği; kazanılmış haklarımızın gasp edilmek istendiği; eğitim alanında yükseltilen ırkçı-gerici kadrolaşmanın geçmiş dönemdeki atamalarda da olduğu gibi parti-sendika ilişkisiyle, liyakate göre değil sadakate göre yapıldığı vurgulandı.

Bu mağduriyetlerin giderilmemesi halinde mücadeleye ve eylemlere devam edileceği, geleceğe sahip çıkılacağı ve "meydanı boş bulanlara" karşı Eğitim-Sen'in dolduracağı söylendi.

Başladığı gibi yine davul-zurna eşliğinde halaylar çekilerek eylem bitirildi.

YAŞASIN SINIF DAYANIŞMASI


Eğitim emekçileri yalnızca kendini ilgilendiren tepkisel eylemler değil, her türlü demokratik ve sınıf ihlallerine ve duyarlılıklarına ilgi göstermeli ve kitlesini katmalıdır.

Eğitim-Sen'in 22 Nisan’daki TÜMTİS Belediye Yürüyüşü’ne kitlesiyle değil temsilci düzeyinde katılması sınıf dayanışması adına ciddi bir eksiklikti.

Aynı zamanda sevk eylemine, yine direnişçi işçileri çağırarak seslerini duyurmalarını sağlayabilir, sınıf dayanışmasını yükseltebilirdi.

Böylesine girişimler “İŞÇİ MEMUR EL ELE GENEL GREVE” sloganını bir temenniden öteye taşır nitelikte olacaktır.

Genelde sendikalar ve KESK’in büyük bileşeni Eğitim-Sen başını ekonomizm ve bürokratik ruhtan kurtarır, yüzünü sınıfa döndüğü ölçüde saflarını daha net olarak belirleyebilecektir.

Ayrıca; Pazartesi ve Salı günü tatil olduğundan Haftalık Ek ders uygulaması gereği o haftaki alınacak Ek ders ücretinin 4\5’ini zaten kaybediyor. Bir-iki saatlik ders ücreti için de üç gün çalışmanın ne önemi olacak gibi bir uyanıklıkla sevk eylemini ‘Tatil Haftası’na denk düşürmek istemesi Katılımın da neden bu denli çok olduğu konusunda, tıpkı "cebi zarara uğrayınca" sesini çıkartmak kadar manidardır.

Antep’ten Alınteri Okuru Emekçi Memurlar