Bugün bir basın toplantısı ile 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlama kararlılığı yeniden duyuruldu!
Taksim Hill Otel'de düzenlenen basın toplantısı 2 bölümden oluşuyordu. İlk olarak DİSK, KESK, TMMOB ve TTB temsilcileri daha sonra ise aydın ve sanatçılar basına ve kamuoyuna seslendiler.
Toplantıda ilk sözü DİSK Genel Sekreteri Musa Çam alarak, Kadıköy'de gerçekleştirilen 2006 1 Mayıs mitinginde '77 1 Mayıs katliamının 30. yıldönümünde Taksim'de olacaklarını duyurduklarını, bugün de bunu bir kez daha deklare etmek için toplanıldığını söyledi. 30 yıl sonra katledilenleri, katledildikleri meydanda anmak gibi bir görevlerinin olduğunu vurgulayan Çam, "1 Mayıs 2007 Salı günü Taksim'de olacağız" dedi.
KESK Genel Sekreteri Abdurrahman Taşdemir'de, 30 yıl önceki katliamdan yola çıkarak tüm faili belli katliam ve cinayetleri gerçekleştirenlerle yüzleşmek, artan ırkçılık ve şovenizme karşı bir çıkışı gerçekleştirmek için 1 Mayıs'ta Taksim'de olunacaklarını belirterek, "1 Mayıs'ta katledilen arkadaşlarımızın şahsında bize dayatılan yaşamı reddedeceğiz" dedi.
Daha sonra TTB adına Arzu Çerkezoğlu konuştu. Çerkezoğlu, sadece '77 1 Mayıs'ını kutlarken değil, daha sonraki yıllarda 1 Mayıs'ı kutlamak isterken katledilenler için de Taksim'de olunacağını vurguladı.
Sendika ve meslek örgütleri adına son sözü TMMOB Merkez Komitesi üyesi Hüseyin Yeşil aldı. Yeşil, söylenenlere ek olarak bu 1 Mayıs'ın aynı zamanda içine sıkıştırıldığımız laik - antilaik gündemini de değiştiriceğini belirtti.
Daha sonra konuşma sırası aydın ve sanatçılardaydı.
1 Mayıs 1977 katliamıcılarını ortaya çıkarıp yargılamak için TBMM'de araştırma komisyonu kurulması ve 1 Mayıs'ın resmi tatil ilan edilmesi talepleriyle Taksim'de olacaklarını deklare eden 100'den fazla aydın ve sanatçı adına Mustafa Alabora tarafından bir konuşma yapıldı.
Alabora 1 Mayıs 1977 katliamının askeri darbenin ilk habercisi olan büyük bir provokasyon olduğunu belirterek, 1 Mayıs'ın 12 Eylül cuntası tarafından yasaklandığına dikkat çekti. Türkiye'nin 1 Mayıs'ın İşçi Bayramı olarak kutlanmadığı az sayıdaki ülkeden biri olduğunu hatırlattı. 100'den fazla aydın ve sanatçı adına "1 Mayıs 2007 Salı günü Taksim'deyiz" dedi.
Sine-Sen Genel Başkanı Yusuf Çetin'de bir konuşma yaparak sanatçıları şehitleri anmak ve emeğin bayramını kutlamak için 1 Mayıs'ta Sine-Sen pankartının altına çağırdı.
Daha sonra Bilgesu Erenus söz alarak konuştu ve birçok da öneri getirdi. Erenus, "Türkiye'de çok tuhaf şeyler oluyor. Semboller tartışılıyor: Türban, bayrak... Gerçek sorun ise unutturuluyor. Bu, emek sermaye çelişkisidir" diyerek 1 Mayıs'a işçi tulumlarıyla katılmayı önerdi. "Bayrak ve türbana karşı tek bir sembol vardır: İşçi tulumu" dedi.
Erenus ayrıca, 1 Mayıs'a çocuk işçileri kitlesel bir şekilde katmayı da önerdi. Erenus'un diğer bir önerisi ise en azından kürsünün yanında işsizlerin de 1 Mayıs'a örgütlü bir şekilde katılımını sağlamak ve onlara "Sınıf kardeşlerimin mücadele ettiği sefalet ücretini ben kabul etmeyeceğim" içeriğinde bir konuşma yaptırmak oldu. Son önerisi ise 1 Mayıs'a "tutsak işçiler" olarak nitelediği emperyalist ülkelerdeki göçmen işçilerin de katılımını sağlamaktı.
Bu bölümde Sine-Sen, PEN, Tiyatro Oyuncaları Meslek Birliği, Türkiye Yazarlar Sendikası, Oyun Yazarları ve Eliştirmenleri Birliği, Kültür Sanat-Sen, Kemal Türkler Kültür ve Eğitim Vakfı gibi sanat örgütleri, kurum ve kuruluşları, kültür merkezleri ve sendikaları adına yapılan ayrı bir konuşmada da polis bayramlarına, ırkçı ve dinci gösterilere açılan Taksim Meydanı'nın işçi ve emekçilere de açılması vurgulanarak, "Biz Taksim'de olacağız" denildi.
77 1 Mayıs'ıyla ilgili kısa bir film gösteriminin de yapıldığı basın toplantısı konuşmaların ardından sona erdi.